• 30-06-2025, 23:10:15
    #10
    trk2019 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    insan doğasıyla ve toplum yapısıyla açıklayıp asıl sorunu yine yeniden normalleştirmişsiniz 👍 suçu topluma atarak sistematik çürümeyi sorgulamak yerine alışmayı savunuyorsunuz, ben zaten konuyu bu yüzden açmıştım.
    Buradan nasıl bir çürüme çıkardığınızı ben anlamadım. Belki daha uzun yazıp örneklerle açıklamanız gerekirdi.
    Bir insanın elde ettiği bir başarı hakkında onay araması, takdir araması, aferin istemesi bir çürümüşlük müdür?
    İnsanların kapasitesi, gelir seviyesi ve hayalleri farklı seviyelerde olduğu için takdir bekledikleri gıpta bekledikleri konular da farklı seviyelerde.
    Evet bir insan hayal ettiği alması zor bir telefonu alıp sonra bunu diğer insanlara gösterip hayırlı olsun denmesini bekleyebilir.
    Herkesin kapasitesi farklı biri Nobel ödülü alır panellerden konferanslarda Nobelin hikayesini anlatarak takdir toplar.
    Başka birinin kapasitesi de bir sınavı kazanıp hayal ettiği işe girmeye yetiyordur o da bu işi ve sınav sürecini anlatarak takdir toplamak ister.
    Bir insan düşük kapasiteli, fakir, düşük eğitimli, düşük zekalı ise kendine göre büyük sayılabilecek başarıları ile övünmesin mi?
    Buna neye dayanarak çürümüşlük diyeceğiz?
    En fazla ortaya konulan başarının seviyesine göre görmemişlik, sonradan görmelik ya da en kaba tabiri ile görgüsüzlük diyebiliriz.
    Sosyolojik kavramları anlamak yerine yargılamayı tercih ediyorsunuz.
    Ben anlaşılmasına yardımcı olacak sosyolojik temeli tartışmak istedim ama siz anlamak değil linçlemek istiyorsunuz gibi geldi.
    Bu konuyu da tartışmak için değil kafanızda kesin karara bağladığınız çürümüşlük üzerine kendiniz gibi düşünen insanlarla çürümüşlüğü eleştirmek için açmışsınız.
    Ülkenin gelir seviyesi düştükçe ve gelir adaletsizliği arttıkça küçük insanların küçük başarıları ve küçük hayalleri daha çok öne çıkacak.
    Çünkü sosyal medya artık küçük insanların kendi aralarında organize olup hayatlarını hayallerini başarılarını yaymalarına olanak veriyor.
    Burada küçük insan derken insanları küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın, toplumun gelirinden, eğitiminden, kültüründen daha az payına düşen insanlar hakkında konuşuyorum.
    Benim de bir dünya şampiyonluğum, nobel ödülüm, best seller kitabım, milyon dolar değerinde patentim yok, ben de küçük insanlar arasındayım.
  • 30-06-2025, 23:14:43
    #11
    iddaa oynamak gibi hergün kaybedersin birgün kazanırsın kayıpların fazladır ama kazandıgın paraya alemler yaparsın böyle bi arkadaşım vardı o aklıma geldi
  • 30-06-2025, 23:39:24
    #12
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Buradan nasıl bir çürüme çıkardığınızı ben anlamadım. Belki daha uzun yazıp örneklerle açıklamanız gerekirdi.
    Bir insanın elde ettiği bir başarı hakkında onay araması, takdir araması, aferin istemesi bir çürümüşlük müdür?
    İnsanların kapasitesi, gelir seviyesi ve hayalleri farklı seviyelerde olduğu için takdir bekledikleri gıpta bekledikleri konular da farklı seviyelerde.
    Evet bir insan hayal ettiği alması zor bir telefonu alıp sonra bunu diğer insanlara gösterip hayırlı olsun denmesini bekleyebilir.
    Herkesin kapasitesi farklı biri Nobel ödülü alır panellerden konferanslarda Nobelin hikayesini anlatarak takdir toplar.
    Başka birinin kapasitesi de bir sınavı kazanıp hayal ettiği işe girmeye yetiyordur o da bu işi ve sınav sürecini anlatarak takdir toplamak ister.
    Bir insan düşük kapasiteli, fakir, düşük eğitimli, düşük zekalı ise kendine göre büyük sayılabilecek başarıları ile övünmesin mi?
    Buna neye dayanarak çürümüşlük diyeceğiz?
    En fazla ortaya konulan başarının seviyesine göre görmemişlik, sonradan görmelik ya da en kaba tabiri ile görgüsüzlük diyebiliriz.
    Sosyolojik kavramları anlamak yerine yargılamayı tercih ediyorsunuz.
    Ben anlaşılmasına yardımcı olacak sosyolojik temeli tartışmak istedim ama siz anlamak değil linçlemek istiyorsunuz gibi geldi.
    Bu konuyu da tartışmak için değil kafanızda kesin karara bağladığınız çürümüşlük üzerine kendiniz gibi düşünen insanlarla çürümüşlüğü eleştirmek için açmışsınız.
    Ülkenin gelir seviyesi düştükçe ve gelir adaletsizliği arttıkça küçük insanların küçük başarıları ve küçük hayalleri daha çok öne çıkacak.
    Çünkü sosyal medya artık küçük insanların kendi aralarında organize olup hayatlarını hayallerini başarılarını yaymalarına olanak veriyor.
    Burada küçük insan derken insanları küçümsemiyorum yanlış anlaşılmasın, toplumun gelirinden, eğitiminden, kültüründen daha az payına düşen insanlar hakkında konuşuyorum.
    Benim de bir dünya şampiyonluğum, nobel ödülüm, best seller kitabım, milyon dolar değerinde patentim yok, ben de küçük insanlar arasındayım.
    Yoksullaşmaya mecbur bırakılmış insanları “takdir arayışları” diyerek romantize edip yoksulluklarını örtmeye çalışıyorsunuz. Bu, çürümüşlüğü anlamak değil, kılıf uydurmaktır. Sorunun sistemde değil, bireyde arandığı yerde, çürüme başlar ne yazık ki!
  • 01-07-2025, 00:03:12
    #13
    ismini yanlış hatırlamıyorsam bir ara sürekli yapay zekayı kötüleyen konular açardın, gelişme gösterip bugün AI ye özet çıkartmışsın, buna göre bakarsak gelecek yıllarda sistemi bireylerin oluşturduğunu öğreneceksin
    trk2019 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yoksullaşmaya mecbur bırakılmış insanları “takdir arayışları” diyerek romantize edip yoksulluklarını örtmeye çalışıyorsunuz. Bu, çürümüşlüğü anlamak değil, kılıf uydurmaktır. Sorunun sistemde değil, bireyde arandığı yerde, çürüme başlar ne yazık ki!
  • 01-07-2025, 00:19:31
    #14
    trk2019 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yoksullaşmaya mecbur bırakılmış insanları “takdir arayışları” diyerek romantize edip yoksulluklarını örtmeye çalışıyorsunuz. Bu, çürümüşlüğü anlamak değil, kılıf uydurmaktır. Sorunun sistemde değil, bireyde arandığı yerde, çürüme başlar ne yazık ki!
    Kafandan yanlış korelasyonlar kuruyorsun kardeşim. Sonra da bana gelip yoksullaşmanın üzerini örttüğümü söylüyorsun.
    Hiç bir şeyin üzerini örtmüyorum. Senin kafandan kendini ikna ettiğin ama başkalarını ikna edemeyeceğin yanlış bağlantılarını ifade ediyorum.
    Dünyanın her yerinde, her ülkede, her çağda düşük zekalıların sayısı üstün zekalılardan kat kat fazladır.
    Dünyanın her yerinde, her ülkede, her çağda yoksul ve orta gelirlilerin sayısı zenginlerin servet sahiplerinin sayısından kat kat fazladır.
    Dünyanın her yerinde, her ülkede ve her çağda düşük eğitimlilerin cahillerin sayısı, iyi eğitimli aydınların sayısından kat kat fazladır.
    O yüzden geçmişte, bugün ve gelecekte her daim küçük hayallerin, küçük başarıların, küçük hedeflerin ve bu küçük başarılara ulaşıp büyük mutluluk yaşayan insanların sayısı daha fazla olacaktır.
    Yani sen alakasız bağlantılar kurarak çürümüşlüğe ulaşmaya çalışıyorsun.

    Ülkedeki yoksullaşma ile bağlantılı bir şey anlatırsan elbette bunun üzerine biz de sana destek oluruz.
    Ama bu ülkede kişi başı milli gelir 30 bin dolar da olsa küçük hayalleri küçük hedefleri ve küçük başarılarını göstererek takdir arayacak insanlar olacak.
    Bahsettiğin şey çürümüşlük değil insanın doğası.

    Sana çürümüşlüğü ne olduğunu söyleyeyim mi?
    Yoksullaşmaya mecbur bırakılan bir halk yok.
    Bu ülkenin halkı yoksullaşmayı kendi tercih etti.
    Ve seçimde gidip beni iyi yoksullaştırdın, enflasyonu azdırdın bunu takdir etmek için yine sana oy veriyorum diye tercihini yaptı.

    Gazetecilik okudum ve yaptım.
    Ve bu ülkede hiç yoksulların kılını kıpırdatıp eylem yaptıklarını görmedim.
    Ne 90'larda, ne 2000'lerde ne gezide, ne saraçhane protestolarında asgari ücretle çalışan işçileri, ezilenleri, emekçileri, emekli maaşı ile kirasını ödeyemeyen emeklileri görmedim.
    Bu ülkede yoksullaşmaya mecbur bırakılmış kimse yok.
    O senin kendi yorumun.
    Yoksul itiraz etmiyorsa, ses çıkarmıyorsa üzerine seçimde oy veriyorsa ortada bir mecburiyet yoktur bir tercih vardır.