Yoksullaşmaya mecbur bırakılmış insanları takdir arayışları diyerek romantize edip yoksulluklarını örtmeye çalışıyorsunuz. Bu, çürümüşlüğü anlamak değil, kılıf uydurmaktır. Sorunun sistemde değil, bireyde arandığı yerde, çürüme başlar ne yazık ki!
Kafandan yanlış korelasyonlar kuruyorsun kardeşim. Sonra da bana gelip yoksullaşmanın üzerini örttüğümü söylüyorsun.
Hiç bir şeyin üzerini örtmüyorum. Senin kafandan kendini ikna ettiğin ama başkalarını ikna edemeyeceğin yanlış bağlantılarını ifade ediyorum.
Dünyanın her yerinde, her ülkede, her çağda düşük zekalıların sayısı üstün zekalılardan kat kat fazladır.
Dünyanın her yerinde, her ülkede, her çağda yoksul ve orta gelirlilerin sayısı zenginlerin servet sahiplerinin sayısından kat kat fazladır.
Dünyanın her yerinde, her ülkede ve her çağda düşük eğitimlilerin cahillerin sayısı, iyi eğitimli aydınların sayısından kat kat fazladır.
O yüzden geçmişte, bugün ve gelecekte her daim küçük hayallerin, küçük başarıların, küçük hedeflerin ve bu küçük başarılara ulaşıp büyük mutluluk yaşayan insanların sayısı daha fazla olacaktır.
Yani sen alakasız bağlantılar kurarak çürümüşlüğe ulaşmaya çalışıyorsun.
Ülkedeki yoksullaşma ile bağlantılı bir şey anlatırsan elbette bunun üzerine biz de sana destek oluruz.
Ama bu ülkede kişi başı milli gelir 30 bin dolar da olsa küçük hayalleri küçük hedefleri ve küçük başarılarını göstererek takdir arayacak insanlar olacak.
Bahsettiğin şey çürümüşlük değil insanın doğası.
Sana çürümüşlüğü ne olduğunu söyleyeyim mi?
Yoksullaşmaya mecbur bırakılan bir halk yok.
Bu ülkenin halkı yoksullaşmayı kendi tercih etti.
Ve seçimde gidip beni iyi yoksullaştırdın, enflasyonu azdırdın bunu takdir etmek için yine sana oy veriyorum diye tercihini yaptı.
Gazetecilik okudum ve yaptım.
Ve bu ülkede hiç yoksulların kılını kıpırdatıp eylem yaptıklarını görmedim.
Ne 90'larda, ne 2000'lerde ne gezide, ne saraçhane protestolarında asgari ücretle çalışan işçileri, ezilenleri, emekçileri, emekli maaşı ile kirasını ödeyemeyen emeklileri görmedim.
Bu ülkede yoksullaşmaya mecbur bırakılmış kimse yok.
O senin kendi yorumun.
Yoksul itiraz etmiyorsa, ses çıkarmıyorsa üzerine seçimde oy veriyorsa ortada bir mecburiyet yoktur bir tercih vardır.