Muhasebeci mustafa gençliğinde büyük umutlarla başladığı iş hayatında yıllarını bir şirkete adamış ve muasebe müdürlüğüne kadar yükselmiş işini her zaman hakkıyla yapar kimsenin bir kuruşuna dahi tenezzül etmezmiş duası helalinden kazanıp yiyip yedirmek çocuklarnıda bu disturla büyütmekmiş ama dünyada her şey biz insanlar için bir gün şirketin patronu iflas eşiğine geldiğinde suçu muhasebeci Mustafanın üzerine yıkmış belgelerle oynamış sanki o zimmete para geçirmişte onun yüzünden iflas etmiş gibi itibarını işini ve en önemlisi onurunu bir anda kaybetmiş mahkemeye sunulan kanıtlar ustalıkla hazırlanmış herkes sırtını dönmüş ona yılların emeği üç kağıt parçasıyla bir anda silinmiş aylar geçmiş bir gün cuma namazında başını öne eğmiş hutbeyi dinlerken imam öyle bir cümle kurmuşki o ana kadar kafasındaki kurduğu soruların cevabını almış sanki "Kardeşlerim eğer size zulm edilmişse unutmayın şahidi Allah olanın hakkı kimsede kalmaz" biraz da olsa gönlü ferahlamış cumada haftalar sonra şirketin eski bir çalışanı vicdan azabına dayanamayarak her şeyi itiraf etmiş sakladığı gerçek belgeleri mahkemeye sunmuş muhasebeci Mustafa beraat etmiş adı temize çıkmış yani sözün özü
Üzülmeyin
hakkınızı yiyen
gönlünüzü kıran
vebalinize giren
yıllarınızı çalan insanlar illaki olacaktır şu hayatta şu sözü getirin aklınıza
Güzel bir hikaye fakat maalesef bazıları için kırıcı olabilir. Hakkını alamadan göçen, madende kaçak çalışırken hastalanıp kaçak olduğu ortaya çıkmasın diye yakılarak öldürülen insan var çok uzakta da değil kendi ülkemizde. Bu adamın şimdi hakkı kalmadı mı şimdi bazılarında?
Allah öbür dünyaya bırakmasın diyelim daha doğru olur.