• 26-06-2024, 21:01:35
    #1
    Türkiye 2015 yılında büyük bir kolaylıkla tanıştı; Getir
    Evde, ofiste, oturduğunuz yerden, sadece telefonunuzdan bir uygulama açarak o an ihtiyacınız olan her ne ise en kısa sürede kapınıza getiren bir sistem vardı artık. Çılgına döndük, zaman zaman geciktiği için kızdık, yağmurlu fırtınalı havada siparişler verip hemen gelsin istedik, sistemdeki eksikliklerin neden olduğu sorunların öfkesini kuryelere yönelttik… Bu noktalarda haksızdık kabul edelim…
    Ve derken 2020’de pandemi ilan edildi, gözle görülemeyen bir ‘bölüm sonu canavarı’ ile karşı karşıya hissettik, herkes eve kapandı. ‘Kendi alışverişimi kendim yaparım arkadaş’ diyenler bile, tek sefer de olsa denedi Getir sistemini.
    PANDEMİ İLE DEVLEŞEN SEKTÖR
    Pandemi koşullarının tohumlanarak büyümesine olanak tanıdığı sistem tüm dünyada benzer şekilde yükselişe geçti. ABD, İngiltere ve Avrupa’da şirket sayıları arttı, istihdama ciddi katkıları oldu.

    Bu elverişli ortamda biraz daha büyümek isteyen Getir, ülke sınırları dışına çıkma kararı aldı. 2021’in Ocak ayında İngiltere ile başladığı yurt dışı faaliyetlerine kısa sürede Almanya, Fransa, İtalya, İspanya, Hollanda ve Portekiz’i ekledi. Aynı yılın Kasım ayında ABD pazarına giriş yaptı. 2022’nin Mart ayındaki finansman turunu ise 768 milyon dolar yatırımla tamamladı. Değeri 11.8 milyar dolara yükselen Getir, 10 milyar dolar barajını aşarak decacorn* oldu.
    Bu yükseliş ivmesini, rakip şirketleri bünyesine katarak devam ettiren Getir, 2023 sonlarına doğru bu yurt dışı serüveninde tökezlemeye başladı.
    MASAL SONA ERİYOR
    Ağustos ayında faaliyet gösterdiği beş ülkede ciddi bir tenkisata gitti ve yaklaşık 2 bin 500 kişiyi işten çıkardığını açıkladı. Bu haberi İtalya ve İspanya'nın da aralarında bulunduğu bir dizi ülkeden çekilme başta olacak şekilde bu yıl Avrupa ve ABD defterlerini tamamen kapatma kararları izledi.
    EKONOMİK SEBEPLER TAMAM AMA İŞİN BİR DE DİĞER YANI VAR...
    Çekilme kararlarının altında insanların satın alma gücünün düşmesi, tüm dünyada kontrolden çıkan enflasyon, şirket cephesine bakıldığında artan çalışan maliyetleri, depo ve stok giderleri gibi ekonomik sorunlar hiç şüphesiz önemli bir yere sahip.
    Insanlar çarşı-pazar gezip, en iyi ürünleri en uygun fiyattan bizzat almayı tercih ediyor artık. Pandeminin verdiği ‘eve tıkılı kalma’ prangasından kurtulmanın yankılarından biri olarak bunu bir hobiye dönüştürenlerin sayısı da yadsınamaz elbette.
    Ancak, işin bir de pek bilinmeyen tarafı var:
    Getir gibi paket servis veren hizmetlerin ABD ve Avrupa’daki depolarının, şehir merkezinin dışında olması gerekiyor. Bu da artan yakıt masrafı anlamına geliyor.
    Öte yandan şirketin bel kemiği diyebileceğimiz motosikletli kuryeler, trafikte araçlarla aynı şekilde hareket etmek zorunda; aksi takdirde en ufak bir hata bile affedilmiyor ve araçlar bağlanıyor. Bisikletli kuryeler ise belirli ağırlıktaki siparişleri belirli mesafedeki noktalara teslime debiliyor, yani hareket alanları kısıtlı…

    Trafiğin yoğun olduğu şehir merkezlerinde motorlu kuryeler deyim yerindeyse acı çekiyor; zira mottosu ‘anında kapında’ olan bir şirketin bu vaadi mümkün olan en iyi şekliye yerine getirmesi bekleniyor.
    Ancak Getir kuryelerinin yurt dışında yaşadığı trafik sorunu, şirketin bu serüvene nokta koymasında etkili olan ve pek bilinmeyen bir husus.
    TÜRKİYE'NİN BÜYÜK ÇIKMAZI
    Gelelim Türkiye’ye…
    Türkiye’de araç kullanan biri olarak bilhassa motokuryelerin yaşattığı tehlikeleri yazsam sanırım ortaya şahane bir gerilim romanı çıkar… İstisnaları ve kurallara uyanları elbette konu dışında tutuyorum, ancak kaldırımda sürenler, ters yönde son hız gidenler, kırmızıdan yeşile dönen ışıkta bir anda nereden çıktıkları belli olmayan bir koloni halinde şeride dalanlar, sıkışık trafikte aynalara çarpa çarpa ilerleyenler…

    Bu örnekleri çoğaltmak maalesef çok mümkün. Bu noktada ‘şirketin dayatması, kuryelere baskı yapılıyor’ diyenler olacaktır, zaten bu yazıyı okuyup ders çıkarması gereken de bizzat ‘şirket’ olarak anılanlar, onu belirtmek isterim…
    Öte yandan sinyal vermeyen ya da diğer trafik kurallarını ihlal edenleri saymıyorum bile…
    Bir de depo sorunu var elbette: sokak aralarında, işlek caddelerde açılan depolar, adeta çölde su bulmaya dönmüş olan park yeri sorununu daha da büyütüyor. Depoların önüne sıra sıra çekilen, hatta zaman zaman bir bölgeyi muntazam biçimde kapatarak dizilen motorlar ciddi bir sorun oluşturuyor.
    Konuyu özetlemek gerekirse, Getir örneğinden yola çıkarak motokuryelerin yaşadığı ve tüketiciye sirayet edecek şekilde trafikte yaşattığı sıkıntılara dem vurmak istedim.
    Dün, akşam trafiğinde başıma gelen 3 olası kaza ve geçen hafta paralel park yaparken önüme kırıp alanı kapatan kuryenin bu yazıda katkısı yok dersem, yalan söylemiş olurum…
    *Unicorn ve decacorn şirket ne demek: Bir girişimin öncelikle unicorn olabilmesi için ise 1 milyar dolar veya daha fazla yatırımcı değerine ulaşması gerekiyor.
    Decacorn ise girişim olarak 10 milyar doları aşkın bir değere sahip olarak unicorn şirketlerden bile daha nadir ve güçlü olan şirketlere denir.

    kaynakdatv.com
  • 26-06-2024, 21:02:53
    #2
    getir başlarda iyiydi sonra fiyatları uçtu batması isabet oldu yemeksepeti varken rakip bile olamaz
  • 26-06-2024, 21:05:45
    #3
    Eskiden ne güzeldi 30/15 verirdi 40/20 verirdi dolu şey ederdi. Şimdi 1500/300 gibi saçma kuponlar veriyor. İnsanların işine yaramazsa niye alışveriş yapsın. Çark dönmezse batar tabi.
  • 26-06-2024, 21:07:01
    #4
    Kurumsal PLUS
    batmış olabilir mi gerçekten ben uzak görüyorum
  • 26-06-2024, 21:08:52
    #5
    Biz insanlara zaman satıyoruz mottosuyla böbüllenmekle olmuyormuş bu işler, son zamanlarda abartı bir şekilde fiyatları artmıştı bir diğer konu pandemi yasakları ortadan kalkınca klasik alış veriş düzenine geri döndük zaten. Bir diğer garip konu yurt dışında açtığı şubeleri Türkiye de tv reklamlarında afişe etti, bugün yurt dışında yüzlerce şubesi olan kalbur üstü oturaklı firmalar var ve hiç biri bu şekilde tuhaf tuhaf hareketler sergilemedi. Pazarlama tarafinda kurdukları mimari gerçekten garip.
  • 26-06-2024, 21:09:41
    #6
    Moovu satın aldı ve içine etti ...
  • 26-06-2024, 21:12:03
    #7
    neto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Eskiden ne güzeldi 30/15 verirdi 40/20 verirdi dolu şey ederdi. Şimdi 1500/300 gibi saçma kuponlar veriyor. İnsanların işine yaramazsa niye alışveriş yapsın. Çark dönmezse batar tabi.
    Migros varken ben gidip de getir den almam. Market fiyatıyla aynı hatta devamlı kampanyaları oluyor. Şok da da güzel kampanyalar var.

    Ghostcastle adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    batmış olabilir mi gerçekten ben uzak görüyorum
    Türkiye operasyonu da yakında batar hocam. Kimse şu pahalılıkta gidip de bunlardan ürün almaz.

    CodeDev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Biz insanlara zaman satıyoruz mottosuyla böbüllenmekle olmuyormuş bu işler, son zamanlarda abartı bir şekilde fiyatları artmıştı bir diğer konu pandemi yasakları ortadan kalkınca klasik alış veriş düzenine geri döndük zaten.
    Çoğu yerde de zaten hizmet vermiyorlar yada verdikleri yere de çoğu zaman iptal ediyorlar getirmiyorlar.

    bekirctn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Moovu satın aldı ve içine etti ...
    O da iyiydi cidden.
  • 26-06-2024, 21:13:33
    #8
    250 milyon dolarlık yatırım aldı! Getir'den yeni yapılanma

    https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonom...ilanma-2220190
  • 26-06-2024, 21:17:47
    #9
    Dixon adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    250 milyon dolarlık yatırım aldı! Getir'den yeni yapılanma

    https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonom...ilanma-2220190
    Batmasın diye çabalıyorlar hocam.
    Yemek işi belki iyi kötü gider de market tarafı fazla dayanmaz.
    Zaten Nazım Salur'un Getir'in market ve yemek teslimatını yönetmesini istemiyorlar.
    Birde gidip n11 i aldılar.