• 27-03-2024, 00:20:01
    #1
    softogi.com
    Babam evde yoksa, okula giderken mahallemizdeki bakkalımızdan harçlık alabileceğimizi biliyorduk. Şimdi "bir çocuğun marketten harçlık isteyebilmesi" fikrine ne kadar uzak duruyorsak, hayat o kadar acımasız ve mekanik bir hale dönmüş demektir.
    Bakkal, komşu, mahallenin delikanlısı, pencere önü teyzeleri...
    Bütün bunlar katı kuşatmanın içinde açılan gedikler olarak hayatımızı kolaylaştırıyordu. Şimdi nefes alacak küçücük bir aralık bile kalmadı.
    Bu kuşatmanın sonunda, ruhlarımızı işgalden korumanın bir yolu yok gibi.
    Kapitalizm, insanların birbirlerine merhamet duymasını engelleyebilmek için yüz yüze iletişim yerine kurumsal kimliklerin iletişimini önceliyor.
    Merhamet, modern ekonomik ilişkilerde en büyük günahlardan biri. Bir hesap hatasından veya stratejik yanlışlardan geri dönmek mümkün. Oysa merhamet geri dönülemez bir zaaftır artık.
    Bir yoksulun yüzüne bakan insanda, küçücük bir vicdan kırıntısı bile varsa, o yoksula yardım etmek ihtiyacı doğar. Oysa bir markete herhangi bir şirkete girdiğinizde insanlarla değil, soyut bir kurum kimliğiyle muhatap olursunuz.
    "Sonra öderim" sözünü duymayalı ne kadar uzun zaman oldu...

    Kapitalizm yüz yüze bakmamaktır çünkü.
    Çünkü kapitalizm insansızlıktır.
  • 27-03-2024, 00:21:54
    #2
    Eline sağlık 👏👏
  • 27-03-2024, 00:23:25
    #3
    Çok net hatırlıyorum 4-5. sınıftaydım henüz. Okul çıkışı çantaları okulun bahçesinde bırakıp evlerimize yemek yemeye gider, tekrar bahçede toplanırdık.
    Kimse çantalarımıza bir şey yapmazdı. Oynayıp iyice yorulunca da mahalledeki herhangi bir kapıyı çalıp su isterdik. O kadar iyi hatırlıyorum ki bunu.
    Birisi bir bahaneyle eve giderse, yanında mutlaka bir şey getirirdi. Su, kek, ne varsa.
    O kadar özlüyorum ki o günleri.
  • 27-03-2024, 00:26:39
    #4
    Güzel yazı. Ben bu çağın son dönemlerini yaşadığımızı düşünüyorum. Böyle dönemlerde ahlaki değerlerini koruyabilen veya hasbel kader ahlaksız bir ortama doğan kişinin benliğine işlemiş kötülükleri sıyırabilmesi için yüksek ahlaki değerleri olan insanların hayatını okuması gerektiğini düşünüyorum.

    Benim penceremde en yüksek ahlaki değer, Hz. Muhammed (asm) (bulunduğu çağ içerisinde). Yakın zamanlarda ise Tolstoy diyebilirim. Tüketim çağı tükeniyor mu dersiniz..
  • 27-03-2024, 00:51:05
    #5
    Hız, Güven, Memnuniyet!
    Herşey gün geçtikçe bitiyor azalıyor. , Saygı Sevgi DegerBilme Hatır Bilme Tükeniyor Resmen .

    Ustalarımdan birşeyler ögrendigim için çok şanslıyım çünkü artık ne eski insanlar var ne eski ustalar..