• 23-12-2023, 23:46:16
    #28
    Bedelli askerlik yaptığım için en son benim konuşmaya hakkım var biliyorum. Ancak TBMM'de x partisi mensupları terörist köpeği salın diye tehdit edebliyor. Bunun sonucunda o parti halen insanların vergileriyle kazanıp teröre finansal destek sağlıyor. Milli yas ilan edilmeyip başka ülkeler için yürüyüşler düzenleniyor. Hatırlıyorum çocukken şehit haberi geldiğinde 1 hafta her şehirde yürüyüşler düzenlenirdi. Her anlamda ayrıştırıldık. Umarım Allah Türklerin ve kendini Türk hisseden her etnik kökendeki herkesin yardımcısı olur. Ne mutlu Türk'üm diyene sözünü daha iyi anlayabileceğimiz günlere diyelim. Siyasete girmeden nasıl anlatabilirim derdimi bilmiyorum ancak teröre kucak açan ve oy uğruna peşinde koşan tüm partilerin allah belasını versin. Olan kahraman şehitlere ve ailelerine olacak. Ruhları şad mekanları cennet olsun inşallah
  • 23-12-2023, 23:53:14
    #29
    Vatan sağolsun. Acımız büyük..
  • 24-12-2023, 00:48:17
    #30
    Rabbim Şehitlerimize Rahmet Eyler İnşallah
  • 24-12-2023, 01:58:51
    #31
    Maalesef dediğiniz gibi hocam. Başımız sağolsun.
  • 24-12-2023, 14:47:28
    #32
    Hdp denen oevlatlarına 600 milyon hazine yardımı yapıldı.

    Baska bir ülkede teröristlere devlet eliyle yardım yapıldı mı?
  • 24-12-2023, 16:07:54
    #33
    Elinden gelen herkesi de araçlarına, evlerine şanlı bayrağımızı asmaya davet ediyorum 🙏🇹🇷
  • 24-12-2023, 16:39:29
    #34
    Profesyonel Tasarım Hiz.
    Hayatı futboldan ibaret insanların yaşadığı bir ülkeden ne bekliyordunuz.
  • 24-12-2023, 17:44:46
    #35
    https://www.youtube.com/watch?v=9mulC_9ifuM





    Gezdim cephe cephe bütün çölleri,
    Türke Türkten başka dost bulamadım.
  • 24-12-2023, 20:42:31
    #36
    Bir komutan yazmış. Siz oğlu şehit olan aileye acı haberi vermeye gittiniz mi hiç? Hayır mı? Dinleyin o halde; Sabah daha mesaiye başlamadan yazılı bi emir düşer önünüze Yukarı köyden Ahmet oğlu Mehmet şehit düşmüştür Yarabbim dersin, dağa çıksam üç gün aç susuz kalsam da şu haberi vermesem.. Ama giyersin tören üniformanı, birkaç Mehmetçikle birlikte, hastaneden gelen ambulansı alırsın arkaya, düşersin yola. Vatandaş da öğrenmiştir artık, önde bir askeri araç, arkada bir ambulans ile geliyorsa bir eve ateşin düştüğünü.. Yaklaştığın her kasaba veya köyün buz kesildiğini hissedersin İçinden geçip gittiğin her yer rahatlar.. Neyse varırsın köye. Askerde evladı olan her haneden inceden bir sızının yükseldiğini, “aman bizim eve doğru gelmesin” diye dua edildiğini duyar gibi olursun.. Bütün köy donmuştur adeta.. Herkes büyülenmiş gibi izler seni Hangi eve gidilecek diye ıstıraplı bir merak sarar ortalığı.. Şehidin evine doğru yaklaşmaya başladığında, bahçedeki ihtiyarın büyülenmiş gibi sana baktığını, bacaklarının titrediğini, Elindeki bastondan güç alarak zar zor ayakta durmaya çalıştığını görürsün. Ayakların geri geri gider. Pencerelerde bir hareket başlar ve kapının önüne telaşla bir anne çıkar, bir sana, bir arkanda yere bakan Mehmetçiklere, bir de ambulansa bakar. Sonra atar kendini yere.Oğlu daha toprak altına girmeden o ana düşer toprağa.. Öyle bir vurur ki yere, Zelzele oluyor sanırsın.. Konu komşu yığılır, Bin feryat bin figana karışır, Dersin ki kıyamet budur… Kimi ana önce sana doğru koşar, ellerine sarılır, son bir umutla yüzüne bakar, “Yaralı değil mi komutan?” der; Başını öne eğer, hiçbir şey diyemezsin. Dizlerinin bağı çözülür, çökersin anayla birlikte yere, o ağlar sen ağlarsın.. Hemşire elinin titremesinden, gözünün yaşını silmekten sakinleştirici iğneyi yapamaz bile..Baba.. Fidan gibi evlatlarını vatana feda eden o babalar.. Sicim gibi gözyaşları dökülürken gözünden, acıya garkolmuş bir gururla, “Vatan sağ olsun, vatan sağ olsun şehit babasıyım ben” dediğini duyarsın Kimi içine akıtır gözyaşlarını, kimi de donar kalır.. Kimi günlerce konuşamaz, Kimi dua eder, kimi beddua.. Kimi kendi saçlarını, kimi saçlarımızı yolar, ne şapka kalır başınızda ne rütbe omuzlarınızda, söker atar.. Asıl büyük kıyamet bir iki gün sonra kopar. Gerçekle yüzleşme günüdür.. Bu sefer cenazeyle birlikte varırsın köye Tören mören hak getire.. Köylü alır şehidini omuzlarına, yer yerinden oynar, ne protokol kalır ne düzen.. Kimi “Evladımı en son haliyle hatırlamak istiyorum” der, görmek istemez naaşını… Kimi de illede “Göreceğim” der, Gösteremezsin ki; Ya yüzü yoktur ya bacağı.. Yanımızdaki bi üsteğmen yada yüzbaşı elinde daha önce de okuduğu, sadece isim hanesi değiştirilmiş standart metni okur, “Kanı yerde kalmayacak” diyerek, bitirir konuşmayı.. Tabuta sarılı analar, babalar, bacılar, gardaşlar duymaz bile bunu, duysa da inanmaz. Sonuç olarak; Orada bir mezar, bir bayrak, bir ana, bir de baba kalır..