
Rakı İçmek Bir Sanattır Arkadaşlar.Bu Sanatı Bilmiyorsan İçmiceksin.İçiyorsan da Ben Rakı İçiyorum Demiceksin.
Tekirdağ'ıma gittiğimde ilk işim Rakı-Balık Yapmak olucak.Pc'de daha önceden hazırlamıs oldugum bir araya toplayarak araya getirdiğim bu bilgileri bu topic sayesinde sızlerle paylaşayım dedim.Bilenler olabilir ama bilenler ne kadar biliyor ve bilmiyenlerinde ögrenmesi adına güzel bir yazı olucak.
Yerine Getirilmesi Gereken Ferman...
- Rakı masasında bira, şarap gibi başka alkollü içecekler (masada sosyetik hanımefendiler olsa dahi) olmaz...
- Rakı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmelidir.
- Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır...
- İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin birnefes alınırki akciğerler de nasibini alsın...
- Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri sofradan kalkmaz...
- Rakı sofrasına boş mide ile oturulmaz, meze ile karın doyurmaya çalışılmaz.
- Rakı sadece İçmesini bilenle İçilmelidir.Aksi halde keyif eziyete,sefa cefaya dönüşür.
- Sofranın En genci Sakilik Yapar,Adettendir, büyüklere (ki büyüklük kavramı orada anlam bulur) sakilik yaptırılmaz... ev sahibi olsa bile.
- Rakı insan seçer,kadeh seçer ve içeninden adap ister.
- Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama koyuyorlar işte) buz konur... Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hemkeyfi kaçar...
- Rakıdan anlayanların,Antalya meyhanelerinde garsonluğa soyunanlara bunu anlatması gerekir...
- İcmeye başlamadan önce aperatif birşeyler yenmelidir.
- Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur. Hadi bakalım hoşgeldiniz vs. falan diye... Bundan sonra kadeh tokuşturulmaz sadece kaldırılır... Masaya yeni birisi eklendiğinde ise tekrar kadeh tokuşturulabilir...
- Mezesiz rakı içilmez. Ben akşamcıyım, öyle bir kadehlik keyfim var diyorsanız gidin bira filan için...
- Bağıra çağıra, Böğüre öğüre konuşulmaz... Sakin olmak, efendi olmak gerekir...
- Rakı klasik ince yuvarlak uzun düz rakı bardağında içilmelidir.
- Yudum araları uzun tutulur.Rakı fondip yapılmaz
- Rakı sofrasında arabesk,pop vb. dinlenmez.Musiki eserleri sofraya tat kadar.
- Şişede kalan son rakı damlasına kadar eşit paylaştırılır, daha da içmek isteniyorsa bu paylaştırma ritüeline girilmeden yenisi sipariş edilir...
- Her nevi ızgara balık (çupra, levrek, istrongilos) uğurlu yemeği,hususinihavend ve rast makamından sanat musikisi eserleri uğurlu nağmesi,akordeon, keman ve ud da uğurlu çalgısı olan rakının, uğurlu cl'si 70'dir...
- Her rakı içilmez,Her muhabbet Çekilmez,Her sofrada Demlenilmez
- Rakı sofrasında senden yaşça büyük ehlikeyfe saygıda kusur etmemek için kadehini onun kadehinin altına tokuşturacaksın
- Rakı sofrasından Yalpalayarak Kalkılmaz,çıkılmaz
- Anekdot
Rakının ana mezeleri dışında, ekstra mezeleri de vardır, bir de 'göz mezesi' vardır ki... Tahmin ettiğiniz değil, bakın o nedir?
Yahya Kemal, her akşam sofrasını 'kuş sütü eksik' kurdurur, ama çoğuna el bile sürmezmiş...
Lakin sürsün, sürmesin hepsi hesaba yazıldığı için şef garson, şaire, şimdiki deyimle 'kıyak yapmış', sofraya kırmızı turp koymamış...
Yahya Kemal gelmiş, oturmuş, masaya şöyle bakmış garsonu çagırmış:
'Nerede kırmızı turp?'
'Efendim dikkat ettim yemiyorsunuz da...'
'Ben sofraya konan her şeyi yemek zorunda degilim, onların bazıları benim göz mezemdir!' demiş..
- Anekdot
Önce kendine gel, sonra meyhaneye
Kalender ol da gir kalenderhaneye
Bu yol kendini yenmişlerin yoludur
Çiğsen başka bir yere git eğlenmeye
Rakı bardağı boş beklemez... Evet masadan kalkarken bile dibinde biraz bırakılır...
- Anekdot
Çilingir Sofrası
Çilingir sofralarında anlatılan bir efsaneye göre, bu deyim Osmanlı döneminden kalmış. Osmanlı sarayında padişaha sunulacak yemeği önceden tadan görevlilere, Farsça bir sözcükle çeşnigir deniyor. Çeşnigirin tadına bakacağı yemekler küçük tabaklarda önüne geliyor. İşte tadımlık yemeklerin bulunduğu bu sofraya çeşnigir sofrası deniyor.
Rakı sofraları da küçük tabaklarda -karın doyurmalık değil- tadımlık mezelerden oluştuğu için, önceleri çeşnigir sofrası olarak adlandırılmış. Sonraları bu deyimin yerini çilingir sofrası almış.
Başka bir efsaneye göre ise, çilingir sofrası deyiminin mezelerin tadımlık olmasıyla pek ilgisi yok. Deyimin kökeni rakının marifetinde gizli. Rakı masasında insanın sır kapıları birer birer açılır, insanlar yüzlerindeki maskeyi atarak kendileri olurlar, yani kendi özlerini gerçek kişiliklerini ortaya sererler. İşte rakı, bir çilingir marifetiyle insanın kişiliğini sergilemesini sağladığı için rakı içilen sofralara da çilingir sofrası denir.

