Geçen yılın mart ayında, şu anda çalıştığım ajansın sahibi bana iş teklifinde bulundu ve beni İstanbul'a getirmek istedi. Başlangıçta pek dikkate almadım çünkü zaten yurt dışından ve diğer büyük şehirlerden sürekli iş teklifleri geliyordu. Ancak bu kişi oldukça ciddiydi ve zamanla somut avantajlar sunmaya başlayınca, düşünmeye başladım. Bana konaklama, yemek, ulaşım ve yaşam giderlerini karşılayacağını söylüyordu. Yeni kurduğu ajansında videographer/motion designer olarak çalışacaktım. Daha sonra en fazla ne olabilir diye düşündüm ve iş teklifini kabul ettim. Uçak biletimi kestiler ve İstanbul'a geldim. İlk geldiğimde, "ofiste kal, sana bir ev ayarlayana kadar" dediler. Tam 8 ay boyunca ofiste yaşadım. Bu süreçte kıyafetlerimi patronun evine götürüp yıkayıp ütülüyordum. Ofisin banyosunda duş alıp L koltukta uyuyordum. Kısacası, konfor açısından zor günlerdi. Ancak İstanbul'da ayakta durmam gerektiğini düşündüğüm için pek fazla şikayet etmedim çünkü patronun iyi niyetini görüyordum. İhtiyaçlarımı sürekli olarak karşılıyordu. Yazın ve kışın klimayı çalıştırıp yemek ve içecek ihtiyaçlarımı karşılıyorlardı. Şimdiye kadar maaşlarımız en fazla 2-3 gün gecikiyordu, ancak son 4-5 ayda sorunlar çıkmaya başladı. İlk önceliğimiz ajans değildi çünkü bu adamın 3'ten fazla restoran ve gece kulübü işletmesi vardı, ayrıca Almanya'dan gelen kaynakları da vardı. Bu şekilde idare ediyorduk. Ancak birdenbire bu mekanların iş yapamaz hale gelmesiyle, bu adam bu işletmeleri elden çıkarmak zorunda kaldı. En sonunda elimizde bir mekan kaldı, ancak bu işi 3 kişiye yetecek kadar kârlı değildi, çünkü aynı zamanda borçları vardı vs. Son 3 aydır maaş alamayınca biz bi şeylerin yolunda gitmediğini anlamıştık. Bugün konuşmaya karar vermiş olacak ki, aldı bizi karşısına ve durumu anlattı, elinden gelen bir şey olmadığını, işlerin kötü gittiğini, ajansın zaten iş yapmadığını söyledi. Dediğim gibi biz tamamen patronun mekanları için çalışıyorduk. Hatta çalışmalarıma bakarsanız hep gece kulübü, kafe, restoran ağırlıklı olduklarını görürsünüz. Kısacası hızlı yürümeye çalıştılar, önlerine çıkan fırsatı değerlendirmeye çalıştılar, mekanların işletmesini aldılar, hepsinin üstesinden geleceklerini düşünüyorlardı ama olmadı. Bugün dönüp baktığımda çok yüksek zıplayıp çok hızlı yere çakılmışız gibi bir durum görüyorum. Bu ayın sonunda gecikmiş 3 aylık maaşları ödeyeceklerini, şu an çalıştığımız ofisin ise duracağını ama ajans hizmeti vermeyeceklerini söyledi. Yani istediğimiz zaman ofise gelip kendi işlerimiz için çalışabiliriz ama maaş ve sigorta olmayacak, onlar bize iş yaptırmak istese ücretini verecekler vs. Yollarımız şimdi ayrıldı, ben ise olayın sıcağı sıcağına ileriyi düşünmek istemediğimi farkedip size yazayım dedim. "Öyle bi içimden geldi anasını satayım, aslında bu yoktu
"Karışık anlatmış olabilirim kusura bakmayın. Seviyorum R10'u (:
Benden hepinize gelsin:
https://www.youtube.com/watch?v=Nfr_MaidZFo
