• 05-09-2023, 09:20:22
    #55
    Gerçek müslümanların az olması, Müslümanların birleşememesi, alim kimse cesur kimselerin kıtlığı. Hakkedeşimiz veya büyük planın bir parçası...
  • 05-09-2023, 09:26:13
    #56
    TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam benim sorum şu, kusursuz olan islamdır, kusurlu olan müslümanlardır deyip duruyorlar, siz de demişsiniz. Birşey biliyorsunuz ki böyle söylüyorsunuz. Siz önce islamın kusursuzluğunu anlatın sonrasına sonra bakalım?
    Söylediğinizin arkasında değilsiniz galiba?
    Ben söylediğimin sonuna kadar arkasındayım, lakin siz demek ki kusur tespit etmişsiniz ki benim açıklamamı bekliyorsunuz. Gördüğünüz kusuru söyleyin ki bilelim.
  • 05-09-2023, 09:38:49
    #57
    ByCiHaT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    KUSURSUZ OLAN İSLAM'DIR.. MÜSLÜMANLAR KUSURSUZ DEĞİL.

    İslam Dini kurallarını Allah’ın vazettiği mükemmel bir dindir. Herşeyi yaratan Yüce Allah kullarını da en iyi tanıyandır ve bilendir. Kainatı O yaratmış, içindekileri ve içinde yaşayanları yaratan yerli yerine koyan Alemlerin Rabbi olan Allah’tır. Allah kullarının selameti için her alana yönelik hükümler koymuş ve bunları İslam Dini genelinde toplamıştır. Bu hükümler Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de toplanmıştır ve açıklaması da Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e bırakılmıştır. Eğer insanlar bu hükümlere layıkıyla uysalar, dünyada zaten sorun çıkmazdı. Yüce Allah Kur’an’da ‘haksız yere bir cana kıymak bütün insanlığı öldürmek gibidir’ diyor, Müslümanlık kisvesi adı altında kullanılmaya müsait olan piyonlar Allah adına! katliam yapıyorlar, müslümanlık şimdi neresinde bunun. Burada kusurlu olan İslam Dini mi?
    İslam Dünyası, kandan gözyaşından geçilmiyor, bunun sorumlusu İslam’ı anlamayan müslümanlar mı, dinleri mi?
    Ne mükemmel nede kusursuzdur.
  • 05-09-2023, 09:40:46
    #58
    doctorcat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne mükemmel nede kusursuzdur.


    Allah’ın misli, şebihi/benzeri olmadığı gibi zıddı da yoktur. Onun için “Her şey zıddıyla bilinir.” kuralı Allah’ı tanımada geçersizidir.
    Allah’ın -mahiyeti bilinmediği için- kusursuz ve en mükemmel varlık olduğunu yalnız akıl ile bilmek zor olsa da bunu aklı tatmin edecek şekilde açıklamak mümkündür:
    1) Yaptığı her şeyi mükemmel yapanın kendisi de mükemmeldir. Çünkü; mükemmel, muhteşem bir saray; mükemmel, muhteşem bir ustalığı gösterir. Ve mükemmel bir fiil/bir iş, mükemmel bir fâili/yapanı gösterir. Örneğin muhteşem ve mükemmel bir resim, mükemmel bir ressama delalet eder. Güzel bir sanat, mükemmel bir sanatkâra; güzel bir mimari, usta bir mimara işaret eder. Mükemmel iş yapan mükemmel bir ustanın varlığı, onun yapısındaki mükemmel kabiliyet ve maharetlerine işaret eder.
    Aynen öyle de: Şu saray-ı âlem, şu mükemmel, müzeyyen eser; açıkça nihayetsiz kemaldeki fiillere delalet eder. Çünkü eserdeki mükemmellik o fiillerin kusursuzluğundan ileri gelir ve onu gösterir. Kâinat çapında görülen harika sanatlar, Allah’ın -isim, sıfat ve şuunat-ı zatiyesiyle mükemmel ve kusursuz bir varlık olduğunun göstergesidir. (bk. Nursi, Sözler, s. 620-621)
    2) “Şu kâinata nazar-ı ibretle bakıldığı vakit, vicdan ve kalb bir hads-i sadıkla hisseder ki: Şu kâinatı bu derece güzelleştiren ve süslendiren ve enva'-ı mehasin ile tezyin edenin, nihayet derecede bir cemal ve kemalâtı (kusursuzluğu) vardır ki, şöyle yapıyor.”(bk. Sözler, s. 621)
    3) “Malûmdur ki; mevzun ve muntazam ve mükemmel ve güzel sanatlar, gayet güzel bir programa istinad eder. Mükemmel ve güzel bir program ise, mükemmel ve güzel bir ilme ve güzel bir zihne ve güzel bir kabiliyet-i ruhiyeye delalet eder. Demek ruhun manevî güzelliğidir ki; ilim vasıtasıyla san'atında tezahür ediyor.
    "İşte şu kâinat, hadsiz mehasin-i maddiyesiyle, bir manevî ve ilmî mehasinin tereşşuhatıdır(yani: kâinatın dışa yansıyan maddi varlığında görülen güzellik ve mükemmellikler, arka plandaki manevi güzelliklerin ve ilmi mükemmelliklerin yansımalardır). Ve o ilmî ve manevî mehasin ve kemalât, elbette hadsiz bir sermedî hüsün ve cemalin ve kemalin cilveleridir.” (bk. Sözler, s. 621)
    4) Konuyu özetlemek gerekirse:
    Herkesçe malumdur ki; ziyayı/ışığı verenin ziyadar/ışık sahibi olması lazımdır. Tenvir edenin (aydınlatanın) nuranî/aydınlık kaynağı olması gerekir. İhsan gınadan gelir/iyilik etmek varlığı gerektirir. Lütufta bulunmak, latîf/lütufkâr olanın işidir.
    Madem öyledir; demek ki kâinat çapında görülen bu kadar güzel ve mükemmel sanat eserlerinin varlığı; ışık, güneşi gösterdiği gibi, bir cemal-i sermedîyi/ezeli ve ebedi bir güzelliği ve mükemmelliği gösterir. Bu güzellik ve mükemmellik ise kusursuz bir yaratıcıdan haber verir. (bk. Sözler, s. 621)
    5) Soruda yer alan sıfatların sonsuzluk meselesine gelince; bu konuda şunları söylemek mümkündür:
    Allah’ın sıfatlarının kusursuz olması, Zat-ı Akdesin kusursuz olduğunu gösterir. Çünkü, “sonsuzluk”, zıddın müdahalesine imkân vermez.
    Örneğin, sonsuz ilim, cehaletin müdahalesine, sonsuz kudret acizliğin; sonsuz merhamet merhametsizliğin, sonsuz adalet zulüm ve haksızlığın müdahalesine imkân vermez. Çünkü sonsuz olan sınırlandırılamaz. Bir şeyin hem sınırsız hem sınırlı olması imkânsızdır.
    Madem Allah’ın bütün isim ve sıfatları güzeldir ve sonsuzdur, öyleyse Allah kusursuzdur…

    Kusursuz Olan Allah'ın Dini de KESİNLİKLE ve KESİNLİKLE KUSURSUZDUR.
  • 05-09-2023, 09:49:55
    #59
    Üyeliği durduruldu
    ByCiHaT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ben söylediğimin sonuna kadar arkasındayım, lakin siz demek ki kusur tespit etmişsiniz ki benim açıklamamı bekliyorsunuz. Gördüğünüz kusuru söyleyin ki bilelim.
    Kusursuz deyip, hiçbir tane kusursuz özelliğini söyleyememek
    Yazık.
  • 05-09-2023, 09:51:37
    #60
    TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kusursuz deyip, hiçbir tane kusursuz özelliğini söyleyememek
    Yazık.
    Bir üst mesajımı okuyunuz lütfen.
  • 05-09-2023, 09:53:28
    #61
    ByCiHaT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Allah’ın misli, şebihi/benzeri olmadığı gibi zıddı da yoktur. Onun için “Her şey zıddıyla bilinir.” kuralı Allah’ı tanımada geçersizidir.
    Allah’ın -mahiyeti bilinmediği için- kusursuz ve en mükemmel varlık olduğunu yalnız akıl ile bilmek zor olsa da bunu aklı tatmin edecek şekilde açıklamak mümkündür:
    1) Yaptığı her şeyi mükemmel yapanın kendisi de mükemmeldir. Çünkü; mükemmel, muhteşem bir saray; mükemmel, muhteşem bir ustalığı gösterir. Ve mükemmel bir fiil/bir iş, mükemmel bir fâili/yapanı gösterir. Örneğin muhteşem ve mükemmel bir resim, mükemmel bir ressama delalet eder. Güzel bir sanat, mükemmel bir sanatkâra; güzel bir mimari, usta bir mimara işaret eder. Mükemmel iş yapan mükemmel bir ustanın varlığı, onun yapısındaki mükemmel kabiliyet ve maharetlerine işaret eder.
    Aynen öyle de: Şu saray-ı âlem, şu mükemmel, müzeyyen eser; açıkça nihayetsiz kemaldeki fiillere delalet eder. Çünkü eserdeki mükemmellik o fiillerin kusursuzluğundan ileri gelir ve onu gösterir. Kâinat çapında görülen harika sanatlar, Allah’ın -isim, sıfat ve şuunat-ı zatiyesiyle mükemmel ve kusursuz bir varlık olduğunun göstergesidir. (bk. Nursi, Sözler, s. 620-621)
    2) “Şu kâinata nazar-ı ibretle bakıldığı vakit, vicdan ve kalb bir hads-i sadıkla hisseder ki: Şu kâinatı bu derece güzelleştiren ve süslendiren ve enva'-ı mehasin ile tezyin edenin, nihayet derecede bir cemal ve kemalâtı (kusursuzluğu) vardır ki, şöyle yapıyor.”(bk. Sözler, s. 621)
    3) “Malûmdur ki; mevzun ve muntazam ve mükemmel ve güzel sanatlar, gayet güzel bir programa istinad eder. Mükemmel ve güzel bir program ise, mükemmel ve güzel bir ilme ve güzel bir zihne ve güzel bir kabiliyet-i ruhiyeye delalet eder. Demek ruhun manevî güzelliğidir ki; ilim vasıtasıyla san'atında tezahür ediyor.
    "İşte şu kâinat, hadsiz mehasin-i maddiyesiyle, bir manevî ve ilmî mehasinin tereşşuhatıdır(yani: kâinatın dışa yansıyan maddi varlığında görülen güzellik ve mükemmellikler, arka plandaki manevi güzelliklerin ve ilmi mükemmelliklerin yansımalardır). Ve o ilmî ve manevî mehasin ve kemalât, elbette hadsiz bir sermedî hüsün ve cemalin ve kemalin cilveleridir.” (bk. Sözler, s. 621)
    4) Konuyu özetlemek gerekirse:
    Herkesçe malumdur ki; ziyayı/ışığı verenin ziyadar/ışık sahibi olması lazımdır. Tenvir edenin (aydınlatanın) nuranî/aydınlık kaynağı olması gerekir. İhsan gınadan gelir/iyilik etmek varlığı gerektirir. Lütufta bulunmak, latîf/lütufkâr olanın işidir.
    Madem öyledir; demek ki kâinat çapında görülen bu kadar güzel ve mükemmel sanat eserlerinin varlığı; ışık, güneşi gösterdiği gibi, bir cemal-i sermedîyi/ezeli ve ebedi bir güzelliği ve mükemmelliği gösterir. Bu güzellik ve mükemmellik ise kusursuz bir yaratıcıdan haber verir. (bk. Sözler, s. 621)
    5) Soruda yer alan sıfatların sonsuzluk meselesine gelince; bu konuda şunları söylemek mümkündür:
    Allah’ın sıfatlarının kusursuz olması, Zat-ı Akdesin kusursuz olduğunu gösterir. Çünkü, “sonsuzluk”, zıddın müdahalesine imkân vermez.
    Örneğin, sonsuz ilim, cehaletin müdahalesine, sonsuz kudret acizliğin; sonsuz merhamet merhametsizliğin, sonsuz adalet zulüm ve haksızlığın müdahalesine imkân vermez. Çünkü sonsuz olan sınırlandırılamaz. Bir şeyin hem sınırsız hem sınırlı olması imkânsızdır.
    Madem Allah’ın bütün isim ve sıfatları güzeldir ve sonsuzdur, öyleyse Allah kusursuzdur…

    Kusursuz Olan Allah'ın Dini de KESİNLİKLE ve KESİNLİKLE KUSURSUZDUR.
    Bir şeye kusursuz demek için tam olarak ne alanda ne açıdan kusursuz olduğunu ispatlaman gerekir.

    Misal devlet yönetimi açısından kusursuz değil. Din ile devleti yönetemiyorsun 2 güne biri çıkıp insanları kandırıyor.
    Yada ekonomi ile din uyuşmuyor bu açıdan'da kusursuz değil. En azından yaşadığımız dönem için bu böyle yani din bu döneme her alanda uymuyor.
    Bunun gibi örnekleri çok.

    Dini yaşamak açısından din kusursuz diyorsan buna bir şey söyleyemem din Allah ve kişi arasındadır.
  • 05-09-2023, 09:55:19
    #62
    Üyeliği durduruldu
    ByCiHaT adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir üst mesajımı okuyunuz lütfen.
    Bir üst mesajında yaratıcıya, evrene kusursuz demişsin. Evet evren kusursuz çünkü insanın aklı hala almadığı ve alma ihtimali çok düşük olduğu için kusursuz.
    Düz mantıkla yaratıcı kusursuz o zaman islam dini de kusursuz yani...
    İslam dini kusursuz diyerek bunu mu diyorsunuz siz?
  • 05-09-2023, 09:56:01
    #63
    TurkMet adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir üst mesajında yaratıcıya, evrene kusursuz demişsin. Evet evren kusursuz çünkü insanın aklı hala almadığı ve alma ihtimali çok düşük olduğu için kusursuz.
    İslam dini kusursuz diyerek bunu mu diyorsunuz siz?
    Kusursuz olan bir YARATICI'NIN, bizlere sunduğu din nasıl kusurlu olabilir? Varsa bulduğunuz kusur buyrun sizi dinliyorum.