Türk Lirasindan Hemen Simdi Bir \"Sifir\" Daha Atarsak Ne Olur?

Ekonominin nasil toparlanabilecegi ile ilgili çözümler, vatandas olarak bizlerin de kafasini kurcaliyor. Biliyorsunuz ki 2005 yilinda Türk lirasindan atilan 6 sifir, o dönemki ekonomimizi toparlarken bize destek olmustu.
TÜIK verilerine göre 2023 yilinin TÜFE orani %38,21 olarak açiklandi. Bu oranlari tek haneleri rakamlara indirebilmek için ise aklimiza gelen soru su oldu: 2005 yilindakine benzer bir uygulamayla Türk lirasindan 1 sifir atsak ne olur? Bunu anlayabilmek için önce yakin geçmiste 6 sifir atildiginda ne oldugunu hatirlayalim.
Türk lirasindan 6 sifir atilmasinin sebebi neydi?

2005 yilinda, paramiz henüz hafiflemeden önce sayisal olarak dünyanin en büyük kupürlü banknotunu biz kullaniyorduk (20.000.000 TL). Her ne kadar 5 milyona ekmek almaya alismis olsak da bu durum -özellikle dis pazarda- paramizin itibarini etkiliyor ve kafa karisikliklarina sebep oluyordu. Zira herkes yüzlerden, binlerden bahsederken; biz çok daha büyük sayilar konusuyorduk. (Milyonlar, milyarlar, trilyonlar gibi.)
2004 yilinda dünya üzerindeki en büyük banknotlardan bazilari su sekildeydi:
ÜlkeKupürDolar KarsiligiEndonezya100.000 12,0Kamboçya100.000 25,1Lübnan100.000 66,0Mozambik100.000 4,2Paraguay100.000 16,1Vietnam500.0006,4Romanya1.000.00031,0Türkiye20.000.000 15,0Tüm islemlerde sadelik ve enflasyonun tek haneli rakamlara düsürülmesi umuduyla da 2005 yilinda Türk lirasindan 6 sifir atildi. Ancak tahmin edersiniz ki bir ülkenin para biriminde böyle büyük bir degisiklik yapmak kolay degil. Dolayisiyla bu sifirlar atilmadan önce bunun için bir dizi hazirlik yapilmis ve ekonomi bu degisiklige hazirlanmisti.
Türkiye, liradan 6 sifir atilmadan önce ve sonra zaten halihazirda ekonomisini toparliyordu.

Bu durumun en büyük etkenlerinden biri IMFnin standy by programina dahil olmamiz ve 8 yillik süreçte yaklasik 45 milyar dolarlik fon kullanmamizdi. Avrupa Birligi müzakerelerinin hizlanmasi ve IMF destegiyle birlikte ülkeye daha fazla döviz girdi.
Yine o dönem yapisal degisiklikler yapilmis; bazi bankalar TMSFye devredilmis ve sermayeler güçlendirilmisti.Devletin giderleri düsürülmüs, bütçe açiklari kontrol altina alinmaya baslanmisti.
Artan döviz girisiyle birlikte de liradan atilan 6 sifir, halkin kafasini karistirmis olsa da ekonominin gidisatina olumlu yönde destek olmustu. Ancak burada önemli bir nokta var: O yillarda zaten ekonomimiz toparlanmaya baslamisti ve dolayisiyla 6 sifir atilmasi da yalnizca bu duruma yalnizca destek oldu ve para birimimizi sadelestirip itibarini arttirdi. Peki simdi ne durumdayiz?
1 sifir atmaya kalksak, benzer bir etki görebilir miyiz?

Dolar ve Eurodaki artis bir süredir devam ediyor. Dolayisiyla "TL'den aramizdan 1 sifir atsak döviz kurlarina yetisebilir miyiz?" diye düsündük ve elbette ki bunu düsünen ilk biz degildik. Hatta belki sizin de akliniza gelmis ve bu yaziya tiklarken bile "Benim de aklima gelmisti" demis olabilirsiniz. Hepimizin aklina gelebilecek bu soruyla ilgili en tatmin edici cevaplardan biri ise Ekonomist Mahfi Egilmez'den gelmis.
Ekonomist Mahfi Egilmez, su anda TLden bir sifir atilmasinin piyasada pek bir etki yaratmayacagini zira öncelikle bunun için yapisal reformlar yapilmasi gerektigini yazisinda açiklamis. Ayni zamanda su anda ülkemizin bütçe açigindaki artis göz önüne alindiginda da TLden bir sifir atmanin yalnizca kafa karisikligi yaratacagini da uygun bir dille anlatiyor. Yani önce para biriminden 0 atmak için iç ekonomimizi toplamamiz gerekiyor. Peki bunun için çözüm ne?
Mesela bir süre önce Birlesik Arap Emirlikleri ile yaptigimiz 51 milyar dolarlik anlasma, 2005te IMFnin sagladigi sermaye ile benzer bir etki yaratabilir mi?

Bu konuya ise Ekonomist Ali Agaoglunun ilginç bir cevabi var. Kendisi konuyla ilgili yaptigi açiklamada Birlesik Arap Emirliklerinden gelecek olan "50 milyar dolarin 10 milyarinin yolda kaybolacagini" söylüyor. Ancak ayni miktar IMFden gelecek olsaydi bu paranin piyasadaki etkisinin neredeyse 500 milyar dolar olmasini tahmin ettiginin de altini çiziyor.
Bunun nedeni birinin kati kurallarla ve yapisal denetim sartlariyla veriliyor olmasi ve dolayisiyla ekonomiyi toparlamaya çok büyük etki saglamasi; digerinin ise bir mal veya hizmet karsiligi veriliyor olmasi.
Peki ne degisti de 2005'te 6 sifir atabildigimiz ekonomimiz su anda 1 sifir atmamiza bile müsaade etmiyor?

Geriye dönüp baktigimizda 2005 yilinda da ekonomimize katki saglayan en büyük etkenlerden biri IMFnin "stand by" programina bagli olmamiz ve bu sebeple hem döviz girisimizin artmasi hem de bütçe açigimizin bir nebze olsun kontrol altinda olmasiydi.
Ancak su anki durumda bütçe açigimiz oldukça fazla. Mahfi Egilmezin de yazisinda paylastigi gibi; geçtigimiz yil öngörülen 1,7 trilyon liralik gider, yil sonunda ek bütçe kanunuyla 2,8 trilyon lira oldu. Üstelik bunlar 2023 yilinin henüz basindayken yasadigimiz Kahramanmaras ve Hatay merkezli depremlerden önceydi. Dolayisiyla bu yil bütçe açigimizda depremlerin de etkisini görecegiz.
Özetlemek gerekirse; körfezden gelen para da ekonomimizi kurtarip TLden sifir atalim seviyesine gelmemizi saglamayacak. Kaldi ki uzmanlar da TL'den 1 sifir atmak için önce ekonomimizi toplamamiz gerektigini ancak ekonomimizin de körfezden gelecek parayla kurtulmasini beklemediklerini dile getiriyor.
Su anda böyle bir adim atilmasi halinde milyon, milyar demeyi birakamamis nenelerimize, dedelerimize bir de bu durumu açiklayamazdik zaten. Neyse...