• 26-06-2023, 19:28:41
    #1
    Selamlar,

    Bu konu benim uzun zamandır yaram. Ancak yaramı deşen az evvel Twitter'da önüme düşen, avrupada okuyan bir hanım kızımızın isyanı oldu.

    Afişe etmemek için buraya eklemeyeceğim. Kendisi diyor ki: ''Yurtdışında tek eğlence anlayışı partilerden ibaret, kimse kafeye gidip latte alıp gece 2'lere kadar oturmuyor, sohbet etmeyi özledim.''



    Bu görüşe saygı duyuyorum. Konuyu tartışmaya yönelik dizayn etmek istemiyorum.

    Ancak kafeye çağırdıklarında gitmedim diye birçok arkadaşımla aram açılmıştı.

    Bence şeker bombası kahvelerden içip saatlerce dedikodu yapmaktan daha eğlenceli birçok aktivite var. Mesela 19 yaşımdan beri sporun içindeyim, aktivite dedikleri zaman benim aklıma koşuya çıkmak, doğa yürüyüşü yapmak, bisiklet sürmek, en kötü ihtimalde de salona gitmek falan gelir. Aynı anda sosyalleşebilirsin de. Yani ne bileyim, bazı şeyler çok boş ve anlamsız geliyor bilmiyorum bende mi bir uyum sorunu var ama... Keşke daha faydalı şeylere yönelsek ülkecek.
  • 26-06-2023, 19:30:01
    #2
    Harbiden sırf kafe tiryakisi olduğu için arkadaş bulamıyorum
    • GÖKTUĞ
    • Elma
    GÖKTUĞ ve Elma bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 26-06-2023, 19:30:43
    #3
    Kafeye de giderim ormanda yürüyüşte yaparım gece kulübüne de giderim evde de pineklerim. Hepsi aktivite hocam Hiç bi şeyden eksik kalmamak lazım
    4 kişi bunu beğendi.
  • 26-06-2023, 19:31:23
    #4
    Hocam genelde kadınlar bir araya gelince konuşurlar zaten, hatta sürekli konuşuyorlar
    Erkekler bir eylem yapar, bir erkekle iş ve aşk hariç uzun uzun ne konuşucam ki? Hem de ne gerek var " ahmet şunu şunu yapmış veya gittim petlasa indirimden 4 tane lastik kaptım" falan mı diyeceğiz
  • 26-06-2023, 19:32:52
    #5
    Her seyin yeri ve zamani var. Kesinlikle sizin gibi dusunuyorum ben de bu konuda. Bazi insanlar kafede gecirdigi zamani evde gecirmiyor
  • 26-06-2023, 19:33:27
    #6
    Hocam kafede arkadaşlarla muhabbet etme sık sık oluyorsa dediklerinize katılıyorum. Fakat ara sıra arkadaşlarla oturup geçmiş günlerden anılardan filan bahsetmek hoş oluyor.
  • 26-06-2023, 19:36:45
    #7
    backlinkmatik.com
    ben genel olarak şu dogru bu yanlış o daha faydali bu zararli oteki daha iyi bu kotu ayrimina karşıyım.

    kim neyden keyif alıyor nasil mutlu oluyor ise onu yapmali.

    kafede mi mutlusun oraya git, dagdami mutlusun oraya çık. kimi kafede kahveden keyif alır kimi yaylada çaydan kimi fasilsa rakidan.

    burda en dogrusu en mutlu olduğunu yapmak bence
  • 26-06-2023, 20:10:55
    #8
    backlinkmatik.com
    bir de şeker bombası olayı var, o konuda da genel anlamda bir kaç birşey yazmak isterim.

    ben genel olarak yemek yemeyi çok severim. acayip et tüketirim, etsiz öğünüm yoktur. tatlı da çok severim özellikle şerbetli tatlılar. 20 li yaşlarımın sonuna kadar da acayip bir abur cubur kültürüm vardı, kuru yemiş, haribo, snickers, kola vs.vs.vs . haliyle de genetiğimin de elverişli olması sonrası erken yaşta şeker ve göbek sorunu yaşadım dolayısıyla dikkat etmem gerekti.

    bu süreçte acayip mutsuzlaştım, ve aslında yemek yemenin benim için ne kadar önemli bir keyif kaynagı oldugunu farkettim. sonra bu işe kafa yordum, acaba şekerin bana verdiği zarar mı daha zararlı, yemek konusunda kendimi kısıtlamanın getirdiği mutsuzluk mu, bu konuya kafa yorarken çeşitli bilimsel araştırmalara da denk geldim. açık bir formülü yok tabiki de, çünkü stres, mutluluk vs. bunlar rasyonel ölçülür şeyler değil. hatta şeker hastası olmak da zararlı okey ama ömrünü şu kadar kısaltır gibi bir şey de yok, sadece ortalama bazı değerler var işte şeker hstaları ortalama şu kadar az yaşıyor % bilmem kaçı ölüyor vs. ancak çok geniş bir yelpazenin ortalaması o, çünkü onu tetikleyen ya da geciktiren çok fazla faktör var. şeker hastası vardır 50 yaşında ölür, şeker hastası vardır 80e kadar yaşar vs. en yüzeysel ifade ile.

    kısacası demek istediğim şu, şeker bombası kahveden kaçarak yaşadıgın sağlıklı hayat, her zaman da daha sağlıklı olmayabiliyor. yani bunu yaparken mutlu oluyorsan, şekerli kahve senin için keyif veren birşey değilse zaten lafım yok, kastettiğim şey kendini mutsuzluğa zorlayarak yaptıgın ya da yapmadıgın bazı şeyler. zoraki, içinden gelmeye gelmeye sağlıklı beslenme, spor yapmak bence hiç yapmamaktan, kötü ama keyifli beslenmekten daha kötüdür.

    genetik de çok önemli tabii..


    bu nedenle etrafımızda çok kaliteli (beslenme, spor vs.) hayat sürüp de 60 da pat diye giden insanı da görüyoruz, 90 a merdiven dayamış hala agzında sigarası olup dişindeki çürükten başka tasası olmayan insanı da.
  • 26-06-2023, 20:13:21
    #9
    Alacaksın kahveni, içeceğini gideceksin bostanlı sahile atacaksın sandalyeni oh mis