Ülkede yeterli Üretim olmadığının hep beraber farkındayız. Ve hep beraber hem fikiriz. Tartışmasız.
İthalat konusunun da nirvanaya çıkmasında da hem fikiriz.
Döviz girmemesi konusunda hem fikir değiliz. Son yüzyılın en çok döviz girdisi 10 yılda gerçekleşmiş. Lakin verilen karşısında alınan yetersiz.
Ne kadar döviz girdisini çoğaltırsak çoğaltalım çözüm bu değil. Şahsım adına.
Yükselişin değerleme ile olduğunu da düşünmüyorum.
Birileri birilerine karşı bir plan peşinde ama kim yenilir kim kazanır bilmem.
Tek bildiğim bir gerçek var. Oda zamanında ekim yapamayanlar bu yükün altında eziliyor.
Hocam 2000li yılların başında ABD'nin bastığı milyarlarca dolar paradan sonra dünyada USD o kadar bollaştı ki. Bundan en az nemalanan ülkelerden biri olsak bile hatırlarsanız (İncirlikten kalkan 7bin+ F16 sortilerinin Müslümanları bombalaması karşılığında da tabi) bir dönem refah içerisinde geçmişti.
Ha zamanında ekim yapamayanlardan kasıt eğer Atatürk dönemi ve sonraki dönemler ise,
- Şuan benzine zam gelse açıklamamız peşin: Ukrayna Rusya savaşı var Brent petrolün fiyatı arttı. (He sonra düştü ama bizde düşmedi)
- Pandemi oldu üretim düştü vs..
- Dış güçler vs bilmem ne...
Genelinin "zamanında" dediği zamanlarda;
- 1. Dünya savaşının tazminatını ödemek zorunda kalan Türkiye,
- 2. Dünya savaşında ticaret yaptığı en önemli ülkelerin savaşta olması,
- Erkeklerin silah altına alınarak, nüfus artışının ve üretimin durması,
- Kıbrıs Savaşında yediğimiz ambargolar,
- Darbeler...
Şu saydıklarımdan 2si Türkiye'de şuan olsa o geçmişte niye yapılmadı dediğimiz zamanları mumla değil kibrit yakarak ararız.