@ibrhmatysn;
Bir husus haricinde söylediklerinize katılıyorum, Kendim de zaten Chaplin hayranıyım, lakin bahsini ettiğim öncelikler hususunu açmadığım için orada yanlış anlaşıldım.
TCK MADDE 32 olması lazım, Herkesin farklı öncelikleri meseleleri olabilir elbet ama ölçüsünde olmalıdır bildiğiniz üzere.
Bahsini ettiğim oldukça önemsiz ve önceliksiz meseleler, bir mahkemede hakim kararıyla heyetle incelemede kurul raporu ile akıl zayıflığı akli melekeleri yok gibisinden bir sonuç doğurur.
Bu sonuç neticesinde de ilgili birey hakları sınırlanarak müşahede altına alınır, bir psikiyatr eşliği ruh ve sinir hastalıklarında psikiyatrik hasta olarak devam eder.
İmzası karşılığı bir gözetmen bulunur ise şayet gözetmen cezai sorumluluğu üstlenir, gözetmeni altında hiçbir tasarrufta bulunamaz üstüne taşınır taşınmaz varlık alamaz oy kullanamaz mevduat açamaz gibisinden, hakları sınırlanmak suretiyle yaşamına devam eder.
Suça karışırsa da tekrar ruh ve sinir hastalıklarına gönderilir, gözetmeni de cezai sorumluluğu üstlenir ve cezai yaptırıma uğrar.
İşte bundan bahsetmekteyim öncelikler ve meseleler hakkında konuşurken.
Not : İyi geceler dileğiyle teşekkür ederim sohbetiniz için sohbetinizden keyif aldım.
İzninizle bende yatıyorum.
"The Great Dictator" filmi, ele aldığı evrensel konularla birlikte döneminin politik olaylarına karşı bir eleştiri sunar. Mesajın kabul edilmemesi veya önemsiz görülmesi kişisel tercihlere bağlıdır. Ancak, filmin hala güncel ve etkileyici bir mesaja sahip olduğunu düşünen birçok kişi bulunmaktadır. Herkesin farklı öncelikleri ve meseleleri olabilir, ancak film insanları toplumsal adalet, demokrasi ve insan hakları gibi konulara dikkat etmeye ve mücadele etmeye teşvik eder.