• 24-05-2023, 14:29:29
    #37
    Yeşil SEO İnt. Hiz.
    Geçmiş olsun. Üzüldüm valla.
  • 24-05-2023, 14:29:31
    #38
    bu 3 oldu sanırım bu hikayeyi okuyalı bir iki şey değişir
  • 24-05-2023, 14:33:35
    #39
    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    MÜŞTERİ arabasıyla eve gelmek ve kendi arabasını dükkana kitlemek saçma değil mi 😂
    Bizde sanayide çalıştık kardeşlerim de sanayici ama müşteri araçları dükkana KAMERALI yere kitliyor ve hiç bir zaman başkasının arabasını ÖZEL İŞ için kullanıp riske ve yakıt gibi şeylerin hakkına girmezler..

    Babanın yaptıgı pek mantıklı değilmiş.
    Benim bahsettiğim bundan 20 yıl önceydi. O zamanlar kamera vs bu kadar yaygın değil dükkandan arabaların parçalarını çok çalarlardı Dönemine göre yapılması gereken bir hareketti Ayrıca yine o zamanlar sanayi bölgeleri şehrin dışında kalıyordu çok ıssız yerlerdi şimdi yeni yeni şehrin içine karıştılar. Bir de o zamanlar bilgisayarlı kontrol de yoktu usta arabayı sürmeden arızayı tespit edemiyordu
  • 24-05-2023, 14:46:01
    #40
    Antalyanın iğrenç trafiği sebebi ile aracın önüne ve arkasına kamera taktırdım, çok maliyetli değil tavsiye ederim önümüze atlayan davarlara karşı iyi oluyor suçları direkt kanıtlanıyor

    renklihost adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Birde hep arkadan vuran suçlu olmamalı bende bunu anlamıyorum , geçen gün adam sağ şeritten önüme atladı durdu sol tarafına yanaşıp sol çamurluktan vurdum ama arkadan vurduk diye suçluyuz
  • 24-05-2023, 14:46:32
    #41
    Tahsin hocam öncelikle çok geçmiş olsun. Şimdi sana birşey söyleyeceğim rica edicem iyi dinle.

    Bu adamlar hani gelip mahkemede gözünün içine baka baka böyle demişler ya sana. Allah için bana sanayi ve o ustanın adını, yerini şöyle. Gelip senide alayım. Gidelim şu çakalların yanına. Bak bakalım nasıl ifade alınıyormuş.

    Ama bak sakın korkma ne sana ne geleceğine bir zarar ziyan asla olmayacak. Sende çok şaşıracaksın o çakalların sana nasıl abi diye yalvardiklarina.

    Şayet bu sen diye böyle zararsız olacak. Benim başıma gelse ( Allah Korusun) ikisinide ellerimle vururum. Hic dusunmeden. Hic !

    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    Arababamda çekiş düşüklüğü yaşadığım için sanayide her zaman bakımını yaptırdığım ustama götürdüm. motoru inceledikten sonra subap ayarı yapılması gerektiğini, o gün elinde yetişmesi gerektiği işler nedeniyle aracımı sabah getirmemi söyledi.

    ertesi sabah mesaiye gideceğimi (çalıştığım yer 20 km uzaklı) arabayı ancak iş çıkışı 8 de getirebileceğimi söyleyince, usta bana "bırak o zaman araç bu akşam dükkanda kalsın, yarın iş çıkışı gelene kadar hazır olur öyle alırsın" dedi. aracı o akşamüstü sanayiye bıraktım.

    ertesi gün öğleden sonra ustayı arayıp arabanın durumunu sorduğumda ufak bir kaza olduğunu, mesai bitimine kalmadan gelmem gerektiğini söyledi. işten erken çıkıp sanayiye gittiğimde benim aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğunu gördüm.

    ustanın yanında çalışan 16 yaşındaki oğlu gece içip saat 3'te benim arabayı alıp trafiğe çıkıyor ve kırmızı ışıkta beklemekte olan bir araca arkadan sağlam vuruyor. vurduğu aracın sahibi de uzaktan tanıdığım biri.

    ustaya sordum ne olacak şimdi diye. dedi ki "büyük oğlanı 1 ay sonra evlendiriyorum, masrafım çok, senin arabanı yavaş yavaş yaptırırım, maddi durumum iyi olsaydı hemen yaptırırdım ama bana bir kaç ay zaman ver." diğer araç ne olacak diye sorduğumda "onu da kazayı yapan benim piç düşünsün" dedi.

    diğer aracın sahibine gittiğimde onun da aracının arka tarafının koltuklara kadar gömülü olduğunu gördüm. beni görünce sevindi "ben de seni arıyordum" dedi. kendisine vuran aracın bana ait olduğunu kazadan sonra anladığını, beni beklediğini, o yüzden avukatına dava açtırmadığını, tek derdinin bir an önce zararının karşılanarak arabasının tamir edilmesini istediğini söyledi. kaza tutanağını tutan polislere göre de benim araçla vuran çocuk 8 de 8 suçluymuş ve alkollüymüş.

    bu konuşmayı ustaya telefon edip anlattığımda, oğlunu evlatlıktan reddettiğini, dükkandan kovduğunu, sadece benim arabanın tamiri konusunda yardımcı olabileceğini, hurdacılardan benim parçaları araştırıp çıkma olarak takabileceğini söyledi.

    oradan avukat olan enişteme giderek olayları anlattım. bana ruhsat sahibi olduğum için birinci derece suçlunun ben olduğumu, karşı tarafın avukatının davayı kazandıktan sonra zararının tazmini için ister benden, ister kaza yapan çocuktan talep etme hakkı olduğunu, görünen duruma göre kaza yapan çocuğun mal varlığı ve düzenli bir geliri olmaması nedeniyle zararın benim tarafımdan ödenmesinin isteneceğini, ben bütün ödemeyi yaptıktan sonra kaza yapan çocuğa rücu davası açacağımı, eğer bir gün malı mülkü yada düzenli bir geliri olursa ödediğim parayı ondan talep edeceğimi söyledi.

    sonuçta karşı taraf dava açtı ve mahkemeye ben de davalı olarak çıktım. durumu aynen anlattım. hakim bana aracı kazadan önce bıraktığıma dair belge olup olmadığını sordu. ben de yok dedim. sonraki duruşmaya dükkan sahibini çağırdı. ona aracı akşamüstü sen mi teslim aldın dedi. usta teslim almadığını, kaza günü aracı hiç görmediğini, benim barda oğluyla içtiğimi, bar çıkışı oğluna aracın anahtarlarını vererek "al arabayı sabah dükkana götür baban tamir etsin" diyerek kendim verdiğimi falan söyledi. o gün ilk defa duruşmaya gelen oğlu da aynı şeyleri söyledi. hakim bana aracı dediğim gibi akşamüstü dükkana bıraktığıma dair dükkanın yakınındaki işyerlerinden şahit bulursam dinletmek için sonraki duruşmaya getirebileceğimi söyleyip davayı ileri tarihe erteledi.

    aracı teslim ettiğim gün bize çay getiren çaycıdan tut, yan dükkanlardaki tanıdık o kadar esnafın şahitlik yapmaları teklifime bir tanesinin bile olumlu yanıt vermemesi beni çok üzdü. sonuçta davayı kaybettim.

    dava sürecinde arabamı dörtte bir fiyatına kaportacıya sattım. aldığım parayı da karşı tarafın masrafları için ödedim. yani kısacası arada benim araba kaynadı gitti.

    avukatım olan eniştem "dua et bir insana vurup öldürmemiş, eğer ailesine çalışarak bakmakta olan birine çarparak öldürseydi o zaman çok daha ağır bedeller öderdin" dedi.

    başka bir olayda da tanıdığım biri, en yakın arkadaşına gelin arabası olarak kullanılması için aracını vermişti. düğün alayı giderken aracın önüne bir çocuk atlıyor, amacı içine para konan zarf almak ve kaza oluyor. çocuğu hemen hastaneye yetiştiriyorlar ama ertesi gün çocuk ölüyor. bu aracın sahibi de yargılandı. ayrıca ölen çocuğun ailesi aşiret olduğu için bazı aracılık yapan kişiler şikayetin geri alınması için kan parası talep ettiler ve biraz da tehdit ettiler. kazayı yapan sürücünün maddi imkanları yeterli olmadığı için kan parasını da araç sahibi olan tanıdığım ödemek durumunda kaldı.

    birisi sizden aracınızı istediği zaman, ne yapacağınızı şimdi bir daha düşünün.
    Paylaşın dostlarınız mağdur olmasın..(Alıntı yapılmıştır)
    • TahsinCetinkaya
    • vanilla
    TahsinCetinkaya ve vanilla bunu beğendi.
    2 kişi bunu beğendi.
  • 24-05-2023, 15:14:52
    #42
    🔥%100 WP Optimizasyon🔥
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tahsin hocam öncelikle çok geçmiş olsun. Şimdi sana birşey söyleyeceğim rica edicem iyi dinle.

    Bu adamlar hani gelip mahkemede gözünün içine baka baka böyle demişler ya sana. Allah için bana sanayi ve o ustanın adını, yerini şöyle. Gelip senide alayım. Gidelim şu çakalların yanına. Bak bakalım nasıl ifade alınıyormuş.

    Ama bak sakın korkma ne sana ne geleceğine bir zarar ziyan asla olmayacak. Sende çok şaşıracaksın o çakalların sana nasıl abi diye yalvardiklarina.

    Şayet bu sen diye böyle zararsız olacak. Benim başıma gelse ( Allah Korusun) ikisinide ellerimle vururum. Hic dusunmeden. Hic !
    Allah iyiliğini versin 😂 Olay alıntı olarak paylaştım.Yazı Sonunda da belirttim. Yine de sagolasın yardım ve iş birliğin için 😂
  • 24-05-2023, 15:19:08
    #43
    Okurken içimi kasvet bastı.
    Ne yazık ki mahkeme yolu mağduru mağdur ediyor.
    Böyle adamlara zorla güzellik yolundan gitmekten başka çare yok.
  • 24-05-2023, 15:28:19
    #44
    İşte tam da bu yüzden aracımı kimseye vermiyorum.
  • 24-05-2023, 15:41:12
    #45
    Olay örgüsünde büyük boşluklar var.

    Saniyedeki kamera kayıtları, dükkan sahibi ile olan arama kayıtları, oğluyla olmayan konuşma kayıtları, alkol alınan mekan ve çevresinde kamera kayıtları, mobese kayıtları...