• 24-05-2023, 13:47:08
    #10
    Akıllarda tek soru koskoca sanayide bir tane mi kamera yokmuş ? Hikayenin gidişatı garip geldi biraz.
  • 24-05-2023, 13:47:23
    #11
    donanim.net-oyunalemi.com
    Bir an siz sandım Tahsin Hocam, sondaki alıntıyı görünce rahatladım.

    Olay doğru veya değil pek bilmiyorum ama arabaları yetkili servisler harici götürmeyin. 3 yerine 5 ödersiniz ama her şey resmi ve belgeli olur.
    Kimin başına geldiyse geçmiş olsun diyelim.
  • 24-05-2023, 13:48:29
    #12
    yıllar önce bu forumda paylaşılan bir hikaye ve o konuda şu tarz bir yorum vardı.
    "Facebook gruplarında arabasını kimseye vermek istemeyen dayı." bu tarz bir şey aklımda kalmıştı.
  • 24-05-2023, 13:50:33
    #13
    TahsinCetinkaya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle

    Arababamda çekiş düşüklüğü yaşadığım için sanayide her zaman bakımını yaptırdığım ustama götürdüm. motoru inceledikten sonra subap ayarı yapılması gerektiğini, o gün elinde yetişmesi gerektiği işler nedeniyle aracımı sabah getirmemi söyledi.

    ertesi sabah mesaiye gideceğimi (çalıştığım yer 20 km uzaklı) arabayı ancak iş çıkışı 8 de getirebileceğimi söyleyince, usta bana "bırak o zaman araç bu akşam dükkanda kalsın, yarın iş çıkışı gelene kadar hazır olur öyle alırsın" dedi. aracı o akşamüstü sanayiye bıraktım.

    ertesi gün öğleden sonra ustayı arayıp arabanın durumunu sorduğumda ufak bir kaza olduğunu, mesai bitimine kalmadan gelmem gerektiğini söyledi. işten erken çıkıp sanayiye gittiğimde benim aracın ön kısmının ağır hasarlı olduğunu gördüm.

    ustanın yanında çalışan 16 yaşındaki oğlu gece içip saat 3'te benim arabayı alıp trafiğe çıkıyor ve kırmızı ışıkta beklemekte olan bir araca arkadan sağlam vuruyor. vurduğu aracın sahibi de uzaktan tanıdığım biri.

    ustaya sordum ne olacak şimdi diye. dedi ki "büyük oğlanı 1 ay sonra evlendiriyorum, masrafım çok, senin arabanı yavaş yavaş yaptırırım, maddi durumum iyi olsaydı hemen yaptırırdım ama bana bir kaç ay zaman ver." diğer araç ne olacak diye sorduğumda "onu da kazayı yapan benim piç düşünsün" dedi.

    diğer aracın sahibine gittiğimde onun da aracının arka tarafının koltuklara kadar gömülü olduğunu gördüm. beni görünce sevindi "ben de seni arıyordum" dedi. kendisine vuran aracın bana ait olduğunu kazadan sonra anladığını, beni beklediğini, o yüzden avukatına dava açtırmadığını, tek derdinin bir an önce zararının karşılanarak arabasının tamir edilmesini istediğini söyledi. kaza tutanağını tutan polislere göre de benim araçla vuran çocuk 8 de 8 suçluymuş ve alkollüymüş.

    bu konuşmayı ustaya telefon edip anlattığımda, oğlunu evlatlıktan reddettiğini, dükkandan kovduğunu, sadece benim arabanın tamiri konusunda yardımcı olabileceğini, hurdacılardan benim parçaları araştırıp çıkma olarak takabileceğini söyledi.

    oradan avukat olan enişteme giderek olayları anlattım. bana ruhsat sahibi olduğum için birinci derece suçlunun ben olduğumu, karşı tarafın avukatının davayı kazandıktan sonra zararının tazmini için ister benden, ister kaza yapan çocuktan talep etme hakkı olduğunu, görünen duruma göre kaza yapan çocuğun mal varlığı ve düzenli bir geliri olmaması nedeniyle zararın benim tarafımdan ödenmesinin isteneceğini, ben bütün ödemeyi yaptıktan sonra kaza yapan çocuğa rücu davası açacağımı, eğer bir gün malı mülkü yada düzenli bir geliri olursa ödediğim parayı ondan talep edeceğimi söyledi.

    sonuçta karşı taraf dava açtı ve mahkemeye ben de davalı olarak çıktım. durumu aynen anlattım. hakim bana aracı kazadan önce bıraktığıma dair belge olup olmadığını sordu. ben de yok dedim. sonraki duruşmaya dükkan sahibini çağırdı. ona aracı akşamüstü sen mi teslim aldın dedi. usta teslim almadığını, kaza günü aracı hiç görmediğini, benim barda oğluyla içtiğimi, bar çıkışı oğluna aracın anahtarlarını vererek "al arabayı sabah dükkana götür baban tamir etsin" diyerek kendim verdiğimi falan söyledi. o gün ilk defa duruşmaya gelen oğlu da aynı şeyleri söyledi. hakim bana aracı dediğim gibi akşamüstü dükkana bıraktığıma dair dükkanın yakınındaki işyerlerinden şahit bulursam dinletmek için sonraki duruşmaya getirebileceğimi söyleyip davayı ileri tarihe erteledi.

    aracı teslim ettiğim gün bize çay getiren çaycıdan tut, yan dükkanlardaki tanıdık o kadar esnafın şahitlik yapmaları teklifime bir tanesinin bile olumlu yanıt vermemesi beni çok üzdü. sonuçta davayı kaybettim.

    dava sürecinde arabamı dörtte bir fiyatına kaportacıya sattım. aldığım parayı da karşı tarafın masrafları için ödedim. yani kısacası arada benim araba kaynadı gitti.

    avukatım olan eniştem "dua et bir insana vurup öldürmemiş, eğer ailesine çalışarak bakmakta olan birine çarparak öldürseydi o zaman çok daha ağır bedeller öderdin" dedi.

    başka bir olayda da tanıdığım biri, en yakın arkadaşına gelin arabası olarak kullanılması için aracını vermişti. düğün alayı giderken aracın önüne bir çocuk atlıyor, amacı içine para konan zarf almak ve kaza oluyor. çocuğu hemen hastaneye yetiştiriyorlar ama ertesi gün çocuk ölüyor. bu aracın sahibi de yargılandı. ayrıca ölen çocuğun ailesi batmanlı olduğu için bazı aracılık yapan kişiler şikayetin geri alınması için kan parası talep ettiler ve biraz da tehdit ettiler. kazayı yapan sürücünün maddi imkanları yeterli olmadığı için kan parasını da araç sahibi olan tanıdığım ödemek durumunda kaldı.

    birisi sizden aracınızı istediği zaman, ne yapacağınızı şimdi bir daha düşünün.
    Paylaşın dostlarınız mağdur olmasın..(Alıntı yapılmıştır)
    sakın zaman verme kelege gelebilirsin öylece olayı yumuşatacak bu sanayici tayfa uyanıktır kurnazdır kanma
  • 24-05-2023, 13:50:52
    #14
    Kişisel Rütbe
    OguzhanGURCU adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun silah ve araba kimseye emanet edilmez bunu bir kez daha anladım
    tamirciyede mi güvenmicez
  • 24-05-2023, 13:51:34
    #15
    🔥%100 WP Optimizasyon🔥
    GreedMedya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Baya ufak bir kazaymış ustam
    DenqeSiz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun
    enesdrip adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2023 tyt türkçe paragraf sorusu
    UCDigital adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Wow
    OguzhanGURCU adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun silah ve araba kimseye emanet edilmez bunu bir kez daha anladım
    yunusemrefindik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Geçmiş olsun hocam
    mhls adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    yıllar önce bu forumda paylaşılan bir hikaye ve o konuda şu tarz bir yorum vardı.
    "Facebook gruplarında arabasını kimseye vermek istemeyen dayı." bu tarz bir şey aklımda kalmıştı.
    Arabasını vermek istemeyen dayı ekstra olarak Siğorta da yapmamış olacak ki karşı tarafın zararını da Siğorta ödememiş. (alkollü kazalarda Siğorta karşılıyor mu onu bilmiyorum)
  • 24-05-2023, 13:51:35
    #16
    Sanayi de arabanın başından ayrılmam sonra neden ayrılmıyorsun diyorlar
  • 24-05-2023, 13:52:09
    #17
    Babam da oto tamircisiydi. Yıllarca çok lüks araçları tamir etti. Dükkanda araçlar çalınmasın diye kendi arabasını dükkana kilitleyip müşteri aracı ile eve gelirdi. Müşteri aracıyla geldiğinde evden dışarı çıkıp hiç bir yere gitmezdik. İş ahlakı ne yazık ki herkeste yok. Olay kimin başına geldiyse geçmiş olsun çok vahim bir durum. Araç takip sistemi kullanmış olsaydı belki üstesinden gelirdi. O yüzden şahsi araçlarda da araç takip veya apple air tag olmasını destekliyorum.
  • 24-05-2023, 13:52:30
    #18
    Aklım almadı bu adaleti.