• 11-04-2023, 10:10:56
    #82
    osmanlitorunu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adamlar o kadar nasipsiz bir topluluk ki ülke yararına yapılan bir şeye bile sevinmek nasip olmuyor . Allah yardımcıları olsun ne diyeyim...

    Gemi yapılmış bambaşka bir alan , adam bununla alakası olmayan patates soğan edebiyatı yapıyor. Ayağınız ağrıyınca yemek yemeyi bırakıyor , günlerce ayağınızın ağrısının geçmesini mi bekliyorsunuz yemek yemek için? Birde gelip vergi edebiyatı yapanlar oluyor. Belki de bir kaç defa hastaneye gitse veya bir defa ameliyat edilse yıllık vergisinden fazla işlemi ücretsiz yaptırmayacak gibi.
    Sizin vergileriniz sizin cenahın icraatlarında kullanılıyor. Mesela İzmirde verilen Tarkan, Gülşen konserleri gibi... Hemen bu icraatlara vergilerinden pay biçiyorlar Gidin onlara hesap sorun vergilerinizi...

    Benim verginin birazı şuna gitmiş mesela Her Konyaya gidişimde kullanıyorum. Bu güzergahtan Konya'ya ilk 99 da gittim. Fotoğrafın en ilerisindeki çukurda dere var o dereden karşıya geçip köprüyle aynı yükseklikteki yola çıkmak en az 40-45 dakika sürüyordu. Sürekli virajlara girmekten içimiz dışımıza çıkıyordu. Şimdi 2-3 dakika (Eğiste Viyadüğü)

    Yetmiyor benim vergilerden biraz daha harcayıp bu viyadüğün olduğu aynı yerde birde şunu yapmışlar (Bağbaşı Barajı) Buradan Mavi Tünel projesiyle Konya'ya sulama ve içme suyu veriliyor.



    Bizim köye biraz daha yaklaşıyoruz bizim vergiler biraz daha harcanıp hem elektrik üretimi için yukardaki baraja su tutması için bir baraj daha yapılıyor. (Afşar Barajı)



    İlerden bir yerden bizim köye dönülüyor, dönmez de düz devam ederseniz Alanyaya giden yolda açılmış tünelleri görürsünüz. Kaldıysa vergilerimden bir miktarda oraya aktarmışlardır.
    Zaten iyi ki bir vergi veriyorlar yoksa varya hayatta bu kadar şey yapılamazdı

    Bu devlet kurulduğundan beri halk vergi ödüyor. Yoksa Tayyip Erdoğan öncesi vergi ödenmiyor muydu ?? Nereye gidiyordu o vergiler neden hiç bunlar araştırılmaz !

    Şimdi en azından verilen verginin nereye gittiğini herkes görüyor.
  • 11-04-2023, 10:41:44
    #83
    Türkiye’ nin tek bir sorunu var.
    Cevabı önceki 9 sayfada bulabilirsiniz.
  • 11-04-2023, 11:14:34
    #84
    Arkadaşlar bu konudaki adamlara bir şeyleri açıklayarak fikirlerini değiştirebileceğinizi mi zannediyorsunuz? Sizce sizin yazdıklarınızı bu adamlar bilmiyor mu? Uzun uzun açıklamışsınız birde, basın engeli geçin kendi aralarında konuşup dursunlar niyetleri belli.
  • 11-04-2023, 11:28:39
    #85
    Baris13 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Muhalefetin ve muhalif kesimin en büyük hatası, şimdi göz önüne çıkmaya başladı.

    Güzel bir propaganda süreci işletiyordu muhalefet, muhaliflerde o şekildeydi.

    Oylarda ki yükselmeyi görüyordum, Ak Parti destekçisi, MHP destekçisi, milliyetçiler, islamcılar bir tweet atmaya '' mahalle baskısından '' dolayı çekiniyordu. Yani Ak parti taraftarıyım dedin mi, çok tepki alacaksın diye bir çok insan dolaylı yoldan savunduğunu belli ediyordu.

    Muhalefetin dili son 3 ayda çok değişti, haliyle muhalif kesimde bu yanlış propaganda oyununa dahil oldu. Başladılar '' asacağız, keseceğiz, yargılayacağız, onu durdurup bunu kapatacağız, hapise atacağız, yok onu getiricez bunu götürücez'' diye bir çalışmaya.

    Çok yakın parti içi dostlarım var, onlarında şaşırdığını söyleyebilirim bu olaylara.

    Hepiniz biliyorsunuz ki son 3 ayda bir anda bu moda oldu '' hele bi düşün iktidardan bak size ne yapıcaz, yok babalarınızı dövücez, yok evlerinizi yıkıcaz, fabrikalarınızı kapatıcaz ''

    Bunun da etkisi insan psikolojisinde tam tersidir. Bu sefer hükümet tarafı ve iktidar destekçileri, o mahalle baskısı veya çok fazla fikrini belli etme taraftarı olmayan insanlar şuna dönüştü '' Yedirmeyiz '' .

    Yedirmeyiz demek savunma yapmaktır, savunma pozisyonuna geçmiş insanlar tüm gücünü ve mentalitesini buna ayırır. Muhalif, bir anda sessiz kalan milyonlarca insanı uyandırdı.

    Ortada bir seçmen kitlesi var her zaman. Kararsız diyoruz biz bunlara. Şuan kararsızlar bu söylemlerden rahatsız olduğu için gördükleri bir iki güzel gelişmeye hükümete desteğe başladı.

    Yani şöyle özetleyeceğim

    Bir kişiye, oluşuma yüklenmenin dozunu kaçırırsan '' çok fazla yüklenmekten bahsetmiyorum '' o yüklenirken, eleştirirken o dozajı kaçırıp aşırıya kaçtığında örnek veriyorum 10 tane hatasını eleştirirken ama nasıl eleştiri yapacağını bilmeden ve sanki iktidara geçmiş gibi , bu sefer ortada kalan insan, o tarafın 1 doğrusunu gördüğünde '' bak bunu yaptılar '' diye sana söyler. Sen bir de üstüne o 1 tane yaptığı doğruyu da eleştirirsen, o kararsız adam gider senin tam karşında durur.

    Bu bizim insanımızın malesef insan psikolojisinden yoksun, PR çalışmaları nasıl yapılır, bir insan değil bir toplum nasıl etkilenir, manipüle nasıl yapılır bilmediğinden kaynaklanıyor.

    Şimdi sen 2 senedir yürürttüğün muhalifliğini çok iyi seviyede yükseltmeye başlamışken, daha başa geçmeden ''asacağız, keseceğiz, kapatacağız'' diyip farkında olmadan karşı tarafı uyandırdığın için, karşı uyanan tarafın da verilerine gelip yine buralarda hakaret ettiğin için, kaçınılmaz sonu yaşayacaksın.

    Muhalefetin acilen insan-toplum etkisi üzerine araştırmalar yapan, manipüle sanatlarını ve insan psikolojisini yalayıp yutmuş danışmanlarla çalışması gerekiyor. Şuan olaylar bu düzeyde kafa kafaya geldi. İki tarafında sesi çıkıyor. Ama unutulmaması gereken bir taraf var. İktidar daha reklam çalışmalarına başlamadı.

    Tv lerde, afişlerde, şehirlerinizde her yerde muhalefet reklamlarını, afişlerini görebilirsiniz. Miting yapmaya çoktan başladılar, şehir şehir geziyorlar. Bu çalışmalara rağmen, şuan uyuyan kesimi uyandırdıkları için sesler aynı düzeyde çıkıyor.

    Bunun üzerine bir de iktidar tarafının seçim çalışmalarına başladığını bir düşünün.

    Daha adım atmamış tarafa karşı, 2 senedir yürüttüğünüz başarılı muhalefet son 2-3 ayda ki bu garip söyleminizden dolayı büyük sekteye uğradı. İktidar adım atmaya başladığında ne olacak göreceğiz.

    İşin şaşırdığım kısmı, bu açıklamalar bu söylemler onlarca kişi ile planlanıp halka o şekilde aktarılıyor. Bir kişi çıkıp text yazıp okutmuyor genel başkanlara. Onlarca danışman var, hepsi mi sizin düşmanınız anlamadım, bir diğer yanı da hepsi düşmanınız olsa ve size bu textleri verse de sizlerde hiç mi düşünce yok '' bu yazılar insanları etkiler '' diye düşünmüyor musunuz ? Garip geliyor, çok acemice davranışlar. Kendi kuyunuzu kendiniz kazıyorsunuz.
    Bu bi kültür meselesi, etki-tepki meselesi, düşüncelerini ve gözlemlerini çok doğru buluyorum.
    Zaten akp'nin de iktidara gelmesin de en büyük etkenlerden birisi; 28 şubat olaylarında halka yapılan, analarımıza, bacılarımıza yapılan, cuma namazı kılan gençlerimize yapılan, oğlunun yemin törenini izleyemeyen anaya yapılan, okulunda birinci olan kızcağıza yapılan zulümlerdi.
    Şimdi daha iktidar olmadan bu şekilde konuşanlar kim bilir iktidar olurlarsa daha neler yapabilecekler, insanlar bunu yaşadılar ve biliyorlar, toplumun çoğunluğu bu olayların tekrarlanmasından korkuyorlar.

    Muhalefet içindeki belli bi kesim Anadoludan %100 kopuk, Anadoludaki Türk-İslam, Kürt-İslam kültürünün ne olduğundan bi haber, sadece saldırıyor ama bunun oluşturduğu korkuyu ve tepkiyi anlayamıyorlar.
    Metinlerin bi kısmını hazırlayanlar Türkiye vatandaşı bile değil.
    Şuna buna özgürlük diye bağıranlar, en önemli konu olan inanç özgürlüğünde, insanları inançları, görünüşleri, konuşmalarından dolayı küçümsüyor, hor görüyor, yolda saldırıyor, ülkeden kovuyor, tehdit ediyor ve daha bi çok şey yapıyor.
    Anlayamadıkları konu bu ülke de Fetö bu kadar yer bulabildiyse insanların İslam'a olan saygılarını ve sevgilerini kullandığı için.

    Hani William Shakespeare diyor ya;
    Bizi yaralarsanız kanamaz mıyız?
    Bizi gıdıklarsanız gülmez miyiz?
    Bizi zehirlerseniz ölmez miyiz?
    Ve bize zulüm ederseniz, intikam almaz mıyız?

    Bu noktada bi sefer daha Oktay Sinanoğlu'nun ne kadar haklı olduğunu görüyorum.
  • 11-04-2023, 11:50:18
    #86
    OzerSengezer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu bi kültür meselesi, etki-tepki meselesi, düşüncelerini ve gözlemlerini çok doğru buluyorum.
    Zaten akp'nin de iktidara gelmesin de en büyük etkenlerden birisi; 28 şubat olaylarında halka yapılan, analarımıza, bacılarımıza yapılan, cuma namazı kılan gençlerimize yapılan, oğlunun yemin törenini izleyemeyen anaya yapılan, okulunda birinci olan kızcağıza yapılan zulümlerdi.
    Şimdi daha iktidar olmadan bu şekilde konuşanlar kim bilir iktidar olurlarsa daha neler yapabilecekler, insanlar bunu yaşadılar ve biliyorlar, toplumun çoğunluğu bu olayların tekrarlanmasından korkuyorlar.

    Muhalefet içindeki belli bi kesim Anadoludan %100 kopuk, Anadoludaki Türk-İslam, Kürt-İslam kültürünün ne olduğundan bi haber, sadece saldırıyor ama bunun oluşturduğu korkuyu ve tepkiyi anlayamıyorlar.
    Metinlerin bi kısmını hazırlayanlar Türkiye vatandaşı bile değil.
    Şuna buna özgürlük diye bağıranlar, en önemli konu olan inanç özgürlüğünde, insanları inançları, görünüşleri, konuşmalarından dolayı küçümsüyor, hor görüyor, yolda saldırıyor, ülkeden kovuyor, tehdit ediyor ve daha bi çok şey yapıyor.
    Anlayamadıkları konu bu ülke de Fetö bu kadar yer bulabildiyse insanların İslam'a olan saygılarını ve sevgilerini kullandığı için.

    Hani William Shakespeare diyor ya;
    Bizi yaralarsanız kanamaz mıyız?
    Bizi gıdıklarsanız gülmez miyiz?
    Bizi zehirlerseniz ölmez miyiz?
    Ve bize zulüm ederseniz, intikam almaz mıyız?

    Bu noktada bi sefer daha Oktay Sinanoğlu'nun ne kadar haklı olduğunu görüyorum.
    Kesinlikle katılıyorum. Özellikle değindiğiniz '' Metinlerin bi kısmını hazırlayanlar Türkiye vatandaşı bile değil. '' cümlesi bende unuttuğum ama sizin sözünüzle hatırladığım, Muhalefetin yurtdışından aldığı danışmanlık hizmetini hatırlattı.

    Dediğiniz nokta çok önemli, bu ülkenin Kültür dengesini kavrayamayan kişiler bu söylemleri ortaya çıkardıklarında kendilerine inanılmaz zarar veriyor. Kaldı ki zarar vermesi taraftarıyım, hatalı yapılan her adım etki-tepki sonucunu görsün.

    Sen gelip Kürt vatandaşlarımızın tamamı HDP'ye oy verecek zannedip, kültürün ve islamiyetin, zamanında yapılanların, bu ülkede yaşananların üstünü çizip ona göre bir propaganda hazırlarsan, özellikle sert ve keskin bir dille bunu yaparsan, bu söyleminizden etkilenen Kürt vatandaşı senin ittifakına değil diğer ittifaklara kayar.

    Çünkü gözlemlediğim, Denge politikası oluşmamış olması. Denge politikasından kastım nedir ? Burada partilerin hatalarını veya doğrularını konuşmayacağım tabii ki fakat bir kaç ay önce '' başörtüsü sorununu bitireceğim diyerek İslami değerler üzerinden çalışma yaparken, bugün seccadenin üzerine bastığınız zaman '' bu bir dengesizlik oluyor. Seccadenin üstüne bilerek veya bilmeyerek basılmış olabilir konu bu değil, sadece ortaya bir dengesizlik çıkarabilecek tek bir durum vardı ve o durum başlarına geldi.

    İktidarı çok ciddi savunan kesim için '' Seni yalnızlığa terk etmeyeceğiz'' sloganının çok meşhur olduğu şu dönemde, siz eğer gidip ağaca ip asarak ''idamı'' çağrıştırırsanız, bunu bilen ve gören halk karşınızda hiç durmayacağı kadar sert duracaktır. Yine bir talihsizlik diyebiliriz, o asılan ipin anlamı o olmayabilir fakat o anlama evrilecek şekilde bir ip olduğu için, bu ihtimalleri hiç göz önünde bulundurmadan yapılan çalışmanın yine hatalı olarak geri dönüşü. Yani farklı anlamlara çekilebilecek hamleler yapmaktan uzak duracaksın ama gördüğüm her adımda muhalefet bunu yapıyor. Nisan ayı anketlerinde çok büyük düşüşler bekliyorum muhalefet için.

    Bir başka olaya gelelim, deprem sonrası ilan edilen yasla birlikte Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yaptı '' Mitinglerde şarkılar olmayacak, acımızı yaşayacağız, bunu da deprem etkisi geçene kadar yapmayacağız tek amacımız şuan felakete odaklanmak başka düşündüğümüz bir durum yok'' dedi.

    Sen git, muhalefet hemen bu söylemin akabinde reklamında şu sözleri geçirdi '' En güzel ŞARKILARINI BAĞIRA ÇAĞIRA SÖYLEYEBİLEN ''

    Şimdi bir taraf '' şarkı olmasın acımız var '' derken diğer taraf '' şarkıları bağıra çağıra söyleyin '' diye bir metin kullanıyorsa reklamda, depremden sonra. Bunlar artık tesadüf değilde, bilerek hazırlanan metinler gibi geliyor. Bu metinleri kimler hazırlıyor, dediğiniz gibi Türk olmayan danışmanlar.

    Sen şimdi bu sinir uçlarına, yanlış dokunuşlar yaparsan ve bu propaganda döneminde ki dilini böylesin yanlış değiştirirsen sonunu kendin hazırlamış oluyorsun.

    Bu insan ve parti görüşleri arasında ki dengeyi kuramazsan, kültüre ve geçmişe karşı adımlar izlersen, sonu hezimet olur. Olacakta.

    Çünkü göz göre göre bu kadar talihsizliklerin hepsi mi tesadüf olabilir diye düşünecek insanlar.
  • 11-04-2023, 12:10:53
    #87
    Seviyorum bu tarz konuların açılmasını. Her konuda 10-15 kişi engelliyorum. Teşekkür ederim.
  • 11-04-2023, 12:17:20
    #88
    Yönetimden ricamdır;

    "Hızlı Kişi Engelleme" butonu devreye girmesi lazım. Diğer türlü cidden çok zor oluyor.....
  • 11-04-2023, 12:50:34
    #89
    Arkadaşlarım, değerli hocalarım.

    Bir düşünün lütfen : (Herkes birbirini engellerse ticaret nasıl devam eder. Belki almayı arzu ettiğiniz ve de uygun bulduğunuz bir ürün o an engellediğiniz kişidedir.)

    İnanın bana burada kimi engellerseniz engelleyin sadece ve sadece engelleyenler kaybedeceklerdir. Çünkü başka çareniz yok değerli arkadaşlar. Onun da ötesinde sadece okuyupta geçebilirsiniz. İleri bir durum (Argo, küfür vb. olursa zaten değerli Moderatör arkadaşlar ilgileneceklerdir. Sizin şahsi bir durum uygulamanız sadece size ve de çalışma durumunuza zarar verir. Lüzum yok bu tür den durumlara arkadaşlar.)

    Düşünsenize :

    İpek Yolu dahilinde tüccarlar birbirlerini kesip biçse idi bu devran nasıl dönerdi? Rica edicem.
  • 11-04-2023, 13:29:05
    #90
    Yapanların, edenlerin ellerine sağlık.

    Ekonomi kötü, soğan pahalı kabul ediyorum Ekonomi iyi diyen zaten eşektir...

    Büyük atılımlar için bazı fedakarlıklar gerekiyor, En basit örnek Fatih Sultan Mehmet Zamanında çok büyük ekonomik dar boğaz oluşmuş devalivasyon olmuştur. Şimdi Sultan Fatih Ekonomi bozuk diye İstanbul'a yürümeseydi belki de yüz yıllarca alınamaycaktı İstanbul..