Üstat resmen duygularıma tercüman olmuşsunuz. Tümüyle aynı düşüncedeyim. Kimse kimsenin dinine karışamaz fakat müslüman müslümana karışmalıdır. Bu her müslümanın görevidir. Uyarmalıdır, hatırlatmalıdır, ikaz etmelidir ve
karışmalıdır. "Dinde zorlama yoktur" (
Bakara Suresi - 256 . Ayet ) kastedilen iman meselesidir. Şayet müslümanım diyorsan müslüman gibi yaşamak zorundasın. Dinin gereklerini yerine getirmeyip "Dinde zorlama yoktur" ayetini kendi menfaatince yorumlayıp bunun kisvesi altında sorumluluklarından kimse kaçamaz ve
kurtulamaz. Ramazan-ı Şerif bizleri doğru yola iletsin inşAllah. Selametle.
Bu söylediğiniz faşizmin pratikte uygulama alanıdır.
Diyorsun ki islam birdir, kimsenin islamı kendisinin yorumlama hakkı yoktur, herkes benim inandığım islam yorumuna inanmak zorundadır.
Benim inandığım islam yorumunu yaşamayanı uyarırım, rahatsız ederim yola sokmak için uğraşırım.
Tüm faşist ideolojiler bunun üzerine kuruludur ve derler ki ben en doğruyum, başka doğrular olamaz, herkes benim doğrumu yaşamak zorundadır.
Birilerinin dinin sahibi, allahın askeri gibi başkalarını zorlamasının savunulacak hiç bir tarafı yoktur.
Afganistan'da da Taliban müslüman gibi yaşamak zorundasın diye kadınların ses çıkaran ayakkabı giymesini yasaklıyor.
Işid de müslüman gibi yaşamak zorundasın diye cihat edip ele geçirdiği yerdeki kadınları köleleştiriyor.
İslamı kendi tekeline alıp, herkes benim inandığım islam yorumunu yaşayacak demek DİNDE ZORLAMANIN en bariz örneğidir.