Hocam Aşk Fedakarlık İster Bir kişi cinsiyeti farketmeksizin sevdiği kişiden ne kadar zorlu durumlar olsada vazgeçemez. Vazgeçiyorsa buna aşk denmez yani uzun lafın kısası seven insan ne olursa olsun ve sizin kız arkadaşınızın bahanesi gibi ufak şeyler için ayrılamayı istemez. Bunun için bir çaba birşeyleri göz önüne almak gerekir. Eğer kişi sizin için hiçbir çaba sarf etmiyorsa ve böyle bahaneler üretip gitmek istiyorsa sizi üzmek istemem ama sıkılmıştır sizden.
Kendimden örnek verirsem ayda bir kere belki 2-3 dakika yanında olduğum biri var en Ufak fırsatta yan yana geliyoruz ailesinin hiçbir şeyden haberi yok ve ailesinin haberi olursa bu onun için çok büyük risk ama yine de bunca zorlukları bahane edip birbirimizden ayrılmayı düşünmedik. Çünkü seven insan ne olursa olsun sevdiğinden vazgeçemez
Sevgilimden ayrıldım...
50
●2.846
- 04-03-2023, 16:34:41Bu tür olaylar sadece bir bahane. Çünkü ayrılık çözüm değildir ki seviyorsa zaten ayrılamaz ayrılığı çözüm olarak göremez. Tamam sıkıntılar olmuş olabilir sorunlar çıkabilir ki çıkacakta neden bunların çözümü ayrılık ? E Hani seviyordun ? Sizin anlattığımız gibi sorun aile ise hocam gelip sizden ayrılacağına işte canım bak böyle böyle sorunlar var veya oldu eskisi gibi buluşamayız sık görüşemeyiz biraz sabır etmemiz gerekecek haberin olsun der olur biter. Çözüm basit aslında.. Bahane hocam bahane 🙂
- 04-03-2023, 20:06:40Kimse kimseyi mutlu etmez. Birileri bir şey yapar ve biz mutlu oluruz. Kimse kimseyi mutsuz da etmez. Yine, birileri bir şey yapar ve biz mutsuz oluruz. Bizi mutlu ve mutsuz eden davranışlara karşı çaresiz olduğumuz hissi, çocukluk çaresizliğimizden kalmadır, gerçek değildir. Kendim dışında hiç kimsenin ne zaman nasıl davranacağını bilemem, kestiremem. Ama mesela sigara içilen bir ortamda, rahatsız oluyorsam şayet, kalkıp yer değiştirebilirim. Yer değiştiremeyeceğim bir ortamdaysam, nasıl olup da bana zarar verdiği halde yer değiştiremeyeceğim bir ortama kendimi nasıl soktuğumu sorgulamam gerekir. Yer değiştirmeyip sigara içenlere kızmak; işte, bu, sağlıksız bir davranıştır.
Çok temkinli bir şoför olan babam "Trafiğe çıktığınızda herkesi deli kabul edin. Her şoför her an her şeyi yapabilir diye düşünün," der. Bu, aslında, trafik kadar hayat için de geçerli bir görüş. Hayatta herkes her an her şeyi yapabilir, ve kimin ne yapabileceği benim kontrolüm, iradem dışındadır; bana düşen, benim sorumluluğumda olan, kim ne yaparsa yapsın orada benim ne yapacağım olur. Örneğin bana kötü davranan sevgilimi/eşimi değiştiremem -ve nitekim herhangi birini değiştirmeyi de zaten düşünmemem gerekir-; ama bana kötü davranan sevgilimle/eşimle ilişkimi bitirebilirim. Bize bitirme özgürlüğü tanınmayan ilişki gerçek bir ilişki değildir. Buna, anne babamızla ilişkimiz de dahil.
Hayatta herkes her an her şeyi yapabilir. Beni çok sevdiğine inandığım kocam, otuz yıldan sonra bir gün gelebilir ve "Bir başkasını seviyorum. İki çocuğumuz da bunca yıllık geçmişimiz de artık umurumda değil," diyebilir. Eşimiz, çocuğumuz, dostumuz ölebilir, kaybolabilir, bizimle ilişkisini bitirebilir. Şu an sahip olduğumuz her şeyi ama her şeyi her an kaybedebiliriz.
Erich Fromm, insanın kendisini sahip olduğu şeylerle tanımladığını söyler. Bir eşe, çocuklara sahip olmak, diplomaya sahip olmak, işe sahip olmak, bir insana kim olduğu sorusu sorulduğunda kişinin kendisini tanıtmak için anlattığı şeylerdir; halbuki, Fromm'un da vurguladığı gibi, bunlar kim olduğumuza değil, neye sahip olduğumuza dairdir ve gerçekte bizi tanımlamaz.
Gerçek anlamda sahip olduğumuz tek şey, kendimizdir. Hayatta hiç kimse yoktur ki onunla kurduğumuz ilişki kendimizle kurduğumuz ilişkiden değerli olabilsin. Kendi yalnızlığını sağlıklı şekilde kuramayan kimsenin, bir başkasıyla sağlıklı bir ilişki kuramayacağı gerçeği de aynı sebepten. Yalnızlığımız değerlidir; bir başkasını da hayatımıza, yalnızlığımızdan değerli olduğu ölçüde ve hak ettiği sınırlar dahilinde alabiliriz. Kendimizi değerli görmediğimiz sürece bir başkasıyla ilişkimiz de sağlıklı koşullar altında ilerleyemez. Muhatabımız kendisini değerli görmediğinde de bu bize ciddi bir sorun olarak yansıyacaktır; kendisiyle barışık olmayan kişiyi, ne yaparsanız yapın memnun edemezsiniz. Kendimize hep hatırlatmamız, çocuğumuza öğretmemiz gereken şey şu: Dünyada, öldüğünde yahut bir şekilde kaybettiğimizde varlığımızı idame ettiremeyeceğimiz kimse yoktur; kendimiz hariç. Kendimiz dışında kimseye ihtiyacımız gerçek bir ihtiyaç değil. Herhangi biriyle ilişkimizi kendimizden, kendi iyiliğimizden değerli tutmak, oldukça sağlıksız bir tutum. Önce ve önce kendimiz iyi olmalı, kendimiz bize zarar veren kişi ve davranışlardan kendimizi korumanın yollarını bulmalı, geliştirmeliyiz. Bu bazılarına ilk bakışta bencillik gibi görünse de, kendimizi öncelemediğimiz, kendimiz iyi ve mutlu olmadığımız sürece bir başkasına faydalı olabilmemiz zaten söz konusu değil.