Kimse sormadan ben söyleyeyim, Türkiye'den ayrılma nedenim. Herhangi bir terör örgütüne üyelik, sempati vs gibi bir neden değil. Ben o it için bu hain CIA köpeği derken, o zaman çevremde bir çok kişi bana "Dinsiz" diyordu. Hakkım onlara haram olsun. Adını burada anmak istemediğim diğer bir köpek sürüsüne karşı savaşmış ve madalya almış birisiyim.
Kendimi ATATÜRK sevdalısı, vatanına ve milletine aşık birisi olarak tanımlarım. Zaten başıma ne geldiyse, işte bu yüzden geldi!
Benim için Türk, Türkiye ve Atatürk vardır. Ha birde Fenerbahçe ❤️
Millet olarak zor zamanlardan geçtiğimiz şu günlerde, aslında tamda zamanı diyerek bu konuya değinmek istedim. Öncelikle depremde hayatını kaybedenlerin yakınlarına sabır, kaybettiğimiz tüm canlarımız için Allah'tan rahmet diliyorum. Ölü sayısı 1999 depremini geçti ama görünen o ki biz 1999 depreminin de gerisindeyiz.
İki yıl önce Sırbistan'da yaşamaya karar verdim ve buraya taşındım, açıkçası Sırbistan hakkında sahip olduğum tek bilgi tv'de gördüklerimden ibaretti. Bosna savaşı ve ardından Kosova savaşı, bize televizyonlarda oldukça kötü bir Sırp profili çiziyordu. "Sırplar bize düşman" Ne yalan söyleyeyim, bende tam olarak işte bu yüzden buraya yerleştim. Yaşanan şu son depremde beni haklı çıkardı, ben ülkemde yaşadığım haksızlıklara isyan ederek "Bana ülkemin yaptığı zulmü, Sırplar yapmaz! Yaparlarsa da ....... nede olsa Sırp'tır, hiç olmazsa zoruma gitmez dedim ve buraya geldim.
İlk on günü, her gün Belgrad'da ki Türk büyükelçiliğinin karşısında ki parkta oturup. Bayrağımıza bakarak "ALLAHIM BENİ BAYRAKSIZ BIRAKMA" diye ağlayarak ve dua ederek geçirdim. 50 yaşımda, dilini bilmediğim. Hakkında hiçbir fikrim olmayan ve tanıdık kimsenin bulunmadığı bir ülkede, üstelik Sırbistan'dayım. Bosna ve Kosova savaşı sırasında tanıdığım, hakkında tek bildiğim bize düşman olan Sırbistan'da! İstanbul'da otelde kalırken, airbnb üzerinden bir ev kiralamış ve o eve gelmiştim. Ev sahibi bir Sırp, ismi Dragan. Daha güvenilir olması açısından airbnb üzerinden ve sadece 1 aylığına kiraladım, önce bir görmek istiyordum. Duruma göre süreyi uzatabilir yada başka bir ev bulabilirim diye düşündüm, ayrıca bir sorun yaşarsam en azından airbnb üzerinden şikayet ederim düşüncesiyle hareket ettim.
Dragan... Pasaport kontrolünde ki polis ve bindiğim takside ki Sırp'tan sonra tanıştığım üçüncü Sırp. Aslında dördüncü Sırp, çünkü; ben gün içinde geldim ve kendisi o an çalıştığı için beni kızı karşıladı. Açıkçası üniversite okuyan ve çat pat Türkçe konuşan, boş zamanlarında sadece Türk dizileri izleyen ve Türkiye hayranı olan bu pırıl pırıl genç kız beni biraz şaşırttı. Hiçte benim beklediğim Sırp profili değildi ama olsun, arada bir tane çıkar dedim. Bir hafta boyunca sadece elçiliğin karşısına gittiğim için, hafta sonu "Sen yalnızsın, evini biz temizleyelim" diyerek gelen Dragan ve eşi temas ettiğim dördüncü ve beşinci Sırp oluyordu. İşte ilk o zaman tanıştım Dragan'la, oldukça dost canlısı ve Türkleri çok seven bu adam beni çok şaşırttı. O an içimden "Demek ki kızı bu yüzden Türkiye'yi ve Türkleri çok seviyor, ailenden geliyor" diye düşündüm. Dragan ve eşi gelince, giriş katında oturduğum 26 daireli apartmanın neredeyse hepsi ile tanıştım. Giriş katında ki evim, adeta türbeye döndü. Her dakika elinde kahve, tatlı kısacası ne bulsa gelen bir komşum çaldı kapımı. Tek kelime Sırpça bilmiyorum ama neredeyse tüm bina çat pat Türkçe konuşuyordu, sormaya çekiniyordum ama içten içe bunlar kesin Boşnak ve Müslüman diye düşünüyordum.
Ta ki tanıştığım ilk Boşnak kardeşim beni dolandırmaya çalışana kadar... İlk ay; sokakta, kafede nerede bir Türk görsem peşine takılıyordum. Çok yalnızdım ve bana göre tek seçeneğim, bir kaç Türk yada Boşnak bulup tanışmaktı ama bu fikrin çok yanlış olduğunu anlamak o kadar uzun sürmedi. Kafede tanıştığım bir Türk, bana "Gurbette Türklerden uzak duracaksın" demişti! Kiminle tanışsam ilk fırsatta üç beş artık ne koparırsam derdindeydi. Üstelik bana o sözü söyleyen Türk, bir kaç ay sonra buradaki Türkleri çalıştırıp parasını vermediği için gazetelerdeydi!
Gerçekten ne yapacağımı şaşırmıştım, bizim bildiğimiz yalnızlığın tanımı çok yanlış yapılmış dedim. Evet, işte yalnızlık ve gurbet burasıydı. İki yıl oldu. Bir kaç Türk harici tüm arkadaşlarım Sırp. Bu arada bir Facebook Grubu oluşturdum ve burada ki Türk vatandaşlarına, elimden geldiğince hiç bir ücret talep etmeden yardımcı olmaya çalışıyorum. Sırbistan, Bosna Hersek, Bulgaristan, Makedonya ve Karadağ (Montenegro) hakkında yeterli bilgiye sahip olduğumu düşünüyorum. Ve ben bunun için en ağır bedeli ödedim, belki genç kardeşlerim bilmez ama bedeli en ağır olgu bilgidir! Bilginin bedeli her zaman maddiyat olmayabilir, bazen öğrendiğiniz bir şey hayatınızdan çok şey götürür. Gerçek gurbet, yaşadığınız ülkenin, yani vatanımızın sınırları bitince başlıyor.
Sırplar; Türkiye'yi ve Türkleri seven, Osmanlı imparatorluğunu işgalci olarak gören. Bugün ki Türkleri, geçmiş için suçlamanın mümkün olmadığını düşünen. Çoğunlukla Türkler bizim büyük abimiz diyen ve bir gün İstanbul'u görmeyi hayal eden. Sabah akşam Türk dizileri izleyen ve öğrendikleri kelimeleri kullanmak için sokakta Türk arayan. Geçen yüz yılda oldukça azalmasına rağmen, hâlâ Türk kültürüne sahip bir millet. Oldukça milliyetçi ama gerçekten bilinçli, körü körüne düşmanlık yapmıyorlar. Bir kaç kişi münferit olarak Türkleri sevmeyen Sırp ile karşılaştığını söyledi ama çok şükür ben daha hiç görmedim. Sırplar için düşman NATO ve ABD, bu iki kelimeyi duyunca derin bir sessizlik ve gözlerinde milliyetçiliği görüyoruz. Kosova konusunda Türkiye'ye bir öfke yok, tam aksine Türkiye büyük bir devlet ve kendi çıkarlarını korumak zorunda diyen bir çok Sırp gördüm. Hatta bu cümleyi Sırbistan Cumhurbaşkanı Vučić, burada televizyonlarda bile söyledi. Sırpların beni en çok utandıran davranışı, bunu yüzlerce Sırp sordu bana ve ben sadece sustum "SİZ BİR BİRİNİZE NEDEN BÖYLE YAPIYORSUNUZ?" Sizin sizden başka düşmanınız yok, Türkiye çok büyük bir ülke ve Türkler kadim bir millet. Bu cümleyi o kadar çok duydum ve o kadar çok sustum ki!
Bursa, Kocaeli ve İstanbul'u kıyaslamak büyük haksızlık olur, zaten İstanbul ancak ülkeler ile kıyaslanabilir. Sırbistan'ın tamamı, ancak bir Eskişehir, Kayseri gibi şehirler ile kıyaslanabilir. Zaten az bir sanayisi varmış, onuda NATO bombalamış. Üretim yok denecek kadar az, yeni yeni bir kaç fabrika açıldı ki bunların bir kaçı Türk firması. Tekstil ürünleri genellikle Türkiye'nin, bu arada burada hangi ürün olursa olsun ilk tercih Türk malı. Buna gerçekten çok şaşırdım, özellikle arayıp buluyorlar. Bizim ürünlerimizin, burada Alman ürünlerinden bile daha muteber olması beni mutlu ediyor. Sırplar inşaat konusunda 10 numara, neredeyse tamamı Avrupa'da çalışıyor. Bunların serbest giriş hakkı var, onun için Avrupa inşaat piyasası bunların elinde. İnanılmaz derecede kaliteli inşaat üretiyorlar, biz gerçekten inşaat yapmayı bilmiyoruz. Bize göre çok ama çok yavaş yapıyorlar ama 9 şiddetindeki bir depreme bile dayanır diye düşünüyorum. Yaşım nedeniyle iyi biliyorum, Sırbistan Türkiye'nin 1990 yıllarda ki hâli. Sonuçta burası son yüz yılda, her on senede bir savaş yaşadı ve bu yüzden çok geri kaldı. Ama şu an inanılmaz fırsatlar var ve biz kendi kısır döngümüz içinde kaybolduğumuz için buraya bir şey yapamıyoruz. Çin dünyanın öbür ucundan gelip, burada hakimiyet kurabiliyor. Üstelik Çin malları burada hiç sevilmiyor ama piyasa Çinlilerin eline geçmiş gibi. Çin'den ürün getirmek çok maliyetli olduğu için, Çinliler ucuz Türk mallarını getirip satıyor. Oysa Türkiye burada o kadar kolay bir şekilde hakimiyet kurabilir ki... Gerçekten çok yazık.
Balkanlarda danışmanlık hizmetleri sunduğunu söyleyen onlarca kişi var ama bir kaç kişi hariç, hepsi ***********. O bir kaç kişi hariç, kime gitseniz dolandırılırsınız. Özellikle Karadağ bu konuda en çok dikkat edilmesi gereken yer, açıkçası Karadağ'ın fırsatlar ülkesi olarak pazarlanması tamamen bir yalan ve ************** operasyonu. "Şunu hiç unutmayın, Sırbistan'ı almadan Karadağ'ın yada başka bir bölge ülkesinin AB üyesi olması mümkün değil" Ben bunu buraya gelmeden önce öngördüm ve onun için buraya geldim, neticede 2021 yılında Karadağ'ın alındığını açıklamak için toplanan AB liderleri adına Merkel işte bu cümleyi kurdu! Evet Karadağ'ın şu an birlik üyesi olması için gereken herşey tamam ve hazır ama burada Sırbistan'ı göz ardı etmek büyük hata. Avrupa Birliği burada yeni bir ateş yakmak istemeyecek, Sırbistan'ı dışlamak bölgeyi ateşe atmaktan başka bir şey değil. Bir ABD ve NATO projesi olan Kosova bağımsızlığı olmasa, zaten tüm ülkeler şu an birlik üyesi olmuştu. Sırbistan'ın Rusya yanlısı olması ve bölgenin en etkili devleti olması, ABD'nin bölgede ayak basacağı bir yer ihtiyacı doğurdu. Üsler kurmak ve bölgede hakimiyet kurmak için bir devlet ihtiyacı vardı, buna tam olarak kimse yanaşmadı ve onlarda kendi ihtiyaçları doğrultusunda bir devlet kurdular. Kosova bir devlet değil, tam olarak bir ABD üssü olarak hayata geçti. Açıkçası ben bu konuda Sırbistan'ı destekliyorum, biz nasıl kendi toprağımız da it sürüsünün (Burada kastedilen terör örgütüdür) bir devletçik kurmasına müsaade etmediysek. Onlar da kendi topraklarında bir devlet kurulmasına itiraz ediyorlar, bence hakları. Türkiye bunu Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne emsal teşkil eder diye destekliyor ama etmez! Etmez kardeşim, ABD'nin orada ki çıkarı ile burada ki çıkarı farklı.
Devam edecek...