6 Ağustos 1945 ve 9 Ağustos 1945 tarihlerinde Japonya'nın Hiroşima ve Nagasaki şehirlerinde iki atom bombası patladı. Yaklaşık 220.000 kişi öldü.
6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerinde 7,7 ve 7,6 şiddetinde iki deprem oldu. Şimdiye kadar 18.342 kişi öldü. Bu sayının belki 50.000 belki de 100.000'e çıkması çok olası.
Şehirleri yok olan Japonlar bir seçim yaptılar; pes etmediler ve ülkelerini yeniden inşa etmeyi seçtiler. Japonların güçlü aile yapısı, dayanışma ve iş kültürü, Japonya'nın dünyanın 3. büyük ekonomisi haline gelmesinde büyük rol oynadı.
Bugünlerde Türkiye'nin de bir yol ayrımında olduğunu düşünüyorum.
Artık bir seçim yapmak zorundayız. Türkiye'nin ahlaki yapısındaki çürüme insanların iş yapış şekillerini biçimlendirdi. Çürük ahlaklı insanlar çürük binalar inşa etti ve çürük ahlaklı insanlar bu çürük binalara iskan ruhsatı vererek her şeyden habersiz on binlerce masumunun ölümüne yol açtı.
Artık bir seçim yapmak zorundayız. Tercihlerimizde, iş yapış şeklimizde, iletişimimizde, bize maddi veya manevi zarar verse bile, ya ahlak çerçevesinde hareket edeceğiz ya da bedelini kan ve göz yaşıyla ödemeye devam edeceğiz.
En başta da iletişim dilimizi gözden geçirmeli ve kendimiz için bir iletişim ahlakı standardı geliştirmeliyiz. İletişimde kullandığımız kelimelerin muhatabımız tarafından anlaşılabilmesi ve muhatabımızı incitmemesi için gayret göstermeliyiz.
"Artık" bir seçim yapmak zorundayız!
Hocam karşılaştırmanızdaki iyi niyeti görüyorum ama Japon tarihini bilmediğimiz için böyle karşılaştırmalar yapıyoruz.
Japonya bir tercih yapmadı.
Japonya o tercihi o savaşa girmeden, atom bombalarını yemeden, savaşa kaybetmeden çok önce yapmıştı.
Japonlar tarih boyunca disiplinli, ahlaklı çalışkan bir milletti ve bu millet Meiji Dönemi denilen zamanda sahip olduğu disiplin ve çalışkanlıkla sanayi devrimini hızla gerçekleştirdi.
Biz mitsubishi'yi araba markası zannederiz.
Ama 2. dünya savaşında kamikazelerin amerikan gemilerine intihar saldırısı yaptığı, pearl harbour ı bombaladığı ZERO denilen uçaklar MITSHUBISHI A6M model uçaklardır.
Bu gün mitsubishi'nin Amerikan f35 ile yarışabilecek ayarda geliştirdiği x-2 isimli bir hayalet uçağı var.
Yani japonlar atom bombasını yemeden önce de çok disiplinli, çok çalışkan, çok üretken, bilim ve teknikte ilerlemiş, yetişmiş insan gücü olan bir ülkeydi.
Almanlar her zaman disiplinli, çalışkan, iş ahlakı yüksek, bilim ve teknikte gelişmiş, yetişmiş insan gücü olan bir ülkeydi.
Bu ülkeler bir karar verip bir politika izledikleri için 2. dünya savaşından sonra yeniden toparlanıp dünya devi olmadılar.
Bu ülkeler zaten dünya devi oldukları için kaynak açlıkları yüzünden 2. dünya savaşına girdiler.
Savaşı kaybedip yıkıldılar ama yetişmiş, disiplinli ve bilimde teknikte ileri insan gücü ile toparlanmaları çok uzun sürmedi.
Bu toparlanma yıkımdan sonra gelen bir şuurla olmadı, zaten ülkenin kültüründe yıkımdan önce olan şuurla gerçekleşti.
Bir de bize bak. 1999 depremini yaşamış ülkede bir kaç sene önce imar affı çıktı.
Forumda imar affı ile ilgili nasıl başvuruluyor, nasıl yapılıyor diye soru soran adamlar vardı.
Bu zihniyet devam ettiği sürece hiç bir yıkım hiç bir kayıp hiç bir felaket bizde bir şuur yaratamaz.