• 08-02-2023, 21:31:11
    #1


    Erzurum ve Sivas'ta ufak artçılar oldu. İki şehir de Kuzey Anadolu fay hattında.

    O fay hattı uyanmış olabilir mi uzmanlar tetikleyebilir dedi.

  • 08-02-2023, 21:33:20
    #2
    Ülkenin 3-4 metre batıya kaydığını düşünürsek herşey olabilir. Tetikte olmakta fayda var.
  • 08-02-2023, 21:33:40
    #3
    Deprem çok büyüktü hatta bölgenin 3 metre kaydığını söyleyenler bile var. O yüzden olabilir tabi en doğrusunu deprem uzmanları açıklar. Bizimki sadece mantık yürütme.
  • 08-02-2023, 21:36:04
    #4
    Ankara 1. Derece mi gözüküyor
  • 08-02-2023, 21:38:15
    #5
    backlinkmatik.com
    uzmanlar tam aksine tetikleyemez dediler. ancak bence bunu kaos yaratmamak için bilinçli diyor olabilirler.

    bunun yorumunu yapacak kadar jeoloji bilgim yok, umarım tetiklemez dedikleri gibi.

    şuan uzmanların belirttiği ve üzerinde hemfikir oldukları esas hatay depreminin ama yarın ama 50 yıl sonra olacağı bu 2 depremin son dalgası olarak
  • 08-02-2023, 21:41:02
    #6
    obisa adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ankara 1. Derece mi gözüküyor
    Resim bulanık Kırşehir yazıyor gibi o nokta
  • 08-02-2023, 22:14:19
    #7
    Üyeliği durduruldu
    İlk paylaştığın fay hattı görseli ile " Horus'un gözü " görselini yan yana koyup baktım da aşırı benziyorlar, neyse konu bu değil. Evet, teknik olarak diğer fay hatlarının neredeyse tamamını tetikleyebilir ama bu sadece bir ihtimalden ibaret. 2 farklı fayda deprem olması zaten aynı güne denk gelmesi hasebiyle tetiklemiş olduğunu gösteriyor, Kahramanmaraş 3 fay hattının kesiştiği bölgede, bölge halkı ve o bölgede inşaat yapanlar bunun farkında olmalı idi zaten, bu sürpriz bir şey değildi, beklenen bir şeydi. Neyse konumuz bu da değil, Ahmet Ercan idi sanırsam bir simülasyon da Hatay'da olabilecek bir depremin Sakarya tarafındaki fayı bile tetikleyebileceğinin hesabını yapmışlar, tabi hepsi birer ihtimal. Bir şeyin olmamasını dilemek o şeye asla çözüm değildir, elbet olacak ama zamanı belli değil sadece. Dağlık bölgeler özellikle birinci derece deprem bölgesidir, ülkemizde ise başka hiçbir ülkeden geçmeyen kadar farklı fay geçiyor çünkü 3 tarafı denizlerle çevrili, 3 kıtayı birleştiren ülkemin de altında 3 kıtayı birbirine çeken veya iten plakalar ile çevrili, Arap Levhası, Kuzey Anadolu Levhası, Kızıldeniz Levhası, Adana Levhası, Avrasya Levhası vs. vs. fay hattı dolu, diğer çoğu ülke bu plakaların ortasında yer aldığı için pek sorun yaşamıyorlar çok basit anlatımla, biz ise sürekli plakaların birbirini ittiği, çektiği, üstüne bindiği veya altına girdiği bölgede yaşıyoruz, dağların oluşumu da plakaların birbirini yeryüzüne doğru ittirmesi yüzünden, Japonya'dan sonra 2 numaralı deprem kuşağında bulunan ülkeyiz, Japonların bizden ekstra olarak Tsunami ihtimali de olduğu için bir tık daha riskli bir coğrafya ama bilimin ışığında hiçbir sorun yaşamıyorlar çünkü önlem alıyorlar. Ben İnşaat Teknisyeni ve Teknikeriyim, işimi yapmaktan hep korkmuşumdur ya projesinde bulunduğum bir yapı bu şekilde bir enkaza dönüşürse vicdanımı nasıl sustururum diye okuduğum bölümden soğudum.



    Bizim fayların boşaltacağı maksimum enerji birikimi 8 civarlarında hadi bilemedin 8.2 olsun daha fazlası yok, hadi zemine yakın diyelim, alttan vuran deprem çeşidi olduğunu var sayalım hissedileni yıkım gücünü vs. hesap ederek minimum 9 şiddetine dayanıklı yapılar yapmak zorundayız, zemin etüdü nedir bilmek zorundayız, her toprağın bir çeşidi var, daha önce dere yatağı olan yerlere veya ıslah edilen bataklıklara da yapı yapılabilir ama her işin bir raconu var, yüzlerce metrelik çelik kazıklar gevşek zemine çakılarak o zeminin dayanımı arttırılıyor ama bizim memlekette bu gibi teknik konuları pek uygulayan yok, azıcık zemini kazıp dök temeli, çık kolonları ve döşemeleri, birleştir kirişlerle, boşlukları un gibi tuğla veya daha iyi bir malzeme istiyorsa ytong gibi yalıtımlı malzeme ile doldur, kapı pencereler hoop bitti gitti. Nasıl olsa kimse betonun cinsini, kumun deniz kumu olup olmadığını, etriyeleri kaç cm aralıklarla ördüğünü, fi kaç demir kullandığını vs. sormuyor, dışarıdan bakıyor ee sıa güzel, boya güzel, pencereler plastik doğrama, kapılar çelik, ee tamam işte. Konuya dönecek olursak depremin tetiklenme ihtimalinin korkusu ile yaşamak yerine 9 şiddetinde deprem bile olsa istifini bozmadan kahveni yudumlayacak kadar rahat olabileceğin yapıları yapmak asıl mesele. Ülkemizdeki yapı stoğunda kimse güvende değil, herkes diken üzerinde, 1. derece deprem riski olan fay hattının üzerinde bulunan illerde bile karton gibi yapılar yapılmış, Hatay'da yıkımın bu kadar çok olmasının sebeplerinin en başında Amik Gölü'nün kurutulup o bölgeye imar verilip yapıların yapılması mesela. Gölcük depreminde de o İstanbul'un Gölcük'e yakın çoğu ilçesinde hiçbir şey olmazken teee Anadolu yakasına yakın yerde olan depremde Avrupa yakasının en uçlarında olan Avcılar bölgesinde yıkıma yol açtı, Anadolu yakasında bile o denli bir yıkım oluşmadı çünkü denizin doldurulduğu zemini çürük bölge, istediğin kadar c35 beton kullan, fi 18 demir ile malzeme çalmadan düzgün bir zeminüstü yapı yap, zemin kötü ise doğa ile mücadele edemezsin, gölün derenin elinden toprağını alamazsın, gün gelir o kurutulan dere bir sağanak yağmurda elinden alınan toprağı tekrar yutar. Evet deprem ülkenin kaderi ama depremden ölmek kader değil, tercih ve ihmaldir. Uzun olmuş be, millet üşenecek şimdi.
  • 08-02-2023, 22:15:47
    #8
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Tüm uzmanları neredeyse dinledim.

    Deprem bingöl erzincan arasında olabilir orada deprem bekleniyor.

    Tetikleyeceği yer ise hatay adana arası.

    Erzurum diye bir şey diyene rastlamadım ama erzurumda 4'den büyük bir deprem oldu bugün.
  • 08-02-2023, 22:24:58
    #9
    Son depremdeki fay hattının kırıldığı yollar