Çok çeşitli söylemler var, ben de bir kamu çalışanı olarak gözlemlerimi ve yorumlarımı aktarayım. Anladığım kadarıyla arkadaşın rahatsız olduğu konular yanlış anlaşılmış.
Evet, orada çalışan sağlık çalışanları maaş alıyor, duygusal yaklaşmalarını beklemiyoruz. Ancak iş ciddiyeti denen bir şey vardır. Vatandaş önünde sıra beklerken yandaki arkadaşınla muhabbet edemezsin ya da çay içemezsin. Evet kucağında kendi çocuğu, ya da akrabasının çocuğu olabilir. Ancak vatandaş önüne geldiyse onunla ilgilenmelidir.
Ne yazık ki bu durum hastanelerle sınırlı değildir. Kamu kurumlarının çoğu bu haldedir. Ve bu insanlar yüzünden ben mesleğimi gururla söyleyemiyorum. Memurum dediğimde gelen tepkileri tahmin edersiniz: "oh işin iş salla başı al maaşı", "akşama kadar çay kahve elinizde ooh" vs vs. o kadar tiksiniyorum ki bu tepkilerden.
Kendimi memurlar sınıfı içerisinde en çalışkan, işine sadıklardan birisi olarak görüyorum (bu enaniyet değildir, idarecilerimden de yıllardır aynı şeyleri duyuyorum)
Memur zihniyeti ne yazık ki uzun yıllardır böyle süregelmektedir. Yine de "matematik bilme" konusuna gelince. Özellikle son 10 yılda hiçbir memur, kamu çalışanı (çaycısı çöpçüsü dahil) liyakat ya da becerilerine göre değil, siyasi tercihlerine ve desteklerine göre işe alınıyor. Bu nedenle performans yerlerde.
ve evet, kamu kurumlarında "çalışan personeli cezalandırma" sistemi var. ben hiçbir iş yerinde "o bunu yapamaz, ona bu işi veremeyiz, o bunu iş yapmaz, yaptıramayız" ifadelerini kabul edemem, kimsenin etmemesi gerekir. ama malesef ediliyor.
Tüm bu şikayetlerin yanında şunu da belirtmeliyim, malesef bizim vatandaşımız da bundan anlıyor. İyi niyetle yaklaştığım, işlerini halletmeye çalıştığım vatandaş beni zor durumda bırakıyor. Afedersiniz vatandaşa it gibi davranan memurların önünde saygıyla duruluyor. ben anlamadım, çok da dolu olduğum bir konuydu. okuyanları yorduysam kusura bakmasınlar.