• 10-06-2022, 21:02:49
    #19
    Üyeliği durduruldu
    Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Adamın konusuna yazdım ulusa seslenmedim )
    Haklısınız hocam diyecek tek kelime bulamadım iktisada yeni giriş kitabı hediye etmek isterim ister misiniz 😂
  • 10-06-2022, 21:03:49
    #20
    Yazılanlara katılıyorum ama 3 kişi bir yerde toplanıp sohbet etmek istersen siviller gelip hemen gbt yapıyor. Slogana giderse iş, 3 kişilik uluslararası terör örgütü kurmaktan hakkında dava açılıyor. Nasıl olacak bu işler bilemiyorum.
  • 10-06-2022, 21:03:57
    #21
    AnaBayin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haklısınız hocam diyecek tek kelime bulamadım iktisada yeni giriş kitabı hediye etmek isterim ister misiniz 😂
    Teşekkürler ince düşüncen için.. Almış kadar oldum..
  • 10-06-2022, 21:04:09
    #22
    Gerçekten araştırıp bu yazıyı yazdıysanız daha çok uzun süreler araştırma yapmanız lazım. Koskoca enerji sektörünü benzer anlamdaki ikna edildik ve alıştırıldık kelimeciklerine sığdıramazsınız. Enflasyon nedir biliyor musunuz? Bilmiyorsanız araştırmaya önce oradan başlayın. Her ayın 1. günü 5 bin TL alan bir çalışan maaşı ile o ayın 1. günü alışveriş yapsa 3 bin TL tutar diyelim, ayın sonlarına doğru aynı alışverişi yapsa 3,500 TL tutar, elbette zam gelecek diye zeytinyağı alacak veya ihtiyacı her ne ise ondan alacak, ne yani zam gelmesini bekleyip öyle mi alacaktı? Komplike düşünmeye gerek yok, petrol bizde yok deneyecek kadar az olduğu için ihtiyacımızın tamamına yakınını ithal ediyoruz ve buna mecburuz. Milyonlarca araç bu yakıta mahkum, litresi 30 lira da olsa alınacak, 100 lira olsa da alınacak, bu kadar basit. Ham petrol ve brent petrol fiyatlarını opec ve bazı küresel şirketler belirler bu doğru fakat ekonomi 101 dersinin en önemli maddesi arz ve talep gözetilmeden belirlenemez. Pandemi sürecinde dünyanın yarısından fazlası evlere kapatıldığında hemen hemen kimse petrol kullanmak zorunda kalmadı, uçaklar uçmadı ve araçlar çalışmadı, o zaman nasıl vadeli petrol kontratları eksi fiyattan satıldı? Depolarda yer olmadı için petrolü elden çıkarıp üzerine para verdiler, fiyat politikası bu şekilde belirlenir, arz varsa fiyat artar. Gelelim bizim ülkeye, sen kullansan da kullanmasan da ürün ithal, belirli bir maliyeti var ve sana kimse maliyetinin altında petrol vermek zorunda değil, sonuç olarak döviz bazında ithal ediliyor, sen almazsan o almazsa şu almazsa bu almazsa en fazla birkaç varil eksik ithal edilir, döviz dışarıya kaçmamış olur. Vergi artışı değil bu protesto edesin, ayrıca ülkemizde en ufak bir protesto da terö.rist olunduğu için sesi çıkacak insanı zor bulursun. Benzin dediğimiz şey bir petrol ürünü, petrol ithal ve dövizle geliyor. Peki neden artıyor? En büyük üreticilerden biri olan Rusya savaşta, İran'da ambargo var, körfez karışık, Irak karışık, Suriye pek bir şey kalmamış olsa bile iç savaşta diyebiliriz, Venezuela kriz ile boğuşuyor ve yeni yeni çıkıyor, yıllar sonra çıkaracağı petrol haklarını bile Çin'e satmış durumda, Abd'nin kaya petrolü kendine yetiyor, Norveç kuzeyde petrol çıkarıyor ama Avrupa'dan yoğun talep var, kısacası arz ve talep petrol fiyatını yükseltiyor. Bunun üzerine vergi artışı eklendi, bunun üzerine döviz kurlarında ki akıl almaz artış eklendi, bunun üzerine daha çoğunu hissetmemiş olduğumuz enflasyon eklendi ki ben 3 yıllık toplam enflasyonu %500-600 bandında bekliyorum çünkü sadece dolaşımdaki TL miktarı bile 5-6 kat arttı, diğer tüm etmenleri yok sysak bile sadece bu yeter hiperenflasyon için. Kısacas benzinin litresi 20 liraya ithal ediliyorsa bana bunu 15 liradan ver diyemezsin, en fazla vergisini kaldır masraflar dahil edilince 22-23 liraya alayım diyebilirsin. Mesele kamu olsa vergi artışı olsa, harç ücretleri, kağıt bedelleri vs. olsa o zaman itiraz edilebilen ülkelerde sonuç alınabilir ama dediğim gibi bizde bunlar çürüüüük oluyoruz itiraz ettiğimiz zaman. Yine de şu var, geçen seneye göre benzin fiyatı 4e katlanmış ama dolar sadece 2ye katlanmış. Burada bu akaryakıtın taşıma maliyetleri, bir ara verginin sıfırlandığını düşünürsek yükselen vergi oranları, benzin istasyonlarının kira ve eleman giderleri vs. gibi gider kalemlerini saydığımız zaman ve eskisi gibi bol yakıt alınmayıp idareli ve tasarruflu kullanıldığını düşünerek azalan müşteriden edilemeyen karın mevcut müşterilerden daha fazla kar etme politikasına dönüşmesinin de ufak bir etkisi var.
  • 10-06-2022, 21:12:04
    #23
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Bizim insanlarımızda sürü psikolojisi olduğu sürece zam gelmeden bir gün önce her şeye yüklenirler. Adamlar da neden sürekli bu mantıkla yeni zamlar yapmasın. Hem daha pahalı fiyattan satıyorlar hemde inanılmaz satış yapılıyor. Asgari ücrete zam yapılmasını hiç istemedim ama ülke refahının artacağını sanan kamiller vardı. Dolar düşecek diye sazan gibi parasını ucuza kaptıranlar oldu Ben de çok uyardım zam gelecek şeye gitmeyin almayın diye ama artık aksine alın diyorum. Artık hakediyorsunuz diyorum. Üzüldüm üzüleceğim kadar batsın diyorum en fazla ölürüz. Benim kaybedecek bişeyim yok olan düşünsün. Biz protesto yapsakta düzelmez yine acısını bizden çıkartırlar.
  • 10-06-2022, 21:14:18
    #24
    Üyeliği durduruldu
    BetaHouse adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Gerçekten araştırıp bu yazıyı yazdıysanız daha çok uzun süreler araştırma yapmanız lazım. Koskoca enerji sektörünü benzer anlamdaki ikna edildik ve alıştırıldık kelimeciklerine sığdıramazsınız. Enflasyon nedir biliyor musunuz? Bilmiyorsanız araştırmaya önce oradan başlayın. Her ayın 1. günü 5 bin TL alan bir çalışan maaşı ile o ayın 1. günü alışveriş yapsa 3 bin TL tutar diyelim, ayın sonlarına doğru aynı alışverişi yapsa 3,500 TL tutar, elbette zam gelecek diye zeytinyağı alacak veya ihtiyacı her ne ise ondan alacak, ne yani zam gelmesini bekleyip öyle mi alacaktı? Komplike düşünmeye gerek yok, petrol bizde yok deneyecek kadar az olduğu için ihtiyacımızın tamamına yakınını ithal ediyoruz ve buna mecburuz. Milyonlarca araç bu yakıta mahkum, litresi 30 lira da olsa alınacak, 100 lira olsa da alınacak, bu kadar basit. Ham petrol ve brent petrol fiyatlarını opec ve bazı küresel şirketler belirler bu doğru fakat ekonomi 101 dersinin en önemli maddesi arz ve talep gözetilmeden belirlenemez. Pandemi sürecinde dünyanın yarısından fazlası evlere kapatıldığında hemen hemen kimse petrol kullanmak zorunda kalmadı, uçaklar uçmadı ve araçlar çalışmadı, o zaman nasıl vadeli petrol kontratları eksi fiyattan satıldı? Depolarda yer olmadı için petrolü elden çıkarıp üzerine para verdiler, fiyat politikası bu şekilde belirlenir, arz varsa fiyat artar. Gelelim bizim ülkeye, sen kullansan da kullanmasan da ürün ithal, belirli bir maliyeti var ve sana kimse maliyetinin altında petrol vermek zorunda değil, sonuç olarak döviz bazında ithal ediliyor, sen almazsan o almazsa şu almazsa bu almazsa en fazla birkaç varil eksik ithal edilir, döviz dışarıya kaçmamış olur. Vergi artışı değil bu protesto edesin, ayrıca ülkemizde en ufak bir protesto da terö.rist olunduğu için sesi çıkacak insanı zor bulursun. Benzin dediğimiz şey bir petrol ürünü, petrol ithal ve dövizle geliyor. Peki neden artıyor? En büyük üreticilerden biri olan Rusya savaşta, İran'da ambargo var, körfez karışık, Irak karışık, Suriye pek bir şey kalmamış olsa bile iç savaşta diyebiliriz, Venezuela kriz ile boğuşuyor ve yeni yeni çıkıyor, yıllar sonra çıkaracağı petrol haklarını bile Çin'e satmış durumda, Abd'nin kaya petrolü kendine yetiyor, Norveç kuzeyde petrol çıkarıyor ama Avrupa'dan yoğun talep var, kısacası arz ve talep petrol fiyatını yükseltiyor. Bunun üzerine vergi artışı eklendi, bunun üzerine döviz kurlarında ki akıl almaz artış eklendi, bunun üzerine daha çoğunu hissetmemiş olduğumuz enflasyon eklendi ki ben 3 yıllık toplam enflasyonu %500-600 bandında bekliyorum çünkü sadece dolaşımdaki TL miktarı bile 5-6 kat arttı, diğer tüm etmenleri yok sysak bile sadece bu yeter hiperenflasyon için. Kısacas benzinin litresi 20 liraya ithal ediliyorsa bana bunu 15 liradan ver diyemezsin, en fazla vergisini kaldır masraflar dahil edilince 22-23 liraya alayım diyebilirsin. Mesele kamu olsa vergi artışı olsa, harç ücretleri, kağıt bedelleri vs. olsa o zaman itiraz edilebilen ülkelerde sonuç alınabilir ama dediğim gibi bizde bunlar çürüüüük oluyoruz itiraz ettiğimiz zaman. Yine de şu var, geçen seneye göre benzin fiyatı 4e katlanmış ama dolar sadece 2ye katlanmış. Burada bu akaryakıtın taşıma maliyetleri, bir ara verginin sıfırlandığını düşünürsek yükselen vergi oranları, benzin istasyonlarının kira ve eleman giderleri vs. gibi gider kalemlerini saydığımız zaman ve eskisi gibi bol yakıt alınmayıp idareli ve tasarruflu kullanıldığını düşünerek azalan müşteriden edilemeyen karın mevcut müşterilerden daha fazla kar etme politikasına dönüşmesinin de ufak bir etkisi var.
    Çok haklılık payınız var fakat insanlar 1 araç yerine 3 araç alıyor 2 si devlete 1 isi kendisine olmak üzere bu düzen uzun süredir aynı biz buna tamamen alıştırıldık çoğu gezdigim ülkede araç çalışma sayısı az geçen Almanya'da fiyatı TL bazında 17 18 TL idi sanırım bakmıştım. Dış ülkelerde metro arzı vs ulaşım olanağı çok fazla bizde geliştirilmemiş kapasite ve her şey dolar baz alınarak yapılır benzinde haklı çöküş senaryomuz bu olabilir. Yiyecekte icecekte çoğu şeyde de çöküş senaryomuz bence biziz doların artma sebebi de bir nevi bizleriz üretime teşvik edilmedik şimdi yeni vadeli vs ile ülkede dolar arzı gelişsin diye dolar satışlarının artmasına yönelik yeni sistemler geliştiriliyor sırf doları düşürmek için eski dönemde yurt dışına tatile giden olan ülke Türkiye şimdi tatile Türkiye içinde tatil yapabilen ülke olarak kaldı ve bu Antalya olsun vs olsun çoğu ilde dolar bazında müşteri alıyorlar çayın 50 ila 100 TL olduğu otellere şahit oldum türküm dedikten sonra fiyat düştü benzinde haklısınız protesto vs olaylarında da haklısınız peki size şunu sorayım;

    Bizim çıkış yolumuzu nasıl görüyorsunuz sizce bu mümkün mü ? Veya giderek daha kotu mu ilerleyeceğiz gelecek düşünceniz nedir ?
  • 10-06-2022, 21:41:48
    #25
    AnaBayin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok haklılık payınız var fakat insanlar 1 araç yerine 3 araç alıyor 2 si devlete 1 isi kendisine olmak üzere bu düzen uzun süredir aynı biz buna tamamen alıştırıldık çoğu gezdigim ülkede araç çalışma sayısı az geçen Almanya'da fiyatı TL bazında 17 18 TL idi sanırım bakmıştım. Dış ülkelerde metro arzı vs ulaşım olanağı çok fazla bizde geliştirilmemiş kapasite ve her şey dolar baz alınarak yapılır benzinde haklı çöküş senaryomuz bu olabilir. Yiyecekte icecekte çoğu şeyde de çöküş senaryomuz bence biziz doların artma sebebi de bir nevi bizleriz üretime teşvik edilmedik şimdi yeni vadeli vs ile ülkede dolar arzı gelişsin diye dolar satışlarının artmasına yönelik yeni sistemler geliştiriliyor sırf doları düşürmek için eski dönemde yurt dışına tatile giden olan ülke Türkiye şimdi tatile Türkiye içinde tatil yapabilen ülke olarak kaldı ve bu Antalya olsun vs olsun çoğu ilde dolar bazında müşteri alıyorlar çayın 50 ila 100 TL olduğu otellere şahit oldum türküm dedikten sonra fiyat düştü benzinde haklısınız protesto vs olaylarında da haklısınız peki size şunu sorayım;

    Bizim çıkış yolumuzu nasıl görüyorsunuz sizce bu mümkün mü ? Veya giderek daha kotu mu ilerleyeceğiz gelecek düşünceniz nedir ?
    Öncelikle araç fiyatları vergi ile alakalı, şu meşhur Alman markaları onca araç üretiyor ama onların üretip kazanamadığı araçlardan bizim kamu vergiler ile onlardan çok daha fazla kazanıyor. Genelleme yaparsak ülke düzelir mi? Elbette düzelir, ama bu şartlar altında çok zor. Gerçekçi olmak lazım, biz teknolojide geri kaldık ve artık bizim gelişmiş ülkelere pazarlayacağımız hiçbir teknoloji yok, bunun farkında olursak çözüme daha hızlı kavuşuruz. Yıl olmuş 2022, şimdi bu saatten sonra Araba mı yapsak dışarıya satabiliriz yoksa Telefon mu? Hoş, hadi yaptık sattık diyelim, parçalarının %70-80 civarı zaten ithal yani o aslında bizim olmazdı satsak bile. Onca meşhur araba markası var şimdi tek tek saymayayım, bunca kalite varken Almanya'ya Togg satabilir miyiz? Diğerinde hadi marka vereyim, Milli-Fon diye bir telefon çıkarsak tüm dünyaya hadi İphone ve Samsung yerine milli-fon alın desek kaç ülke ithal eder? Teknoloji olarak bittik, bunu fark ettik diyelim. Şimdi ikinci plan, dışarıya döviz gidecek o çok belli yani cari açık vereceğiz, o halde vereceğimiz minimum açığı vermeliyiz. Dışarıya ne satarız? Şimdilik şu şartlarsa sadece turizm gibi görünüyor, eskiden tarımda kendi kendine yeten ve ithal eden 5-7 ülkeden biriydik, Atatürk çoğu fabrikamızı Ruslara mandalina, portakal ve limon karşılığında yaptırdı, bunu görmezden gelemeyiz. İklimimiz tarım ve hayvancılık için çok uygun, topraklarımız çok uygun, bizim işimiz hiç kimse kusura bakmasın ama tarım ve hayvancılık, bunu turizm ile desteklersek ne güzel ki zaten 3 tarafımız denizlerle çevrili. Eskiden devlet planlama teşkilatı vardı, derhal yeniden çok daha kapsamlı şekilde kurulması lazım. Şeker üretebiliyor muyuz, yani bu topraklarda şeker çıkabiliyor mu? Evet, o halde ithal etmemize gerek kalmayacak kadar şeker üreteceğiz. Dışarıya satamasak bile en azından dışarıdan almayacağız, üretebileceğimiz şeyler için değil, üretemediklerimiz için değerli dövizimizi harcarsak biraz olsun kendi kendimize yeteriz, tükettiğimiz kadarını üretmemiz şart. Bu topraklarda patates ve soğandan bol ne yetişir? Yine de gidip Mısır ve Suriye gibi kavgalı olduğumuz ülkelerden patates ve soğan ithal ettik, İran'dan bile geldi bu ürünler. Kavgalı demişken, tepeden birisi çıkar İsrail ile kavga eder, Rusya'ya parmak sallar, Mısır'a darbeci der ama Suriye'de darbe yapılmasını ister meşru lider ile kavga eder, ona höt buna zöt yaparsan al işte Suudiler marketlerde daha düne kadar bu markette Türk malı satılmamaktadır diye afiş asıyorlardı, Mısır desen yılda 100 milyar dolar üzerinde bizden ithalat yapan ülke ile ticaretimiz neredeyse sıfır, artık bizim düşman bildiğimiz ülkeleri İsrail ve Yunanistan gibi ülkeleri zengin etmekle meşgul Mısır, hatadan dönülmek istenip yalvarma heyetleri gönderildi ama nafile, Birleşik Arap Emirlikleri hakeza darbeyi finanse etti dendi ama kardeş kardeş pozlar verildi, bu kavga edilen ülkeler bizim en büyük ithalatımızı yaptığımız ülkelerimizdi, parmak salladığımız Rusya başta olmak üzere en yüksek turist aldığımız ülkelerdi.



    Gelelim para meselesine, para güvenli limanları sever, durgun suları sever, sermaye kavgalı gürültülü ülkelere girmez, o sermayenin sahibi ben bu ülkeye para sokuyorum ama benim parama el konulur mu diye düşünür, mahkemeleri adil mi? Parama el koysalar bir dava açsam adil bir yargılama olup doğru karar çıkar mı diye düşünür, ticaret yapacağı kişi ve kurumlar liyakatli mi diye düşünür, savaş ve terör ihtimali var mı diye düşünür, yerel para birimi ve genel anlamda para politikaları sorunlu mu, merkez bankaları boş mu, hır.sızlık çok mu diye şöyle bir bakar, ben paramı geri almak isterken kambiyo vs. vergisi koyarlar mı diye bakar, narin bir kuş gibi o sermaye korkarsa bu ülkeye gelmez. Bakınız Volkswagen burada niye fabrika kurmadı? Peki açık olan Honda neden fabrikasını kapattı? Onca büyük işletmeler şirketler Rusya'dan taşınıyor ama neden bize gelen yok? Dolar mesela 20 yıl önce 1,20 TL idi şimdi 18 TL önce sanıyoruz ki 15 kat arttı, hani hesap yaparken dış borcumuz da 5 kat arttı 5 x 15 = 75 kat fakirleştik diyoruz ya, aslında dolar 15 katına çıkmadı. Dolaşımdaki dolar miktarı dolaşımdaki TL miktarı ile aynı oranlarda gitse evet 15 kat arttı derdik ama sadece pandemi de bile deli gibi dolar basıldı, çoğu para birimine karşı değer kaybetti bollaşan dolar, arzı müthiş arttı ve ABD enflasyon verilerinden de görebiliyoruz bunu, dolaşımdaki TL miktarından 3 kat fazla arz edildiğini düşünsek bile aslında TL'nin dolar karşısındaki kaybı 15 kat değil, 15 x 3 = 45 kattır. Uzun uzun yazmaya gerek yok, gittiğimiz yol yol değil, buradan dönülse bile artık çok geç kalındı. Önümüzdeki 10-15 sene sağlam bir sürüneceğiz gibi görünüyor, aklı başında liyakatli insanlar gelirse 10 yıl sonra bir toparlanma yaşanabilir. Öyle birden bire olmuyor, şey gibi düşünün bunu. Hani 2001 krizinde Kemal Derviş gelmişti, onun para politikaları 2007 yılı civarında meyvelerini vermişti, onun uygulamalarına harfiyen uyulmuştu ama Kemal Derviş'e sövülürken onun başarısının üzerine başkaları konmuştu, işte yeni gelenler içinde böyle olacak. Şimdikiler ise bazı şeyleri düzeltmeye kalksalar halkın daha fazla acı çekmesi lazım, o yüzden hissettirmemeye çalıştıkları için düzeltemiyorlar, hani kırık bir cam parçası girer vücuda ama onu çekersen kan kaybından ölürsün, işte onu çekemiyorlar çünkü ülke İMF ye gitmeye mahkum ve mecburen gidilecek, başka çözümü yok bu işin. Keynes gelse bu ülkeyi 10 yıldan önce kurtaramaz, tabi bu mevcut tablo için geçerli. Varlık fonu ne kadar borçludur bilmiyoruz, gelir garantili sözleşme detaylarını bilmiyoruz, var denen altınlar gerçekten var mı bilmiyoruz, görünen en iyi senaryo bile moratoryumluk, sonumuz hayır olsun bakalım.
  • 11-06-2022, 01:02:18
    #26
    Hocam araştırmışsınız ama kahvedeki dayılardan mı bilgileri aldınız ? Ekonomi bilgisi olan veya ekonomi okuyan insanlar bu yazıya gülmüştür zaten bazıları da konuya yazmış . Çözüm çok basit Para ve maliye politikalarını doğru kullanmaya başladığımızda düzelecek Para ve Maliye politikalarını araştırabilirsiniz .
  • 11-06-2022, 01:14:16
    #27
    AnaBayin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bugün 28 saat elektrik kesintisi yaşadık o sırada bende araştırmacı birisiyim 2 araç sahibi olarak muhasebeciye her ay tonla benzin parası vermekten bıkmıştım bugün aklıma bu sorunun cevabını nasıl bulabilirim onu araştırmak geldi uzun uğraşlar sonra sorunun cevabını buldum.
    1- Talep olan bir şeyin fiyatı düşmezmiş.
    2- Alıştırıldık
    3- İkna edildik
    4- Zorunlu kaldık.

    Bu maddelerin hepsini yaşadık. Sırası ile açıklamaya geçeyim.
    2. Dünya Savaşı'ndan sonra Almanya'dan örnek vereceğim devlet yumurta satmaya çalışıyor ama baya yüksek fiyatla bunun sonucunda millet tüm halk olarak 1 yıl yumurta ve tavuk ürünlerini alıp yemiyor dahi masada durduğu yerde ürünler satılmadan duruyor sonrasında devlet kampanya ile herkese ücretsiz dağıtıyor ve fiyatında büyük ölçüde indirim olacağını söyleyip milletin ilgiisini çekip uzlasiyor.
    Bizde olay tamamen su;
    Zam gelicek bugün benzin alayım zam gelir yarın zeytinyağı alayım kendimde böyleyim hani yalan söylemeye gerek yok batan geminin son malları bunlar diyip zam gelmeden bende araç fulluyorum bende herkesin yaptığı gibi az da olsa fırsatçılık yapıyorum bu yaptığımız tamamen yanlış ama herkesin birbirinden haberi yok toplu olarak toplanamıyoruz çünkü biz bunlara Alıştırıldık 1 sene içinde mecbur bırakıldık ve dış ülkede vs zam var diyerek ikna edildik diyeceğim şey şu;
    Toplum olarak el attığımızda yapamayacağımız bir şey yok ama toplum olarak birleşme bağımız kalmadı içimize yeni toplumlar yeni insanlar girdi bu da populeriteyi arttırdığı gibi yeni yapilanmalara yol açtı bugün Denizli'de aradığım bir arkadaşım tüm tekstil fabrikalarını nerediyse yabancı uyruklu şahısların aldığını aldıktan sonra da mesela değeri 50 milyonsa 60 milyon vererek aldığı ve işçileri toptan çıkarttığını söyledi ekstra da iş yerinde artık Türk asıllı insan çalışmıyormuş biz alıştık Alıştırıldık . Keşke alismasaydik.
    Sonuc olarak bağlantıya varicak olursak yavaş yavaş milli benligimizi ve yardımsever bir halk olusumuzu yitiriyoruz umarım bir an önce güzel günlere kavuşuruz
    Benzin zammı da 81 ilde toplu bir yükseliş sesleniş ve kontak kapatma olmadıkça dusucek gibi değil ne de olsa 1 elin nesi var 2 elin sesi var

    Sorunun cevabını facebookta ararsanız böyle saçma fikirlere kapılırsınız.
    Global olarak fiyatlanan bir malın fiyatını talebi düşürerek indiremezsin.
    İnternetteki zırvalıkları bırakıp kendinize bir iktisada giriş kitabı alın.

    Akaryakıt fiyatlarındaki artışın taleple bir alakası yok.
    Sorun dünyada arz sıkıntısı yaşanması ile global fiyatların %70-80 artması.
    Türkiye ile alakası yok biz ülkede 1 ay petrol kullanmasak bile global petrol fiyatları 5 dolar düşmez.

    Global artışın üzerine faiz indirerek Türk Lirası ikibuçuk kat değer kaybetti.
    Sonuç olatak hem develüasyon hem göobal artış aynı anda vurunca artış %300 ü buldu.

    kontak kapatırsan akaryakıt fiyatları düşmez.
    yapılması gereken iktidarı protesto etmek.
    çünkü akaryakıttaki dayanılmaz artışın nedeni faiz düşürerek lşraya değer kaybettirilmesi.
    faizler düşürülmeseydi bugün mazot 12 lira civarında olurdu.