• 25-04-2022, 23:03:38
    #10
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    100 liradan 10 kalem mal stoklarına ekledin,
    daha sonra maliyet arttı ve 120 liradan almaya başladın ama eski fiyattan aldığın stoktan elinde atıyorum 3 adet kaldı,
    o 3 adet stoğu eski kar marjından vermeden yeni stoğu zamlı satmana izin vermesin sistem,

    Hocam şunun için bir şey söylemek istiyorum. Fiyat arttığı zaman bu şirket nasıl kar edecek eski fiyattan satarak? Diyeceksin ki, 120'Ye alıp 150'Ye satmıyor mu zaten? Ama biliyorsun ki büyük şirketlerin özellikle gıda da kar marjı çok düşüktür. Ortalama %4 civarında şuan gıda sektöründe net kar marjı. Yani 150 liradan firma sahibine yatırımcılarına kalan para sadece 6 TL. Yani doğal olarak bu büyük bir zarara yol açacaktır.

    Tabi şuan sadece tr kaynaklı değil, dış ekonomi kaynaklı da bir problem var. Umarım 2023'ten sonra daha iyi günler görürüz.
    dikkat edersen maliyet artışıyla aldığı ürünün kar marjından bahsetmiyorum.
    yani malın üretim maliyeti arttıysa satıcı zaten kar oranını uyguluyor.

    demek istediğim işin ticaretten çıkıp tamamen stokçuluğa dönmesi.

    geçenlerde sosyal medya da bir gündem yarattılar toptancımla görüştüm ayçiçek fiyatları artacakmış diye yaydılar hurra herkes ayçiçek yağına saldırdı sonuç ortada.
    böyle manipülatif ortamda esnafa da vatandaşa da en büyük zararı sistemsizlik ve kontrolsüzlük veriyor.
  • 25-04-2022, 23:10:23
    #11
    Domainler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    dikkat edersen maliyet artışıyla aldığı ürünün kar marjından bahsetmiyorum.
    yani malın üretim maliyeti arttıysa satıcı zaten kar oranını uyguluyor.

    demek istediğim işin ticaretten çıkıp tamamen stokçuluğa dönmesi.

    geçenlerde sosyal medya da bir gündem yarattılar toptancımla görüştüm ayçiçek fiyatları artacakmış diye yaydılar hurra herkes ayçiçek yağına saldırdı sonuç ortada.
    böyle manipülatif ortamda esnafa da vatandaşa da en büyük zararı sistemsizlik ve kontrolsüzlük veriyor.
    Hocam bu kadar yüksek fiyattan satılabiliyorsa demek ki ayçiçek yağı üretimi ya da ithalatı azalmış çünkü özellikle gıda sektörü gibi rekabet etmenin en zor olduğu sektörde fiyatların artışına bizzat rekabet önler. Ben olsam şöyle bir çözüm uygulardım, ayçiçek yağı üretimine ve satışına sıfır vergi. Ayrıca ucuz kredi ve üretimdeki büyümeye göre uzun vadeli vergisizlendirme, yani sallıyorum yüzde 5 büyüme sağlayan firma 1 yıl, yüzde 10 sağlayana 2 yıl vergisizlendirme gibi.
    Ben devlet kontrolüne karşıyım açıkçası ama size saygı duyuyorum
  • 25-04-2022, 23:20:45
    #12
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam bu kadar yüksek fiyattan satılabiliyorsa demek ki ayçiçek yağı üretimi ya da ithalatı azalmış çünkü özellikle gıda sektörü gibi rekabet etmenin en zor olduğu sektörde fiyatların artışına bizzat rekabet önler. Ben olsam şöyle bir çözüm uygulardım, ayçiçek yağı üretimine ve satışına sıfır vergi. Ayrıca ucuz kredi ve üretimdeki büyümeye göre uzun vadeli vergisizlendirme, yani sallıyorum yüzde 5 büyüme sağlayan firma 1 yıl, yüzde 10 sağlayana 2 yıl vergisizlendirme gibi.
    Ben devlet kontrolüne karşıyım açıkçası ama size saygı duyuyorum
    hocam işin doğrusunu düşünürsek benim yazdıklarım hepsi yanlış zaten,
    böyle bir ekonomik sistemde çözümü şartlara göre üretmek gerekiyor.

    Sizin bahsettiğiniz sıfır vergi de bu sisteme uymuyor çünkü çark vergiye dayalı dönüyor yedek stepne yok jant üzerinde gidiyoruz.
  • 25-04-2022, 23:22:31
    #13
    Her dönem değişkenlik gösterse de şuan piyasayı allak bullak eden 3 harflilerdir
    Girmedikleri sektör satmadiklari ürün manuple etmedikleri alan yok.

    Sanıyor musunuz ki %10 kar marji ile satış yapıyorlar

    Üretici hazır sıcak parayı bol ürün çeken neresi varsa ora ile çalışıyor stoklu çalışıyor

    Üstüne enflasyon ve fahiş zamlar
    Sonuç bu
  • 25-04-2022, 23:22:58
    #14
    Domainler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    hocam işin doğrusunu düşünürsek benim yazdıklarım hepsi yanlış zaten,
    böyle bir ekonomik sistemde çözümü şartlara göre üretmek gerekiyor.

    Sizin bahsettiğiniz sıfır vergi de bu sisteme uymuyor çünkü çark vergiye dayalı dönüyor yedek stepne yok jant üzerinde gidiyoruz.
    Yüksek vergi ihtiyacı da zaten devletin her işe burnunu sokmasından kaynaklanıyor, bir sürü kurum zarar ediyor bu sebeple. Ayrıca bir sürü sebep de var siz de biliyorsunuzdur mesela 20 yılda memur sayısı ikiye katlandı
  • 25-04-2022, 23:35:31
    #15
    cagataysahin adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yüksek vergi ihtiyacı da zaten devletin her işe burnunu sokmasından kaynaklanıyor, bir sürü kurum zarar ediyor bu sebeple. Ayrıca bir sürü sebep de var siz de biliyorsunuzdur mesela 20 yılda memur sayısı ikiye katlandı
    evet malesef kamu da küçülmeye gidilemedi.

    çok gereksiz kadrolar da hala oturduğu yerden maaş alan insanlar var.

    Sosyal refahı arttırıp işsize maaş ödemenin maliyeti kamudan kaynaklı zararlardan daha az maliyetli olduğu durumlar var.

    Türkiye ekonomisi aslında gerçekten büyük, bankacılık sistemi sağlam ama malesef yanlış politikalar ve liyakatsızlık ülkenin enerjisini de kaynaklarını da iş gücünü de olumsuz etkiliyor.

    En başından beri sistem sorunu dediğim bu aslında.

    Ekonomik kalkınmayı sağlayacak kaynaklar tükendi malesef bunun da sonucu yap işlet devretler ile yüksek maliyetlerle hizmet yapıp vergi yükünü vatandaşa yüklemek.

    yani bir deliği kapasanız başka bir yer açık kalıyor, o yüzden bahsettiğiniz vergi muafiyeti devletin katlanabileceği bir yük değil şu an için.

    yarın öbür gün sıcak para gelir yine inşaata gömmek yerine bahsettiğiniz kalkınma projelerini destekleme amacıyla kullanılır akıllı politikalarla düzene girer ama bu ülkede ki kısır döngü yıllardır aynı malesef.

    umudu kaybetmemek gerek. bir o kaldı elimiz de en büyük sermayemiz.
  • 25-04-2022, 23:42:11
    #16
    Domainler adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    evet malesef kamu da küçülmeye gidilemedi.

    çok gereksiz kadrolar da hala oturduğu yerden maaş alan insanlar var.

    Sosyal refahı arttırıp işsize maaş ödemenin maliyeti kamudan kaynaklı zararlardan daha az maliyetli olduğu durumlar var.

    Türkiye ekonomisi aslında gerçekten büyük, bankacılık sistemi sağlam ama malesef yanlış politikalar ve liyakatsızlık ülkenin enerjisini de kaynaklarını da iş gücünü de olumsuz etkiliyor.

    En başından beri sistem sorunu dediğim bu aslında.

    Ekonomik kalkınmayı sağlayacak kaynaklar tükendi malesef bunun da sonucu yap işlet devretler ile yüksek maliyetlerle hizmet yapıp vergi yükünü vatandaşa yüklemek.

    yani bir deliği kapasanız başka bir yer açık kalıyor, o yüzden bahsettiğiniz vergi muafiyeti devletin katlanabileceği bir yük değil şu an için.

    yarın öbür gün sıcak para gelir yine inşaata gömmek yerine bahsettiğiniz kalkınma projelerini destekleme amacıyla kullanılır akıllı politikalarla düzene girer ama bu ülkede ki kısır döngü yıllardır aynı malesef.

    umudu kaybetmemek gerek. bir o kaldı elimiz de en büyük sermayemiz.
    Buna bende kesinlikle katılıyorum, bizim halkımız 8000 dolar kişi başı gelire muhtaç kalacak kadar aptal değil, zamanında 13 bin yaptık ki bugünkü parayla 16 bin dolar falan ediyor. Düzgün politikalarla bizim halkımız 20 bin dolar kişi başı gelir çok rahat yapar. O zman işçi de rahatlar esnafta. Bu eğitim sistemiyle pek sanmıyorum ama eğer eğitimde de reformlar yaparsak 20 yıla 40-45 bin dolar da yaparız diye düşün üyorum.
  • 26-04-2022, 00:03:01
    #17
    Sorun halkın cahil olmasından kaynaklanıyor.
    İktidar saçma yanlış temelsiz ve cahil politikaları ile stokçuluğu bir zorunluluk haline getiriyor.
    Temel ekonomi okur yazarlığına sahip olmayan insanlar da fırsatçılar diye hayali düşmanların peşinden gidiyori
    Bu iktidar her başarısızlığını dış mihraklar, faiz lobisi, fırsatçılar gibi hayali düşmanlara yıkıyor.
    Ve ekonominin E 'sinden anlamayan halk da bu hayali düşmanların peşine takılıyor.

    Oysa hükümet karşılıksız para basıp piyasadaki para arzını arttırarak talep enflasyonu yaratıyor.
    Aynı hükümet faizleri suni şekilde düşük tutarak Türk Lirasının değerini düşürüyor dışa bağımlı üretim yapısında dövizin artışı ile maliyet enflasyon yaratıyor..
    Yine bu hükümet ülke nüfusunun %10'una yakın sığınmacı alarak kira, ev, gıda ve her türlü üründe fazladan talep enflasyonu yaratıyor.
    İktidar bırakın enflasyonla mücadele etmeyi hiper enflasyon yaratmak için elinden gelen herşeyi yapıyor.

    Bu durumda tüm imalatçılar, tüm aracılar, tüm toptancılar ve tüm perakendeciler de stok yapmak zorunda kalıyor.
    Stok yapmamak demek fiyatların sürekli arttığı dönemde nakitte lirada kalarak para kaybetmektir zarar etmektir.
    Ayrıca stok yaptığınızda da enflasyonist baskının nereye gittiğini göremezseniz elinizdeki ürünü fiyatlayamazsınız ve saklarsınız.
    Dolar 18's çıktığında ihracat bilr durma noktasına geldi, çünkü insanlar ürünlerine fiyat veremez hale geldiler.

    Yani ortada bir suçlu varsa bu iktidarın saçma sapan ekonomi politikalarıdır.
    20 senedir bu 3 harfli marketleri enflasyon yaratmıyordu, stokçuluk yapmıyorlardı da neden şimdi yapıyorlar?
    20 senedir bu marketler aynı şeyi yapıyorlardı herşey 3-5 sene önce başlamadı ki.
    Çünkü bugün, 20 senedir yapılmayan saçma sapan ekonomi politikaları yürütülüyor ve stokçuluğu teşvik eden bir enflasyonist model uygulanıyor.
    Ve böyle zamanlarda şirketler vatandaşın iyiliğini, iktidarın siyasi bekaasını değil kendi karlarını düşünürler.

    Bu iktidar doğru düzgün ekonomi yönetirse, enflasyon ve ve Türk Lirası istikrara kavuşursa insanlar da stok yapmayı bırakıp ticaret yaparak para kazanmaya çalışırlar.
    Taşeron imal ettirip sattırdığım bir mal var, en son Aralıkta zam yaptım perakende fiyata.
    Aralıktan beri 6 kere mal aldım ve her faturada mal bir önceki faturadan zamlı ulaştı elime.

    Üretici enflasyonu TÜİK'in traşlı rakamları ile %114
    Ve siz hala fırsatçılar var mı sanıyorsunuz?
    Üretici enflasyonu düşmeden tüketici enflasyonu hiç bir zaman düşmeyecek.
    Ve insanlar Türk Lirasında kalıp para kaybetmek yerine ev, araba, çiçekyağı stoklayıp paralarının değerini korumaya çalışacaklar.
    Siz de iktidardan değil stokçulardan hesap sorduğunuz sürece yaşadığınız herşeyi hakeemiş olacaksınız.
  • 26-04-2022, 00:07:05
    #18
    digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sorun halkın cahil olmasından kaynaklanıyor.
    İktidar saçma yanlış temelsiz ve cahil politikaları ile stokçuluğu bir zorunluluk haline getiriyor.
    Temel ekonomi okur yazarlığına sahip olmayan insanlar da fırsatçılar diye hayali düşmanların peşinden gidiyori
    Bu iktidar her başarısızlığını dış mihraklar, faiz lobisi, fırsatçılar gibi hayali düşmanlara yıkıyor.
    Ve ekonominin E 'sinden anlamayan halk da bu hayali düşmanların peşine takılıyor.

    Oysa hükümet karşılıksız para basıp piyasadaki para arzını arttırarak talep enflasyonu yaratıyor.
    Aynı hükümet faizleri suni şekilde düşük tutarak Türk Lirasının değerini düşürüyor dışa bağımlı üretim yapısında dövizin artışı ile maliyet enflasyon yaratıyor..
    Yine bu hükümet ülke nüfusunun %10'una yakın sığınmacı alarak kira, ev, gıda ve her türlü üründe fazladan talep enflasyonu yaratıyor.
    İktidar bırakın enflasyonla mücadele etmeyi hiper enflasyon yaratmak için elinden gelen herşeyi yapıyor.

    Bu durumda tüm imalatçılar, tüm aracılar, tüm toptancılar ve tüm perakendeciler de stok yapmak zorunda kalıyor.
    Stok yapmamak demek fiyatların sürekli arttığı dönemde nakitte lirada kalarak para kaybetmektir zarar etmektir.
    Ayrıca stok yaptığınızda da enflasyonist baskının nereye gittiğini göremezseniz elinizdeki ürünü fiyatlayamazsınız ve saklarsınız.
    Dolar 18's çıktığında ihracat bilr durma noktasına geldi, çünkü insanlar ürünlerine fiyat veremez hale geldiler.

    Yani ortada bir suçlu varsa bu iktidarın saçma sapan ekonomi politikalarıdır.
    20 senedir bu 3 harfli marketleri enflasyon yaratmıyordu, stokçuluk yapmıyorlardı da neden şimdi yapıyorlar?
    Çünkü 20 senedir yapılmayan saçma sapan ekonomi politikaları yürütülüyor ve stokçuluğu teşvik eden bir enflasyonist model uygulanıyor.
    Ve böyle zamanlarda şirketler vatandaşın iyiliğini, iktidarın siyasi bekaasını değil kendi karlarını düşünürler.

    Bu iktidar doğru düzgün ekonomi yönetirse, enflasyon ve ve Türk Lirası istikrara kavuşursa insanlar da stok yapmayı bırakıp ticaret yaparak para kazanmaya çalışırlar.
    Taşeron imal ettirip sattırdığım bir mal var, en son Aralıkta zam yaptım perakende fiyata.
    Aralıktan beri 6 kere mal aldım ve her faturada mal bir önceki faturadan zamlı ulaştı elime.

    Üretici enflasyonu TÜİK'in traşlı rakamları ile %114
    Ve siz hala fırsatçılar var mı sanıyorsunuz?
    Üretici enflasyonu düşmeden tüketici enflasyonu hiç bir zaman düşmeyecek.
    Ve insanlar Türk Lirasında kalıp para kaybetmek yerine ev, araba, çiçekyağı stoklayıp paralarının değerini korumaya çalışacaklar.
    Siz de iktidardan değil stokçulardan hesap sorduğunuz sürece yaşadığınız herşeyi hakeemiş olacaksınız.

    Hay ağzınla bin yaşa.