Üretmediğin malı tüketemezsin. Eğer şeker bolca üretiliyor olsaydı kilosu 20 lira olmazdı hocam.
Bu uygulamayı hangi ülkede gördünüz bilmiyorum ama enflasyonu %55 olan bir ülkede sürdürülebilir olduğunu sanmıyorum.
Denge şöyle hocam, üretim için hammadde ile birlikte huzurlu işçiye ihtiyacın var. İster ithal ham madde olsun ister yerli, işçin huzurlu ve sorunsuz olarak hayatını idame ettirebiliyorsa üretim performasında doğru orantılı artıyor. Bugün TR'de en büyük sorunlardan birisi işçilerin yaptığı işi mecburiyetten yapması, mutlu olmaması, geçinememesi. Enflasyon zorluğu ülkemizde var fakat dediğim gibi halkın temel ihtiyaçlarını sorunsuz karşılıyor olmak (ki buna bir süre devlet desteği gerekecek) bir devleti gerçekten güçlü yapan etkendir. Aynı şekilde devletin elinde alımda şöyle bir gücü de sağlamaktadır kanımca, bu ürün benim ülkemde 10 TL'ye satılıyor, X TL'den ithal edebilirim, üstü teklif gelmesin. Veya üreticiye bu ürünü bu fiyata mâl ettirmek amacıyla teşvikler verebilir.
Bugün tarlasından para kazanamadığını söyleyen çiftçinin bunu söyleme sebebi piyasa şartlarında fiyatlara baktığında kazancının yetersiz kalması. Ama sen bu kişiyi o kazançla da temel ihtiyaçlarına kavuşturursan ortada sorun kalmaz.
Tabi söylediğim temel ihtiyaçlar gerçekten temel ihtiyaç, kıymanın kilosunun farzı misal 20 TL olup, antrikot istersen 80 TL olması gibi. Veya diş macunu 10 TL ama ağız bakım suyu 30 TL gibi. Yani hem üreticiyi hem satıcıyı hemde alıcıyı memnun edecek bir denge. Dünya'da bu sistemi çok başarılı uygulayan çok fazla ülkede mevcut bu arada.