• 03-04-2022, 10:54:53
    #82
    karikaturname adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ateistler dünyanın en ahlaklı insanlarıdır. Din ile ahlak farklı şeylerdir. Çünkü korkudan değil, doğru olduğu için ahlaklı olmayı seçerler.
    Max ateist zeka.
  • 03-04-2022, 11:24:51
    #83
    islam digni diger dinlere göre düşününce Çok temiz. ahlaklı bir din oldugu Ap açık ortada. diger dinlerde Yapıyorsun sucu günahı pazar günü gidiyorsun papaz senin gunahları siliyor Ne güzelmiş ohhh suc işle adam bi cırpıda gunahlarını silsin. Cennetetn arazi alma olayları cabası

    islamda öylemi her gun 5 vakit elini ayagını yıkıyorsun. 5 kere. ilişkişye giriyosun temizleniyorsun. Din Çok şeyi engelliyor. Din olmasa kim kime dum duma olur dunya. millet anadan doğma gezer sokalarda.
  • 03-04-2022, 11:42:07
    #84
    guttsay adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Açıkcası din müessesini itham edici cevabınız ve hepimizi robotlaştırmış, polyanna gibi hadiselere yanlış baktırmış olan dinimiz hakkındaki karşı görüşünüzü asla kabul etmiyorum. Öncelikle merakım din kötü ise sizin tabi olduğunuz daha iyi kurallar manzumesi nedir? Ben ateistim dedikten sonra hayata ve ölüme dair bakış açınızda, aile ve birey ilişkilerinde, sosyal ve iş hayatınızda hangi kurallara, erdemlere kısacası neye tabisiniz? Daha iyi bir insan mı? oldunuz. Yoksa eskiden bilinçli veya bilinçsiz olarak uyduğunuz kuralların tarihsel çıkış noktalarının adı konulmamış dahi olsa farklı bir dinin medeniyete katkısı olduğunu düşünmeksizin artık yalan söylemiyorum derken doğrucu bir insan olma özelliğinizi bağımsız bir şekilde aydınlandıktan sonra kendinizin bulup, yaşama kattığınız bir güzellik olduğunu mu? düşünmeye başladınız. Din müessesi sadece İslam dinini içermez insanlık tarihi ile başlayan erdemlilik ve kötülük arasında meydana gelen mücadele her dinde bazı semboller ve sembol davranışlar ile tasvir edilmiştir. Habil ve Kabil iki kardeş arasında meydana geldiği hemen her dini metinde yer alan yer yüzünde dökülen ilk kandır ve katillerin peygamberi de Kabildir. İnsanlık deneme yanılma ile bir şeyleri bulmuş bile olsa iyi ve kötü ayrımı yıllar ve yıllar içinde mükemmelleşerek hayatın her boyutuna ahlak ve sosyal yaşamın kuralları olarak girmiştir. Tanrı tanımazlık mefkuresi ile bizleri bir polyanna'ya dönüştürmüş olan dinin; kaldı ki pollyanna hatırladığım kadarı ile mutlu bir çocuktur, hayatımıza ve inancımız doğrultusunda yaşamdan sonra ki hayatta vaat ettiği hangi erdem veya özgün ödüle dair getireceği bir alternatif mevcut bunu da açıklamamışsınız. Yazınızda robotlaştırıcı, polyanna masalları ile avutan, tehditkar gibi ifadeler ile itham ettiğiniz Allah aslında sizin tanıdığınız ve tanımlandırdığınız Allah fikridir bizim inancımız ile hiç uyumlu değildir. Medyada ki meczup veya istismarcı dindar figürleri ortadan kaldırabilsek açıkcası, ak saçlı samimi bir nenemizin dini ne kadar saf ve berrak yaşayıp, hissettiğini ve aleminiz de çözülmez diye altında ezildiğiniz çoğu meseleye nasıl basit ve tatmin edici çözümler ile karşı durduğunu görebilseydiniz, inançsızlık ile kendinizi içine soktuğunuz ve hayır öyle bir şey yok bile deseniz kimseyi inandıramayacağınız iç karmaşasını nasıl çözdüğüne ancak şaşırırdınız. o yaşlı koca neneye sen kandırılmışsın, aslında tehditkar ve kötü niyetli bir Allah'ınız var deseydiniz ''La havle'' çekip yanınızdan üzüntü ile ayrıldığına da şahit olurdunuz. Son olarak gayrın dini, eğer müşteri değilseniz sizleri yani din karşıtları ve ateistleri çok fazla da ilgilendirmemeli diye düşünüyorum. Çünkü dindarların sizler aracılığı ile kurtarılmaya veya aydınlatılmaya ihtiyacı yok hatta hayata dair ne vaad ettiği anlaşılamamıştır. Tanrıtanımazlık fikrinin hayata dair bir tezi yoktur veya zayıf olan tezleri çoğu zaman sonuçsuzdur. Eğer içinde bulunduğunuz ruhi çöküntüye aldatıcı, kötücül ve tehditkar Allahımızı daha yakından tanıyarak çözüm arıyorsanız buyrun her sorunuza burada cevap verilir ancak hiç bir soru sorulmaz! Teemmel
    saygıyla karşılıyorum elbette kabul etmeyebilirsiniz, kendi düşüncelerimi aktardım sadece.

    sorularınıza yanıt vermeye çalışayım.

    " Öncelikle merakım din kötü ise sizin tabi olduğunuz daha iyi kurallar manzumesi nedir? "

    din kötü demedim. din özünde saf ve iyi değildir dedim. iyi olmayan bir şey kötü olacak diye bir kaide yok. tek başına kötü olsaydı, bu kadar ilgi duyanı olmazdı muhtemelen. sadece saf ve iyi olduğuna katılmadım o kadar. dinler bana göre belli amaçlar çerçevesinde sınırları çizilmiş düşünceler bütünüdür o kadar. bu düşünceler bütününün saf ve iyi olduğunu kabullenmek kişinin bakış açısıyla ilgili. ben sizin gibi bakmıyorum demek ki, o kadar.

    tabi olduğum herhangi bir kural yok. iyi bir insan olma çabası benim için yeterli. iyi bir insan olmak için de dine ihtiyaç duyulduğunu sanmıyorum. iyi insan olmak için dine ihtiyaç duyan birine sadece üzülür ve acırım.

    " Ben ateistim dedikten sonra hayata ve ölüme dair bakış açınızda, aile ve birey ilişkilerinde, sosyal ve iş hayatınızda hangi kurallara, erdemlere kısacası neye tabisiniz? Daha iyi bir insan mı? oldunuz. "

    hayata bakışım elbette daha farklı oldu. insanları inancına göre yargılamamayı, ona kafir buna müşrik buna zındık şuna ateşlerde yanacak gözüyle bakmamayı öğrendim. iyi bir insan mı, kötü bir insan mı buna baktım. örneğin, dünyamız için çok ciddi katkıları olmuş, kendisinden sonra yüzlerce milyon insan hayatı kurtarmış biri için inançsız olduğunu duyduğumda " tüh, yine de yanacak " tarzı düşüncelere sahip olmadım. eskiden olsa olabilirdim. bu pencereden yaklaşabilirdim insanlarla olan etkileşimlerime. bu gavur, bunun suyu içilmez ekmeği yenilmez diyebilirdim. domuz eti yiyor, bunla arkadaşlık yapmam, kapısının önünden geçmem de diyebilirdim. şuna bak her yerini açmış, bunlar nasıl müslüman cık cık da edebilirdim. daha pek çok içi boş ayrımın içine düşüp insanlara önyargılar geliştirerek toplum ilişkilerimi şekillendirebilirdim. radikalleşip cihad muhabbetiyle elime silah alıp şeriat peşinde de koşturabilirdim. bilinmez. etkilendiğim inançlar beni aslında içten içe inanmadığım, istemediğim pek çok davranışa sürükleyebilirdi kısacası. inançların tesirlerinden kurtuldukça yalnızca eylemlere odaklandım. tenine, rengine, dinine, milletine bakmadan iyi işler mi yapıyor kötü işler mi? katkı mı sunuyor zarar mı veriyor? buna bakmaya odaklandım. bu açıdan hayata bakış açım değişmeye başladı diyebilirim. şimdi birilerinin aklına şu soru gelebilir. az önce millete tarikatçı şu bu diyordun bu nasıl önyargısız bakış? özetliyim onu da. tarikatçılık kendi içlerinde uyguladıkları kurallar çerçevesinde hayata bakışını şekillendiren, büyük dinlerin kuralları haricinde kendi kurallarını da geliştirip bu şekilde farklılıklar yaratabilen bakış açılarına sahiptir. benim gözümde örnek aldığım tek insan Atatürk'tür. tarikatları ve cemaatleri kapatmış olması, tüm bu yapılara karşı olmam için yeterlidir. çünkü onun aklı benden çok daha üstündür, başarıları ve Türk halkına özgürlüğünü vermesi ile bunu ortaya koymuştur. haliyle tarikatların tümüne karşı bir önyargı geliştirmem, değer verdiğim fikir insanının eylemleriyle ilgilidir. zaten yakın dönemde bir cemaatin neler yapmaya çalıştığını hepimiz gördük. yine tarikat yapılanmalarının siyasetten ticarete, sağlıktan turizme her yerde nasıl örgütlendiğini, halkın kaynaklarını nasıl sömürdüklerini de biliyoruz haliyle bu yapılara önyargım farazi değil, eylemlerine bakarak gerçekleşen sonuçlardır.

    ölüme bakış açıma gelirsek. bazen düşünüyorum sadece. çok enteresan. bugün varız, yarın yokuz. gözlerimiz kapanacak ve bir daha olmayacağız. belki de olacağız? kim bilebilir. belki farklı bir bedende, bir bitkinin dalında, yer altında sürünen bir solucan olacağız. kimse bilemez, gerçek bu diyemez. sadece ihtimaller üzerine konuşuyoruz haliyle. o yüzden ölüm benim açımdan güzel bir merak konusu. açıkçası, ölüm sonrası her şeyin yok olacağını pek düşünmüyorum. cennet ve cehennem olaylarını kastetmiyorum. temelde, bizler enerjiler bütünüyüz. canlı, cansız her varlık enerji bulundurur içlerinde. taşı taşa çarptığında ortaya çıkan kıvılcım bunun bir örneğidir. enerjimiz ortadan kalktığında, hücrelerimiz ölmeye başlar sonra yok oluruz. peki enerjimiz ne olur? işte orası çok güzel bir sır. şimdi böyle söylediğin zaman geçmişe de gidiyor insan. madem ölümden sonra enerji yine var olup farklı bir form içine girebilir, o halde bizler geçmişte de vardık. başka formlarda, bu enerjimizle yine bi yerlerdeydik ve şu an tekrar açığa çıktık. sorular, sorular. düşündükçe, peş peşe gelirler. o yüzden aslında düşünmesi keyifli bir konudur ölüm. beyin fırtınası yaşatır. kısaca bakış açım böyle diyebilirim. yaşayacağız, göreceğiz.


    aile ve birey ilişkilerim dinle ilgili değil, sevgiyle saygıyla bağlılıkla ilgili. bana saygı duyan, sevgi gösteren, anlayışlı olan insanlara aynı yakınlığı korumak isterim. bunları yapmıyorsa, öz kardeşim olsa önemsemem hayatımdan çıkarırım. 20 yıllık dostum olsa, aynısını yaparım. ben hayatı "ayna" gibi değerlendiririm. bana tavrın ne ise, benden onu görürsün. aynan olurum. iyiysen iyiyim, kötüysen kötü. aslında kötü de sayılmaz, umursamam direkt çıkarırım hayatımdan. yalnızlığı zaten severim zira. kurallara ve erdemlere tabi olma meselesine gelirsek. sadece içim rahat yaşamaya çalışıyorum o kadar. bunu yapmak için de neyi yapıp neyi yapmamamız konusunda basit empatiler sürdürmek ve aklı kullanmak yeterli.


    " Yoksa eskiden bilinçli veya bilinçsiz olarak uyduğunuz kuralların tarihsel çıkış noktalarının adı konulmamış dahi olsa farklı bir dinin medeniyete katkısı olduğunu düşünmeksizin artık yalan söylemiyorum derken doğrucu bir insan olma özelliğinizi bağımsız bir şekilde aydınlandıktan sonra kendinizin bulup, yaşama kattığınız bir güzellik olduğunu mu? düşünmeye başladınız. "


    yalan ve doğru, her zaman vardı. gerçeği inkar ve manipülasyon yalan anlamına gelir. haliyle dinlerin tamamından eski kavramlardır. ilk çağlara gidelim. annesi ahmet'e odun toplama görevi vermiş olsun. ahmet ise bununla uğraşmak yerine bir çimin üzerine uzanıp güneşin altında dinlenmeyi tercih ediyor. ahmet bir süre sonra annesinin yanına döndüğünde annesi soruyor " ahmet, odunlar nerede? " ahmet'in yanıtı ise " odunlar yoktu, bulamadım " şeklinde. bu durumda, ahmet annesine yalan söylemiş oluyor. ahmet bu yalanı söylemeyi aklına getirdiği andan itibaren içinde, yaptığının yanlış olduğu bilinci oluşur. bu yalanı annesine ifade ettiğinde, ahmet'in içinde vicdan azabı oluşmaya başlar. ahmet artık annesini kandırmıştır. bu örnekten hareketle, yalan ve doğruyu ifa için dinlerin hiçbirine hiçbir zaman ihtiyaç olmamıştır, olmayacaktır da. bir insan yalancıysa, inanca tabi ise de muhtemelen yalancı olmayı sürdürür. bir insan yalancıyken, inanç onu baskılıyorsa burada inancın tek başına faydasından söz edilebilir çünkü o insanın oluşturacağı zararlardan başkalarını korumuştur fakat o insan özünde yalancı biri olmaya devam edecektir. sadece baskı altında kalır.

    ben hiçbir baskıya, zorlamaya, kurala, kaide tabi olmayan biriyim. doğruyu, öyle istediğim için ifade ederim. yalana başvuruyorsam, arkasında mantıklı bir sebep varsa tercih etmişimdir yoksa yalan konuşmayı hiç sevmem. haliyle, kurallara ihtiyacım yok. kimsenin bana istikamet çizmesine ihtiyacım olmadı. ben kendi yolumu çizebilecek yetideyim.


    " Din müessesi sadece İslam dinini içermez insanlık tarihi ile başlayan erdemlilik ve kötülük arasında meydana gelen mücadele her dinde bazı semboller ve sembol davranışlar ile tasvir edilmiştir. Habil ve Kabil iki kardeş arasında meydana geldiği hemen her dini metinde yer alan yer yüzünde dökülen ilk kandır ve katillerin peygamberi de Kabildir. İnsanlık deneme yanılma ile bir şeyleri bulmuş bile olsa iyi ve kötü ayrımı yıllar ve yıllar içinde mükemmelleşerek hayatın her boyutuna ahlak ve sosyal yaşamın kuralları olarak girmiştir "

    iyi ve kötü ayrımı, dinleri üretenlerin bakış açılarına göre belirlenmiştir. mutlak iyi, mutlak kötü, mutlak doğru, mutlak yanlış kısıtlı konulardır. her şey için ifade edilemez. dinler ise pek çok konuda kural belirler ve bunların tartışılmasını istemez. oysa dinin belirlediği ve " iyi olan bu " dediği kural benim için anlamsız, zırva bir şey olabilir. haliyle, iyi ve kötüyü oluştururken dine ihtiyaç duymayız, siz duyuyorsanız bi şey diyemem, kendi tercihiniz.


    " Tanrı tanımazlık mefkuresi ile bizleri bir polyanna'ya dönüştürmüş olan dinin; kaldı ki pollyanna hatırladığım kadarı ile mutlu bir çocuktur, hayatımıza ve inancımız doğrultusunda yaşamdan sonra ki hayatta vaat ettiği hangi erdem veya özgün ödüle dair getireceği bir alternatif mevcut bunu da açıklamamışsınız. "

    alternatif arayışında olmanız gerekmiyor. ben değilim. o yüzden bi alternatif önerme ihtiyacım yok. siz dininize inanmak yerine farklı alternatifler istiyorsanız, araştırabilirsiniz özgür iradeniz. ancak bi açıklama yapma zorunluluğum olduğunu sanmıyorum çünkü gerek duymuyorum.

    polyanna mutlu bir çocuktur evet çünkü kıyamet kopsa, iyi bari en azından bir süre yaşayabildik der yine sevinir, iyi yön görmeyi sürdürür. o misal.


    " Yazınızda robotlaştırıcı, polyanna masalları ile avutan, tehditkar gibi ifadeler ile itham ettiğiniz Allah aslında sizin tanıdığınız ve tanımlandırdığınız Allah fikridir bizim inancımız ile hiç uyumlu değildir. "

    görüşlerimizi paylaşıyoruz, katılmak durumunda olmamakla birlikte elbette öyle düşünebilirsiniz, saygı duyarım.


    " Medyada ki meczup veya istismarcı dindar figürleri ortadan kaldırabilsek açıkcası, ak saçlı samimi bir nenemizin dini ne kadar saf ve berrak yaşayıp, hissettiğini ve aleminiz de çözülmez diye altında ezildiğiniz çoğu meseleye nasıl basit ve tatmin edici çözümler ile karşı durduğunu görebilseydiniz, inançsızlık ile kendinizi içine soktuğunuz ve hayır öyle bir şey yok bile deseniz kimseyi inandıramayacağınız iç karmaşasını nasıl çözdüğüne ancak şaşırırdınız. o yaşlı koca neneye sen kandırılmışsın, aslında tehditkar ve kötü niyetli bir Allah'ınız var deseydiniz ''La havle'' çekip yanınızdan üzüntü ile ayrıldığına da şahit olurdunuz. "


    ak saçlı samimi bir nenenizin beni bir şeylere ikna edebilmesi için önce bilgi birikimini iyi kötü önüme koyması gerekmektedir. ayrıca bi şeyleri aktarabilmek için neden ak saçlı bir nene olmaya ihtiyaç olduğunu anlayamadım, 30 larında genç ve güzel bir kadın benzer etkiyi oluşturamaz mı? ilginçmiş. bana biraz duygusal bakış açısı olarak yansıdı bu örnek fakat, etkilenmedim üzgünüm.

    " çözülemez diye altında ezildiğim çoğu meseleyi nasıl basit ve tatmin edici çözümler ile karşı durduğunu görebilseydiniz " kısmı daha da enteresan. bu 'yorumlara' yanıt verme gereği duymuyorum. sadece enteresan ifadeler olarak nitelendirebilirim.

    'inançsızlık ile kendinizi içine soktuğunuz ve hayır öyle bi şey yok bile deseniz kimseyi inandıramayacağıınz iç karmaşasını ' bu baya süper. bunu beğendim. umarım çözülür iç karmaşam ne diyim. kusura bakma, benim hakkımda yaptığın bu tahliller komik geldiği için bunlara da yorum getiremiyorum. şahsi düşüncendir, saygı duyuyorum diyip geçmek durumundayım zira kimseye kendimi ispat etme derdim yok, soru - cevap konusu olarak açtık malum. bir sorunuz olursa yanıtlamak isterim tabi.

    yaşlı neneniz iddia ettiğiniz gibi engin bilgi birikimi olan, donanımlı bir insansa benim ne söylediğim onun için önemsizdir. kırılmaz. en fazla, söylediklerimi dinler, kendi akıl süzgecinden geçirir ve hak verip vermediğini düşünür. hak vermiyorsa önemseyeceğini sanmam, veriyorsa sorgulamasını yapar ve kendi kararını alır. yaşlı nenemiz hür ve akıllı bir insan sonuçta.


    " Son olarak gayrın dini, eğer müşteri değilseniz sizleri yani din karşıtları ve ateistleri çok fazla da ilgilendirmemeli diye düşünüyorum. Çünkü dindarların sizler aracılığı ile kurtarılmaya veya aydınlatılmaya ihtiyacı yok hatta hayata dair ne vaad ettiği anlaşılamamıştır. "

    herhangi birini kurtarma derdinde olduğumu ifade etmedim. dinlerle ilgilenmediğimi de belirttim. dinlerle ilgilenmeyen birine sorusu olan varsa buyursun dedim sadece. bunda bir beis göremiyorum. ayrıca her şeyi geçsek dahi, dinlerle ilgilenmeyen insanların her an her saniye baktığı her yönde karşısına dinle ilgili konular çıkmakta. haliyle ne kadar ilgilenmesek dahi dinler bizi bu sürecin içine ister istemez sokuyor. r10'da da son dönemlerde dini konular üzerine çokça paylaşım oluşunca ben de dinlerle ilgilenmeyen biri olarak sormak istenilen bir soru varsa yanıtlamak isterim dedim o kadar. umarım sizi kırmamıştır

    " Tanrıtanımazlık fikrinin hayata dair bir tezi yoktur veya zayıf olan tezleri çoğu zaman sonuçsuzdur. "

    bir tezi olmak zorundaymış gibi hissediyorsan bilemem. açıkçası benim de yok. insanlar iyi, faydalı bireyler olmaya gayret etsin kafi. bunu din öyle emrediyor diye değil, sevap kazanıcam diye değil, cennete gidicem diye değil, allahtan korkuyorum diye değil, cehennemde yanmaktan korkuyorum diye değil, iyi bir insan olduğumu düşünüyorum ve iyi olmayı sürdürme gayretindeyim kafasıyla yapsınlar. iyi bir insan olduğunu düşünüp böyle kalmaya gayret etmek yerine sadece emir bu olduğu için hareket ediyorsa; bir gün gelir, çok inançlıyım diye ortada gezinenler kötülüğün dibine batar ve " şeytana uydum " diyip affedicisine sığınır. iyi bir insanın böyle bir ihtiyacı olmaz. iyi insan, bir yanlış yaptıysa yanlışını kabul eder, şuna uydum buna uydum diyip suçu başkasına atmaz, cezasına razı olur. amaç her zaman iyi bir insan olmak olmalı. her türlü dış tesirden bağımsız olarak.

    " Eğer içinde bulunduğunuz ruhi çöküntüye aldatıcı, kötücül ve tehditkar Allahımızı daha yakından tanıyarak çözüm arıyorsanız buyrun her sorunuza burada cevap verilir ancak hiç bir soru sorulmaz! "

    içinde bulunduğum herhangi bir çöküntü yok açıkçası. teşekkür ederim ince düşünceniz ve ünlem işaretleriniz için. umarım yanıtlarım bir nebze kendimi açıklayıcı olmuştur.
  • 03-04-2022, 11:59:42
    #85
    dev
    Kurumsal Üye
    RauL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    islam digni diger dinlere göre düşününce Çok temiz. ahlaklı bir din oldugu Ap açık ortada. diger dinlerde Yapıyorsun sucu günahı pazar günü gidiyorsun papaz senin gunahları siliyor Ne güzelmiş ohhh suc işle adam bi cırpıda gunahlarını silsin. Cennetetn arazi alma olayları cabası

    islamda öylemi her gun 5 vakit elini ayagını yıkıyorsun. 5 kere. ilişkişye giriyosun temizleniyorsun. Din Çok şeyi engelliyor. Din olmasa kim kime dum duma olur dunya. millet anadan doğma gezer sokalarda.
    Cok fazla film izlemissin sen. Filmde gordugun her seye inanma

    ayrica islamda da kandiller mi ney var. orada da gunahlarin bir cirpida silinmiyor mu?
    Ayrica islamda da tovbe yok mu ?
  • 03-04-2022, 12:07:15
    #86
    Noroc adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Cok fazla film izlemissin sen. Filmde gordugun her seye inanama

    ayrica islamda da kandiller mi ney var. orada da gunahlarin bir cirpida silinmiyor mu?
    Ayrica islamda da tovbe yok mu ?
    kul hakkı ws tobe ile silinmez. kulla kulun arasındaki sorundur.
  • 03-04-2022, 12:10:59
    #87
    ikobi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sen bu konuyu açarak benim inancımla ilgili bilmediğin anlamadığın konulara cevap yazıyosan bu konuyu açıp açmaman beni ilgilendirir.

    Kendi azınla diyorsunki ben kendi inancını bilmeyen insanlar için açtım bu konuyu!

    Kendini tatmin etmek, insanları ayrıştırmak, inançları aşağılamak için açmışsın bu konuyu.

    Açamazsın kardeşim herkes kendi inancı hakkında konuşsun.
    sorular soruluyor, "kendi düşüncemi" paylaşıyorum. bunu anlamak bu kadar zor olmasa gerek. bu düşüncelere katılması için herhangi birini zorladığımı hatırlamıyorum. dediğim gibi, rahatsızsan konudan uzaklaşabilirsin. aynı şekilde devam edersen, konunun amacından sapmaması adına maalesef sessize almak durumundayım.
  • 03-04-2022, 12:41:48
    #88
    dev
    Kurumsal Üye
    RauL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    kul hakkı ws tobe ile silinmez. kulla kulun arasındaki sorundur.
    Pazar gunleri kilisiye gidince silindigini nereden biliyorsunuz peki?
  • 03-04-2022, 12:42:32
    #89
    Yemin ediyorum kafamı açtınız ya
  • 03-04-2022, 12:48:24
    #90
    AOK
    Platin üye
    İyi niyetle açıldığını düşündüğm bir konuydu. CEvaplarınız ve insanlara bakış şeklinizden ötürü ne soru sormaya ne inançsızlığııza saygı duymaya gerek olmadığını gördüm. Konunun açılma amacı belli : sizin iandığınız yanlış benimki doğru soularla sizi yönlendireyim. Bende reprot ettim. İnsanların inancıda inançsızlığı da kendisine. Bizler için önemli bir ayda insanların üzerine gidercesine konu açmak iyi niyt göstergesi değil. Yani konuyu nereden ele alırsak alalım hiçbir samimi yanı iyi niyetli açldığına dair iz yok. Polemik isteyecek bir üye değildiniz sanıyordum ama sizde kaostan besleniyorsunuz gibi oldu. Çünkü cevaplar ego tatmin ediyor. İYi günler dilerim. Bunlar sadece izlenimimdi. Doğru yada yanlışlar değil.