Laik bir ülkeyiz ancak bir farkla. Eskiden vatana ihanet kanunu vardı. Maddelerinden birisi eğer birisi dini kullanarak siyaset yaparsa bu vatana ihanetti ve cezası idamdı. Aslında bu yasa dini kullanarak halkın seçimlerde istismar edilmesini engelliyordu. Turgut Özal isimli arkadaş bu yasayı kaldırıp yerine terörle mücadele yasasını getirdi. Bu yüzden siyasetçiler halkın yumuşak karnı dini siyasetlerine meze ediyorlar. Allahın kuralları kesindir, mevcut diyanet bakanlığı kesinlikle haram olan faize caiz diyor bu yönde fetva veriliyorsa apaçık ortaya çıkar ki; dini duygular siyasi çıkarlar uğruna sömürülüyor.
Laikliği dinsizlik olarak değil, dinin istismarına karşı bir kalkan olarak görüyorum. Dini kurallarla yönetilen ülkelerde devamlı istismarları görüyoruz, mesela halk ile yönetim arasındaki inanılmaz uçurum. Buradan din kusurludur cevabı çıkmaz, insan kusurludur ve yalan söyler. Müslümanlık maskesi altında adaletsizlik getirebilir. Zira getiriyorlar. Bu istismar ise insanları dine yakınlaştırmaktan ziyade uzaklaştırıyor. Dinin emrettiği yasalar uygulanırken dini istismarın engellendiği bir sistem nasıl gerçekleştirilebilir bilmiyorum.