• 29-01-2009, 03:40:37
    #19
    Üyeliği durduruldu
    Ne kurs,ne yurtdışı eğitim,ne film ne de okul... Ben ingilizcemi chat ile, skype ile geliştirdim 4 sene önce skype ilk çıktığı zamanlar lise 1 deydim.. Hazırlık okumuştum ama henüz ingilizceye hakim değildim. Sürekli yeni arkadaşlar arıyor, hep ingilizce konuşmaya çalışıyordum tabiki yazarak.. O yüzden türkçe chat ile işim olmamıştır.. ilk günlerde bulduğum arkadaşların bazılarıyla her gün konuşur oldum, sabah akşam.. yaz geldi gün boyu sohbet ettim.. hakkındaki her şeyi öğrendim ben de anlattım.. politikadan sanata, dinden kültüre her şeyi konuştuk.. öyle bir an geldi ki artık konuşacak konu bulamaz, ne konuşalım diye sorar hale geldik..
    lise 2 ve 3 . sınıfta herkes ingilizceden bi haber sınavlara saatlerce çalışırken ben çok rahattım. Mezun oldum, 1 sene sonra üniversiteye başladım.. Hazırlık yeterlilik sınavına girdim, hazırlığı atladım. Sonra geçtim netin başına o ilk günlerde konuştuğum 4 senelik arkadaşlarıma bir bir teşekkür ettim. Şu an ünide dersler %100 ingilizce.. Çok rahat ingilizce yazabiliyor,konuşabiliyor ve çeviri yapabiliyorum. Daha da ilerletmekteyim.

    Chatler hep yazışma şeklindeydi başlarda ama sonradan sesli konuşmalara da başladım. Zaten yazmayı kavrayınca gerisi geliyor. Bu arada her sohbetimde internet sözlüğüm(şu an sesli sözlük) açıktı hala da bilmediğim kelimelere hemen bakarım.
    Peki karşınızdaki kişiler nasıl olmalı? Başlangıç için anadili ingilizce olan ülkelerden veya diğer ülkelerden olup ingilizcesi çok iyi olan kişiler olmamalı.. sizin denginizde veya sizden biraz üstte olanlarla konuşmanız daha iyi olacak.. Karşınızdaki kişi iki kelime edip susmayacak sürekli bir şeyler konuşmak isteyecek biri olmalı..
  • 29-01-2009, 04:14:49
    #20
    alt yazı şarkı türkü hep yalan .. en iyisi yurt dışına gitmek.. Zaten varmış az biraz ingilizcen git yurt dışına ama türklerle değil, yalnız.. İlk başta vücut dilin gelişir sessiz sinema gibi herşeyi konuşmadan anlatmaya çalışırsın sonra yavaş yavaş dilin gelişir...
  • 29-01-2009, 04:25:20
    #21
    türkçe alt yazılı filmler diziler izle ve msnde yabancı birileriyle konuş.ama insanın algılama kapasitesinde yoksa ögrenmesi kavraması zor olur.Mesela benim kafam sayısala basmaz ama ingilizceye gelince gerçekten iyi derecede bildigimi düşünüyorum.Ve babam kulakları duymadıgı için sürekli alt yazılı diziler ve filmler izlerdi.Bende izleye izleye duyduklarımı anlamaya başladım o sene 1 de anadolu lisesine başlayınca haftada 12 ders ingilizce üzerine msnde yabancı arkadaşlar ve geride kalan 3 sene baya ilerledim işte x]
  • 29-01-2009, 04:46:55
    #22
    yurtdışında 1 yıllık kurs ile öğrendim
  • 29-01-2009, 04:59:31
    #23
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    İngilizce Kurslarını Neden Sevmeyiz

    İngilizce kursları İngilizce öğrenmenin en popüler şeklidir.
    Kurslar o denli popülerdir ki çoğu kimse nasıl İngilizce öğreneceğini düşünmez bile.
    Süreç otomatik olarak işler:
    İngilizce öğrenmek istiyorum, bu yüzden bir İngilizce kursuna kayıt yaptırdım.
    Bir miktar para ödeyeceğim, haftada belirli saatler kursa devam edeceğim ve İngilizce’yi iyi bir şekilde öğreneceğim.

    Bu gerçekten şaşırtıcı çünkü İngilizce sınıfları dili öğrenmek için iyi bir yol değil. Hayatımızın büyük bölümünü İngilizce sınıflarında geçirdik (lise, üniversite, dil okulları) ve neye benzediklerini biliyoruz. İngilizce sınıfları ve kurslarına dair tüm bildiklerimiz neticesinde İngilizce kurslarına devam ederek çok iyi İngilizce konuşabilen birine rastladığımızda şaşırırız..
    İngilizce kursuna devam ederek haftanın önemli bir kısmını derslere ayırırsınız. Ve genellikle büyük miktarda para ödersiniz. Zamanınız ve paranızın karşılığında ne geçer elinize? İngilizce sınıfında yapacağınız şudur:

    * Kötü İngilizce dinlemek. Diğer öğrencilerin telaffuz, gramer ve kelime bilgisi, ve bazen öğretmeninki de, kötü olacaktır. Bu insanları dinleyerek İngilizce’nizi geliştiremezsiniz.

    * İngilizce beş cümle söylemek. Sınıflarda genellikle 10-12 öğrenci olur ve konuşmak için yeterli vaktiniz olmaz. Normal İngilizce sınıfları İngilizce konuşmak için kesinlikle yeteli değildir (Conversation, konuşma sınıfları daha iyidir).

    * Sıkıcı bir ders kitabı okumak. Hemen bütün İngilizce öğretmenleri ders kitabı kullanır. Neden mi? Çünkü kitap işlerini kolaylaştır. Her ders için hazırlanmaları gerekmez. Yalnız kitapta bir sonraki üniteyi yaparlar. Ve kitaplar dersleri sıkıcı ve verimsiz kılar. Michael Jackson yada Afrika ormanlarında iki sene yaşayan bir kadın hakkında aptalca hikayeler okumak zorundasınızdır. Daha sonra ilgili soruları cevaplamanız ve diğer öğrencilerle bu konuda konuşmanız istenir. Delilik bu! Hiç umursamadığınız saçmalıklar. Tüm bunlar İngilizce öğrenmenin sıkıcı olduğunu düşünmenize yol açar.

    * Birkaç dilbilgisi kuralı öğrenmek, Mesela “present continuous tense gelişmekte ve değişmekte olan durumları ifade için kullanılır “. Dilbilgisi kurallarını öğrenmek yapabileceğiniz en aptalca şey.
    Çünkü:
    1) Yüzlerce dilbilgisi kuralını ezberlemeniz mümkün değil
    2) İngilizce konuşurken düşünmeye vaktiniz olmayacaktır: “Hangi tense kullanmalıyım? Hmm. şimdi… Şu ana kadar devam eden bir olayı ifade etmek istiyorum, o zaman present perfect tense kullanmalıyım.” Tabii ki İngilizce’nizi doğal olarak kullanmak istersiniz. Dilbilgisi kuralları testlerde alacağınız puanların yüksek olmasını sağlasa da İngilizce’nizi geliştirmez.

    * Gramer alıştırmaları yapmak. Dilbilgisi alıştırmalarını anlattıktan sonra öğretmenler genellikle size çoktan seçmeli yada boşluk doldurmalı alıştırmalar verir. Gramer alıştırmalarının iki işlevi vardır: 1) gramer kurallarını tekrar etmenizi sağarlar, 2) İngilizce’nizi ölçerler. İşlevlerin ilki lüzumsuz çünkü gramer kuralları lüzumsuz. İkinci işlev tamam, eğer bilginizi diğer insanlarınkiyle karşılaştırmak istiyorsanız. Ancak test etme size İngilizce öğretmeyecektir.

    * Ev ödevi yapmak. Ev ödevleri genellikle gramer alıştırmaları yada kompozisyon olur. Gramerden zaten bahsettik. Kompozisyonun konusu genellikle hiç umursamadığınız bir konudur. Mesela: “Blood is thicker than water” atasözü yada “Is it good to be famous?” gibi konularda ne düşündüğünüz. Sıkıcı şeyler yapmak İngilizce’nizi geliştirmeyecek bilakis motivasyonunuzu düşürecektir.

    *İngilizce sınıflarında iyi bir telaffuz öğrenemeyeceksiniz (ki bu iletişim için vazgeçilmezdir!). Öğretmenlerin çoğu telaffuzu göz ardı eder, bazısı kendi telaffuzları da bozuk olduğu için. Bazı öğretmenler siz konuşurken yanlışlarınızı düzeltir. Ancak çok azı aynı hatayı tekrarlamamak için ne yapmanız gerektiğini anlatır. Çok az öğretmen İngilizce sesler ve kelimelerin telaffuzunu öğrenmek için sözlüklerin nasıl kullanılacağına dair bilgi verir.
    Çoğu İngilizce öğretmeni, okuma yapma, İngilizce- İngilizce sözlük alma, İngilizce kayıtlar dinleme yolunda sizi teşvik etmez. Yalnız ders kitaplarını işler ve kitaptaki alıştırmaları yaparlar. Eğer öğretmeniniz farklı ise şanslısınız.

    İngilizce sınıflarının çoğu işte bu şekildedir. Kendi sınıfınızı düşünün. Sizinki de böyle ise –sıkıcı ve verimsiz- vaktinizi boşa harcıyorsunuz.. (Üzülmeyin: yalnız değilsiniz. Dünyada milyonlarca insan İngilizcelerini geliştirmedikleri halde İngilizce kurslarına giderek vakitlerini boşa harcıyor.)
    Verimsiz ve sıkıcı dersleri İngilizce’nizi gerçekten geliştirecek zevkli şeylerle değiştirebilirsiniz:

    * Sınıflarda kötü İngilizce dinleyeceğinize televizyondan CNN International yada başka bir İngilizce kanal seyredin. Mükemmel bir İngilizce ile kusursuz cümleler öğreneceksiniz.

    * Beş İngilizce cümle söylemek için saatlerce sınıfta oturacağınıza ana dili İngilizce olan bir öğretmenin conversation sınıfına kayıt olun. Yada en iyi arkadaşınızla İngilizce konuşmaya başlayın.

    * Sıkıcı bir ders kitabı ile çalışacağınıza ilginç şeyler okuyun. İngilizce çok sayıda ilginç metin bulabilirsiniz! İnternette İngilizce dil sitelerini gezin. İngilizce güzel bir kitap okuyun. Kısaca ilginizi çeken bir şeyler. Sizi ölümüne sıkan şeyler değil.

    * Gramer kurallarını ezberlemek ve gramer alıştırmaları yapmak yerine İngilizce okuyun. Okuma, etkili ve doğal İngilizce’yi öğrenmenin tek yoludur.

    * Öğretmenin verdiği konuda kompozisyon yazmak yerine ilginizi çeken bir konuda yazın. Mesela, İngilizce e-postalar yazın. Öğretmen için değil –kendiniz için yazın!

    Saygıyla
    bulent..
    yabancidilforum.com
  • 29-01-2009, 09:08:32
    #24
    Biraz biliyorum demişsin.Bence önce Türkiyede eğitim al 3 ay.Sonra yurtdışına açıl.Work&travel le 1200 dolar çıkarırsın cebinden sonra en azından dile aşina olursun cebindede harçlığın kalır.
    Benim etrafımdaki arkadaşlarımın çoğu Buy yolu seçiyolar 2010 yazındada ben düşünüyorum.
  • 29-01-2009, 09:57:52
    #25
    İlk olarak gramer oturtulmalı, gramer öğrenilirken ingilizce kitaplar okunmalı ve kitaptaki bilinmeyen kelimelerin anlamları bulunup ezberlenmeli. Mecbur ezberleyeceksiniz. Türkçe ve İngilizce mantığı çok karışıktır. Mesela Türkçe'de işte bu... İngilizce'de at work.. falan diye gitmez Veyada Türkçe'de ki ''Ders alıyor'' kelimesi İngilizce'de ''He is taking lesson'' değildir. Yani bunların artık nasıl denilir özel kalıpları vardır. O yüzden gramer oturdulduktan sonra ya yabancı ülkeye gideceksin yada sürekli yabancı dizi dinleyeceksin. Ama yinede tam anlamıyla ingilizce öğrenmek için yabancı ülkeye gitmek şart diye düşünüyorum.
  • 29-01-2009, 11:50:08
    #26
    dil dile değmeden dil öğnenilmez derler. yabancı bi kız bul.
  • 29-01-2009, 13:31:26
    #27
    Üyeliği durduruldu
    Laqnes adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam Turkce Altyazili dizi'ler yardimci olur ama sadece bi kac kelime icin. Konusmak icin arkadasin dedigi gibi yurt disina gitmelisin. Ben turkce altyazili film'ler izliyodum Amerika'ya tasinmadan once buraya bi geldim.Tek konusabildigim hello,what is your name yani basit seylerdi.
    Burda 8.ayim ve su an herseyi konusabiliyorum iletisim kurmada hic bi sorunum yok sadece aksan da biraz sorun var o da kizlarin hosuna gidiyor En iyisi yurt disina gitmek ve Yabanci film'leri altyazisiz veya ingilizce altyazili izlemektir.
    komik
    tşkrler arkadaşlar hepinize ilk baş gramer ondan sonra yurtdışı
    bu yaz bakıcaz adsense olayı iyi sağlarsak 5 bin dolar alırsam yeter herhalde...
    yaşım tutsa work/ travel hikayesine katılırdım ama yaş tutmuyor..
    hem dil öğren hem de para kazan