Hocam önceki rektörün yardımcısı diye bu kadar karşı oy çıktığını da biliyoruz . Yoksa Boğaziçinde yıllarca görev yapmış adamın geçmişi ortada. Cumhurbaşkanı geçmişini dikkate alarak bunu rektör yapmış olamaz mı? Böyle bir yetkisi de var zaten.
Prof. Dr. Naci İnci, 1987'de Marmara Üniversitesi'nden fizik dalında lisans derecesini, 1992'de ise fiber optik sensörler alanında İngiltere'deki Heriot-Watt Üniversitesi'nden doktora derecesini aldı. Stanford Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümü'nde 1993-1994 yılları arasında optik haberleşme alanında doktora sonrası çalışmalar yapan İnci, 1994 senesinde Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'nde yardımcı doçent, 1996'da ise doçent oldu. İnci, 1998-1999 yıllarında fiber optik sensörlerin endüstriyel uygulamaları üzerine Japonya'da Gunma Üniversitesi'nde konuk araştırmacı olarak çalışırken, 19992005 yılları arasında Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde öğretim üyeliği yaptı, üniversitenin temel ve araştırma laboratuvarları ile diğer lisans ve lisansüstü programlarının kurulmasında görev aldı. Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü'ne 2005 profesör olan ve 20142018 döneminde bölüm başkanlığı yapan İnci, Almanya'daki Stuttgart Üniversitesi, Japonya'daki Gunma Üniversitesi, Norveç Teknik Üniversitesi ile İngiltere'deki Heriot-Watt Üniversitesinde konuk profesör olarak bulundu. Fiber optik, nano partiküller ve uygulamalarının fiziği, optik sensörler, kuantum optiği, kuantum bilişimi, kuantum kriptografisi konuları üzerine çalışan ve araştırmalar yürüten İnci'nin üniversite-sanayi ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik katkıları kapsamında ise iki uluslararası patenti bulunuyor.
Üniversitelerin tahammülleri vardır. Boğaziçi yıllardır kendi rektörünü kendisi seçen bir üniversitedir. Kimse Melih bey yada Naci bey yetersiz bir profesör demiyor. Bu olay ABD de Avrupa da olsaydı demokrat üniversite diye dünyaya pazarlanır ve dünyanın en Zeki çocuklarını bünyesinde barındırırdı ama ne yazık ki bu güzel gelenek bir Türk üniversitesin de sürdürülmeye çalışılıyordu ve Türkiye de ki her güzel şey gibi bunu da bitirmeye çalışıyorlar. Lütfen takım tutar gibi siyasetçi tutmayın. Öğrenci ve akademisyenlerin kendi rektörlerini seçmesi Türkiye de ki en güzel olaylardan birisiydi bunu bitirmeye çalışmak yerine destekleyip yurt dışından beyin almaya çalışılmalıydı ama Cumhurbaşkanı Boğaziçi üniversitesine destek olma yetkisini kullanmayı tercih etmek yerine köstek olmak yetkisini kullanmayı tercih etti, sonucunda beyin ithal edilebilecekken, ülkenin en başarılı öğrencileri ülkesine küskün hale geldi.
İşte o büyük kayıplar bu küçük hatalar yüzünden oluyor. Bu yüzden bu ülkede bir Uğur Şahin yok, o yüzden bu ülkede bir Emre Bali yok, o yüzden bu ülkede Kerim baran, devrim yaşar, veysel Berk yok. Bu isimleri Türkiye kaybetmeseydi hepsi alanlarının en iyisi olarak Türkiyeye hizmet edeceklerdi. Konu sadece ekonomi değil, bu terk eden beyinlerin hepsinin bu ülkenin siyasetçilerine bu ülkeninhalklarına bir kırgınlıkları oluyor ve sonucunda yine Türkiye kaybediyor