-Ben sizi kovalamadım mı? Geldiniz de ne oldu? Mersinde kız yokmuydu da buraya geldin. Çocuklar 1 2 sene arkadaş olmuşlar birşey olmaz gibi sözlerle bizi karşıladı.
Annem, biz seviyoruz diye tüm bu sözleri espriye vurarak cevapladı. Bize orada ''getirdiğiniz tatlıyı yeriz, birer yüzük takarız'' nişan bu olur dendi. Önümüzdeki 2 - 3 ay içerisinde tarih verdiler. Sonra gitmek için aşağı indiğimizde kızın babası bana ''olurda bu iş olursa ben yapamıyorum ayrılacam dersen silahlar konuşur'' dedi. Biz oradan çıktık ve tarih yaklaştığında kız tarafını aradık. Aldığımız yanıt şu şekildeydi: ''Kızın abisi askeriyede (sözleşmeli er) ben gelmeden vermeyin kızı, ben çocuğu araştırıcam'' demiş. Bundan dolayı kızın babası bana ailevi problemlere sebep olacak yoksa, kurban bayramına 3 - 4 gün kala gelirsiniz. Onunda izni olur oda gelir dedi. Tamam dedik.
Kurban bayramı yaklaştığında ise, birden kız çarşıdayken kızın annesi, benim annemi aradı. Bizim adetimizi sormadan kendi adetlerini söyleyerek bunları bunları yapmak zorundasınız mecbursunuz diye bir ifade kullandılar.
Kızın annesinin söylediği adetler; 3 - 4 gün gibi bir süre içerisinde, önce siz geleceksiniz adetleri felan konuşacaz gideceksiniz. ardından biz gelecez nerede yaşadığınıza felan bakacaz dediler. Ardından siz bi daha geleceniz tatlınızla olursa oldu tatlısı yicez dendi. (2 kere gelmeniz gerekiyor. Burası köy yeri millet 1 seferde kızı verdi demesinler diyor.) Adetlerine göre oğlan tarafına düşenler; - Ev (ev alınamıyorsa altını bol takarsınız), - Oturma odası, beyaz eşya, halılar perdeler vs herşey. Nişanda kızımızı kuaföre götüreceniz baştan aşağı giydireceniz. İstemeye gelecekler diye biz köye haber salacaz. Okuntu dağıtılır bizim buralarda (Şalvarlık istiyorlar masrafları oğlan tarafına ait.) Tatlıyı en az 5 - 6 tepsi istiyolar (sadece kendi tarafları için mahalleye de dağıtılır tatlısı yendi diye diyorlar) Nişanda altın takılır, kız altınla gezer millet iyi yere gittiğini anlar diyorlar.
Kız sadece mutfaktaki küçük ev aletleri tabak çanak tencere ve varsa çeyiziyle geliyormuş. (1 araba çeyizle gönderirsek biz kızı, elalem bize güler diyorlar)
Kız tarafı ayrıca oğlana bir kere takım elbise alırmış, ya düğünde alırmış ya da nişanda. Başkada birşey almazlarmış.
Kız ailesini tutuyor. Adetler bu şekilde diyor. Ben orta yolu bulsunlar dedikçe, kız siz masraftan kaçıyorsunuz dul mu alıyorsunuz diye tepki gösteriyor. Kızın babası sürekli tarihi ertelediği için, ailem siz bu kızı vermek istemiyor musunuz? diye sorduğunda kızın babası evet vermek istemiyoruz siz kısmetinizi başka yerde arayın dedi. Kızla biz konuştuğumuzda ise, vermezlerse kaçarım diyordu. En son konuştuğumuzda ben annenle didişirim. Annenle 1 ay aynı evde durmam. Ben kaçmam, seviyorsan gel doğru dürüst iste. Yalvarıyorum sana lütfen herşeyi borca yapın ben haftasonu simit satar, yemek yapar satar öderiz borcumuzu diyordu.
Fakat hiçbir şekilde beni kıskançlığından dolayı hiçbiryerde çalıştırmıyor. Akrabalarıma gitmemi istemiyor. Kuzenlerimle görüştürmüyor. Ben bir alışveriş merkezinde güvenlik görevlisi olarak iş buldum. O AVM'nin kapısından girersen ben yokum. Oradan kazandığın para haram para. Karıya kıza bakarak kazanacaksın o para bizim boğazımızdan geçmez. Tepkisiyle karşılaştım. Ben bu kızı normal yollarla alamıyacağımı Ailesi zora koştuğu için vermek istemedikleri için defalarca söyledim. 1 Haftadır konuşmuyoruz. Kaçıp gelmek yerine tüm suçu bana ve aileme bulduğu için ben kızdan ayrıldım. Ev almayı bizimkiler kabul ettiği halde, kısa bir süre kirada oturacağımızı söyledikleri halde, 1 tane beyaz eşyayı bile almıyor. Bu iş olacaksa böyle olmicaksa olmicak diyor kızın babası. Aileleri okut üflet, benim düzgünce evlenmek hakkım değil mi? düzgün al beni diye ısrar ediyordu. Bu süreci nasıl unutabilirim? Olayı anlattığım bi çok kişi Allahın sevdiği kuluymuşsun iyi ki kurtulmuşsun diyor.
Ailesi başta uzak diye vermek istemediklerini söyledi.
KIZ : OSMANİYE
BEN : MERSİN