• 03-03-2021, 20:48:51
    #19
    epikxx adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bir öğrenci olarak zaten zar zor geçiniyordum bir barda baristalık yapıyordum orası da kapandı devletin verdiği burs anca mutfak masraflarını karşılıyor r10'dan ve Freelancer sitelerinden gelen para ile geçinmeye Çalışıyorum, çalışıyorum diyorum çünkü yok geçinemiyorum bende isterim rahat bir üniversite hayatı geçirip stres altında olmadan derslerime çalışıp güzel bir şekilde üniversitemi bitirip hayata atılmak ama hayat herkese adil değil ne yazık ki, acı çeker insan güçlenir derler ne kadar doğru bir söz orası tartışılır ama artık güçlendirmekten ziyade yıpratı içimde küçücükte olsa bir yaşam sevinci varda oda tamamen kayboldu, bir robot gibiyim sadece para kazanmak için çalışıyorum belki para gelirde ev kirasını tamamlarım üstüne belki para artar bir dışarı çıkarım diye ama yok hiç bir şey yapamıyorum yapmak istesem de olmuyor. Bende içimi dökmek istedim rahatsız ettiysem kusura bakmayın.
    Robotlaşma kısmına katılıyorum, hepimiz robot gibiyiz uzun bir süredir. Bir şeyler için çabalayan, yıpranan ve döngünün içerisinde sıkışıp kalmış robotlaşmış insanlarız.
  • 03-03-2021, 20:49:00
    #20
    AOK
    Google Haritalar Uzmanı
    Diyeceğim şey kısa olacak. Bunları yazabiildiğin bir bilgisayarın, bir evin, yazabilecek ellerin, gören gözlerin var. Bunlara sahip olamayan o kadar çok insan var ki. Ama sen şikayetçisin öyle mi ?
  • 03-03-2021, 20:49:32
    #21
    MrGatsby adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mesefeler dokunmaya engel, aşka değil.
    Ha oraya gidecek bilet paran olmazsa o zaman düşünebilirsin. Kötüyü düşünme, yaşadıklarının daha ağırını yaşamış biriyim. Gelecek gelmeden kafanda kurma sadece plan yap.
    Asıl seni bitiren kafanda kurduklarin. Birde kafanda kurduklarin için ÇÖZÜM ara.
    Tabi ki orası öyle, ama dediğim gibi ben ilerisini düşündüğüm için bir çözüm bulmam gerekiyor. Bir iş bulmam gerekiyor yoksa mesafe falan sorun değil. Yeter ki bir çıkış yolu bulabileyim. Hayallerime ulaşabileyim.
  • 03-03-2021, 20:50:46
    #22
    Prens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Diyeceğim şey kısa olacak. Bunları yazabiildiğin bir bilgisayarın, bir evin, yazabilecek ellerin, gören gözlerin var. Bunlara sahip olamayan o kadar çok insan var ki. Ama sen şikayetçisin öyle mi ?
    Hocam şimdi bu konudan duyar kasmaya gerek yok herkesin kendisine büyüktür sorunları. Benim şükretmediğim kanısına nasıl vardınız da böyle bir soru yöneltiyorsunuz ki? Ayrıca ben intihar düşünmediğimi ama intihar düşüncesini artık çok daha iyi anlayabildiğimi, hissedebildiğimi belirttim. Yoksa ortada isyan ya da intihar durumu yok lütfen burada bari yapmayın.
  • 03-03-2021, 20:53:12
    #23
    AOK
    Google Haritalar Uzmanı
    bbthns adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hocam şimdi bu konudan duyar kasmaya gerek yok herkesin kendisine büyüktür sorunları. Benim şükretmediğim kanısına nasıl vardınız da böyle bir soru yöneltiyorsunuz ki? Ayrıca ben intihar düşünmediğimi ama intihar düşüncesini artık çok daha iyi anlayabildiğimi, hissedebildiğimi belirttim. Yoksa ortada isyan ya da intihar durumu yok lütfen burada bari yapmayın.
    Duyar kasmak mı ? Kusura bakma sana öğüt verdim. Hayattaki en büyük dertlerim keşke senin yaşadıkların kadar kalsaydı. Şükredip şükretmemende umrumda değil. Yol sizin ne seçeceğini söylemek bana düşmez iyi akşamlar.
  • 03-03-2021, 20:54:09
    #24
    Bunlar hep.
    Ben tek başıma yaparım tek başıma para kazanırım tek başıma her şeyi yerim başkası yemesin başkası kazanmasın zihniyetinin eseri.

    Bilgisayar başında iki satır kod yazan uff ne para kazanacağım hayaline kapılıyor sonra yılları geçiyor hep batakta bir yaşam sürüyor.

    Sosyalleş çok oku çok izle çok öğren(bilgisayar harici şeyleri) eğer bunları da yapmazsan zaten bu saçma döngüden kurtulamazsın.

    Hayat klavye ve monitörden ibaret değil.

    Başarılar
  • 03-03-2021, 20:54:09
    #25
    Ne oluyor arkadaş ya daha 19 yaşındasın ne bu karamsarlık. Herkes zengin rahatta bir sen mi boşluktasın. Sızlanmayı bırak. Keşke demeyi de bırak. Allah herkesin rızkını verir. Gider asgari ücretle çalışırsın yine geçimini sağlarsın. Çabalayacaksın arayacaksın. Her yere saldıracaksın. Polislikse polislik. Astsubaylık bak. Hastanelere başvur. Öyle oturmakla kimse sana gel çalış demez. Bu yol ancak yeterince emek sarfettiğinde gül kokmaya başlar. Ama o zamana dek tezek kokacak.
  • 03-03-2021, 20:54:40
    #26
    Prens55 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Duyar kasmak mı ? Kusura bakma sana öğüt verdim. Hayattaki en büyük dertlerim keşke senin yaşadıkların kadar kalsaydı. Şükredip şükretmemende umrumda değil. Yol sizin ne seçeceğini söylemek bana düşmez iyi akşamlar.
    İyi akşamlar dilerim. Keşke herkes ılımlı yaklaşabilse bu çıkmazın içindeki insanlara. Mesajınızda da bir öğüt göremiyorum. Yine de vakit ayırdığınız için teşekkür edeyim ben.
  • 03-03-2021, 20:55:43
    #27
    bbthns adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba, başlığı sizlere içimi dökerek açıklayacağım. Öncelikle intihar gibi şeyler düşünmüyorum, kimsenin de düşünmesini istemem. Fakat çok büyük bir umutsuzluk ve çaresizlik içerisindeyim. Benim gibi daha on binlerce insan olduğunu biliyorum henüz çok genç olmasına rağmen geleceğe dair en ufak hayal kuramayan, belirsizlik içinde yok olup giden. Bazılarımız bu süreci rahat atlatırken, bazılarımız güçlü kalamayabiliyor ve pes ediyor. Size kendimden yola çıkarak örnekler vermek istiyorum. 5 sene öncesine gidip liseye başlama maceramdan bahsetmek isterim. Bilirsiniz, o yaşlarda aile çocuklarına karşı yönlendirmeler yapmak ister. Hayatına yön vermek ister yani kısacası. Çoğu çocuk kendi istediği, kendi sevdiği yerde değil de ailesinin istediği yerde olur yaşından dolayı. Mutsuz olacağı kararlar alır hayatında. Aldırılır daha doğrusu. Ben de biraz bunun kurbanı oldum. Hiç alakam olmayan bir şekilde sırf sadece ailemin bu sektörün asla önünün kapanmayacağını düşünerek beni Sağlık Meslek lisesine itmesiyle başladı. Benim girdiğim sene artık bu liselerden mezun olanların bir Hemşire, ATT (Acil Tıp Teknikeri) ya da Ebe olamayacağı açıklandı. Ben direndim fakat ailem olsun yine de zamanla kanunların değişebileceğini ve tekrar açabileceğini savundu. Hocalar da aynı şekilde. Dört senemiz koca bir çöp oldu gitti. Mezun olduktan sonra teknisyen, yardımcı gibi sıfatlarla mezun olduk ve üniversiteden başka hiçbir çaremiz yoktu. Fakat Sağlık Meslek Liselerinde, mesleki dersleri ağırlıklı alırsınız. Yani matematik, kimya gibi ana dersleri neredeyse hiç görmezsiniz. Sadece temel düzeyde ve 2. sınıf kadar alırsınız. 3 ve 4. sınıfta sadece sağlık alanı dersleri olur. 4. sınıfta ise staja çıkarsınız. Böyle geçti gitti yıllarımız boşuna. Hiçbir altyapımız oluşmadı ders anlamında. Oysaki kapasitesiz insanlar değildik. Hepimizin içinde ne büyük ışıklar vardı. 12-13 yaşımda kod yazarak para kazanırdım. Grafik tasarım yapardım para kazanırdım. Fakat bu alana yönelmek için ne destek alabildik o zamanlar ne imkan. Geliştiremedik kendimizi çok. Gittiğim okul o zamanlar yaşadığım Kocaeli'nin en iyi Sağlık Meslek Lisesi idi. 400 puanla falan girmiştim. Yani istesem ve doğru yönlendirilsem hayatım çok daha farklı olabilirdi. Çok daha iyi bir üniversite için çok daha iyi şekilde eğitim alabilirdim. Dört sene böyle heba olduktan sonra, İstanbul'a taşındık ve İstanbul'da özel bir üniversitede burslu olarak önlisans ve yine sağlık bölümü (Paramedik) kazandım. Yaklaşık 300-320 puan aralığında. 3 milyon kişinin girdiği yıl 400k civarı yapmıştım ve hiçbir alt yapım olmamasına ve derslere hiç çalışamama rağmen (12. sınıfta tamamen staj gördük sınava hazırlanmadık). Neden 2. kez sağlık bölümü seçtim çünkü hem sağlık sektöründe altyapım olduğu için hem de sağlık meslek lisesinden çıktığımızda ek puan geldiği için. Yoksa hayalimdeki daha doğrusu baba mesleği olan Polislik çok istiyordum. Zaten üstüne de çıkamayacağımı biliyordum. Ders anlamında çok fazla geriydik. Matematik bilmez, kimya bilmez hiçbir şey yok. Neyse, şimdilerde mezun olacağım pandemide geçti yarım yamalak uzaktan eğitim aldık. Yani anlayacağınız vasıfsız elemanlar olarak hayata atılacağız. Biz ister miydik böyle olmasını? Kimse istemezdi. Ama hayat hep bir yerlerden vurdu bana. Hep çaresiz ve hayat enerjisi solmuş bir şekilde bıraktı bu yaşımda. Hiçbir umudum yok geleceğe dair. Çocukluk ilişkim var, 5 yıl olacak yakında. Hayatımda tek hayalim bunun devamını getirip tamama erdirebilmek bir yuva kurabilmek fakat işsizlik, umutsuzluk içinde hiçbir şekilde olumlu bakamıyorum ilerleyen sürece. Deseniz ki gençsin, bilgin varmış bilgisayardan iş yap. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun, R10'da 10 kişiden 5'ine sorun, buradan gelen 200-300'le hadi 700-800'le hayat döner mi bu şartlarda? Bu ekonomik sıkıntıda? Üstelik aile kurma hayali olan birisi için bu miktarlar yeterli mi? Ne yapalım, bir hayalimiz var ondan da vazgeçelim. Hayali olmayan insan, insan bile değildir. Hedef artık koyamıyoruz zaten, ümitsiz kapkara bir şekilde yaşıyoruz. Gözümü açıyorum halsiz, bitik bir şekildeyim. Gözümü kapatıyorum aynı. Gün içerisinde daima mutsuzum. Sanki başaramayacağım, bu umutsuzluğun içerisinden güçlü bir şekilde çıkamayacağım gibi hissediyorum. Yapamayacağım gibi hissediyorum. Siz hiç böyle hissettiniz mi? Bilgisayar konusuna gelirsekte pandemi boyunca dil eğitim paketleri vs satarak harçlığımı çıkarmaya çalıştım, ihtiyaçlarımı karşıladım fakat birçok hastalığa yakalandım hareketsizlikten, evde olmaktan. Virüse yakalanmadım ama yatalak olduğum dönem oldu daha 19-20 yaşımda iken. Uzun süre hareketsiz çalışmak bana birçok hastalık getirdi hiç yoktan yere. Kazandığım para da haram oldu bana anlayacağınız. Deli gibi acı çektiğim dönemler oldu. Hayatta artık tek bir hayalim kaldı. Tek bir kişiye aşık oldum hayatım boyunca, bir kez sevdim birisini. Onunla aile kurabilmek istiyorum sadece. Ama biliyorum ki, mezun olduktan sonra kapı kapı iş arayacağım ve suratıma kapanacak kapılar. Çünkü iş ilanlarına bakıyorum kurumlar hep tecrübeli işçi arıyor. Tecrübesizler nasıl tecrübe kazanacak? Biz yarım yamalak eğitim aldık, pek vasıflı elemanlar sayılmayız ama bu bizim suçumuz mu? Bu diğer insanların suçu mu? Virüsü bizler mi yarattık? Bence en büyük virüs, bu insanları bu hale getiren ve daha 18-19 yaşındaki bu gencecik ışıkları söndürenlerdir. Benim artık yarından umudum yok. Birçoğunuz gibi... Çok üzülüyorum, KPSS'ye girdim hiç hazırlanamadan ondan da 70 civarı puan aldım. Polisliğe yetiyor fakat mezun olamadığım için henüz deneyemedim şansımı. Zaten denesem ne olacak, her yer torpil yuvası olmuş. Bizler hep ezilen taraf olacağız anlaşılan. En başında kaybettim ben zaten hayatımı lise seçimini yanlış yaparak. Nasıl toparlayacağım bu saatten sonra... Kim tutar sanki elimizden, kim yardım eder? Tek beklentimiz Allah'tan zaten. Her gün dua ediyorum, çok bir beklentim yok hayattan. Bir gün bizim de yüzümüz güler umarım. Tüm bu sıkıntılar ve umutsuzluklar içerisinde maddiyatın hiçbir öneminin olmadığını en iyi pandemi döneminde anladım ben. Sözlerim lütfen yanlış anlaşılmasın ve farklı yerlere çekilmesin. R10 sayesinde ihtiyaçlarımı karşılayabildim aylarca fakat yine de içimdeki bu kara umutsuzluk ve işsizlik korkusu oluşmuşken pekte odaklanamadım farklı şeylere, kazandığım paraya. Tek beklentim düzgün bir işim olsun hayatta, bilgisayarda iş yapacak sağlığımı da kaybettim zaten artık. 1 saatten fazla oturamıyorum henüz 19 yaşında iken. Bu kısıma kadar okuyup derdimi dinleyen herkese de teşekkürlerimi sunarım. İçimi dökmek istedim sadece, uzun olduğu için hepinizden özür dilerim. Belki ben kurtulamayacağım bu karmaşadan ama umarım benimle aynı durumda olan herkes bir gün kurtulur.
    Bakın hocam ben liseyi ailemden uzakta okudum. Ve son kayıt tarihini geçirdiğim için düz liseye gittim. Okulda matematik dersini sadece 9. Sınıfta gördüm sayısal bölüme gitmeyi istiyordum koskoca okulda sayısal bölüm yoktu tabi memleketime dönmeyi istedim ailem izin vermedi. Anlamadılar neden gelmek istediğini. Üniversite sınavına girdim ama eşit ağırlıkta ve eşit ağırlıkta istediğim hiçbir bölüm yoktu. Ben de 1 sen üniversiteye hazırlık yurduna gittim 10 ay boyunca yurtta sayısal derslerine çalıştım. 10 ay boyunca ne dışarı çıktım doğru düzgün ne televizyon ne telefon ne internet. Ve güzel bir puan yapıp 4 yıllık üniversiteye gittim. Hemşirelik bölümüne bı sene son sınıfım ve çok şükür bitiyor. Sizde pes etmeyin.