İntihar düşüncesini anlayabilmek...
63
●1.274
- 03-03-2021, 20:34:26Merhaba, başlığı sizlere içimi dökerek açıklayacağım. Öncelikle intihar gibi şeyler düşünmüyorum, kimsenin de düşünmesini istemem. Fakat çok büyük bir umutsuzluk ve çaresizlik içerisindeyim. Benim gibi daha on binlerce insan olduğunu biliyorum henüz çok genç olmasına rağmen geleceğe dair en ufak hayal kuramayan, belirsizlik içinde yok olup giden. Bazılarımız bu süreci rahat atlatırken, bazılarımız güçlü kalamayabiliyor ve pes ediyor. Size kendimden yola çıkarak örnekler vermek istiyorum. 5 sene öncesine gidip liseye başlama maceramdan bahsetmek isterim. Bilirsiniz, o yaşlarda aile çocuklarına karşı yönlendirmeler yapmak ister. Hayatına yön vermek ister yani kısacası. Çoğu çocuk kendi istediği, kendi sevdiği yerde değil de ailesinin istediği yerde olur yaşından dolayı. Mutsuz olacağı kararlar alır hayatında. Aldırılır daha doğrusu. Ben de biraz bunun kurbanı oldum. Hiç alakam olmayan bir şekilde sırf sadece ailemin bu sektörün asla önünün kapanmayacağını düşünerek beni Sağlık Meslek lisesine itmesiyle başladı. Benim girdiğim sene artık bu liselerden mezun olanların bir Hemşire, ATT (Acil Tıp Teknikeri) ya da Ebe olamayacağı açıklandı. Ben direndim fakat ailem olsun yine de zamanla kanunların değişebileceğini ve tekrar açabileceğini savundu. Hocalar da aynı şekilde. Dört senemiz koca bir çöp oldu gitti. Mezun olduktan sonra teknisyen, yardımcı gibi sıfatlarla mezun olduk ve üniversiteden başka hiçbir çaremiz yoktu. Fakat Sağlık Meslek Liselerinde, mesleki dersleri ağırlıklı alırsınız. Yani matematik, kimya gibi ana dersleri neredeyse hiç görmezsiniz. Sadece temel düzeyde ve 2. sınıf kadar alırsınız. 3 ve 4. sınıfta sadece sağlık alanı dersleri olur. 4. sınıfta ise staja çıkarsınız. Böyle geçti gitti yıllarımız boşuna. Hiçbir altyapımız oluşmadı ders anlamında. Oysaki kapasitesiz insanlar değildik. Hepimizin içinde ne büyük ışıklar vardı. 12-13 yaşımda kod yazarak para kazanırdım. Grafik tasarım yapardım para kazanırdım. Fakat bu alana yönelmek için ne destek alabildik o zamanlar ne imkan. Geliştiremedik kendimizi çok. Gittiğim okul o zamanlar yaşadığım Kocaeli'nin en iyi Sağlık Meslek Lisesi idi. 400 puanla falan girmiştim. Yani istesem ve doğru yönlendirilsem hayatım çok daha farklı olabilirdi. Çok daha iyi bir üniversite için çok daha iyi şekilde eğitim alabilirdim. Dört sene böyle heba olduktan sonra, İstanbul'a taşındık ve İstanbul'da özel bir üniversitede burslu olarak önlisans ve yine sağlık bölümü (Paramedik) kazandım. Yaklaşık 300-320 puan aralığında. 3 milyon kişinin girdiği yıl 400k civarı yapmıştım ve hiçbir alt yapım olmamasına ve derslere hiç çalışamama rağmen (12. sınıfta tamamen staj gördük sınava hazırlanmadık). Neden 2. kez sağlık bölümü seçtim çünkü hem sağlık sektöründe altyapım olduğu için hem de sağlık meslek lisesinden çıktığımızda ek puan geldiği için. Yoksa hayalimdeki daha doğrusu baba mesleği olan Polislik çok istiyordum. Zaten üstüne de çıkamayacağımı biliyordum. Ders anlamında çok fazla geriydik. Matematik bilmez, kimya bilmez hiçbir şey yok. Neyse, şimdilerde mezun olacağım pandemide geçti yarım yamalak uzaktan eğitim aldık. Yani anlayacağınız vasıfsız elemanlar olarak hayata atılacağız. Biz ister miydik böyle olmasını? Kimse istemezdi. Ama hayat hep bir yerlerden vurdu bana. Hep çaresiz ve hayat enerjisi solmuş bir şekilde bıraktı bu yaşımda. Hiçbir umudum yok geleceğe dair. Çocukluk ilişkim var, 5 yıl olacak yakında. Hayatımda tek hayalim bunun devamını getirip tamama erdirebilmek bir yuva kurabilmek fakat işsizlik, umutsuzluk içinde hiçbir şekilde olumlu bakamıyorum ilerleyen sürece. Deseniz ki gençsin, bilgin varmış bilgisayardan iş yap. Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun, R10'da 10 kişiden 5'ine sorun, buradan gelen 200-300'le hadi 700-800'le hayat döner mi bu şartlarda? Bu ekonomik sıkıntıda? Üstelik aile kurma hayali olan birisi için bu miktarlar yeterli mi? Ne yapalım, bir hayalimiz var ondan da vazgeçelim. Hayali olmayan insan, insan bile değildir. Hedef artık koyamıyoruz zaten, ümitsiz kapkara bir şekilde yaşıyoruz. Gözümü açıyorum halsiz, bitik bir şekildeyim. Gözümü kapatıyorum aynı. Gün içerisinde daima mutsuzum. Sanki başaramayacağım, bu umutsuzluğun içerisinden güçlü bir şekilde çıkamayacağım gibi hissediyorum. Yapamayacağım gibi hissediyorum. Siz hiç böyle hissettiniz mi? Bilgisayar konusuna gelirsekte pandemi boyunca dil eğitim paketleri vs satarak harçlığımı çıkarmaya çalıştım, ihtiyaçlarımı karşıladım fakat birçok hastalığa yakalandım hareketsizlikten, evde olmaktan. Virüse yakalanmadım ama yatalak olduğum dönem oldu daha 19-20 yaşımda iken. Uzun süre hareketsiz çalışmak bana birçok hastalık getirdi hiç yoktan yere. Kazandığım para da haram oldu bana anlayacağınız. Deli gibi acı çektiğim dönemler oldu. Hayatta artık tek bir hayalim kaldı. Tek bir kişiye aşık oldum hayatım boyunca, bir kez sevdim birisini. Onunla aile kurabilmek istiyorum sadece. Ama biliyorum ki, mezun olduktan sonra kapı kapı iş arayacağım ve suratıma kapanacak kapılar. Çünkü iş ilanlarına bakıyorum kurumlar hep tecrübeli işçi arıyor. Tecrübesizler nasıl tecrübe kazanacak? Biz yarım yamalak eğitim aldık, pek vasıflı elemanlar sayılmayız ama bu bizim suçumuz mu? Bu diğer insanların suçu mu? Virüsü bizler mi yarattık? Bence en büyük virüs, bu insanları bu hale getiren ve daha 18-19 yaşındaki bu gencecik ışıkları söndürenlerdir. Benim artık yarından umudum yok. Birçoğunuz gibi... Çok üzülüyorum, KPSS'ye girdim hiç hazırlanamadan ondan da 70 civarı puan aldım. Polisliğe yetiyor fakat mezun olamadığım için henüz deneyemedim şansımı. Zaten denesem ne olacak, her yer torpil yuvası olmuş. Bizler hep ezilen taraf olacağız anlaşılan. En başında kaybettim ben zaten hayatımı lise seçimini yanlış yaparak. Nasıl toparlayacağım bu saatten sonra... Kim tutar sanki elimizden, kim yardım eder? Tek beklentimiz Allah'tan zaten. Her gün dua ediyorum, çok bir beklentim yok hayattan. Bir gün bizim de yüzümüz güler umarım. Tüm bu sıkıntılar ve umutsuzluklar içerisinde maddiyatın hiçbir öneminin olmadığını en iyi pandemi döneminde anladım ben. Sözlerim lütfen yanlış anlaşılmasın ve farklı yerlere çekilmesin. R10 sayesinde ihtiyaçlarımı karşılayabildim aylarca fakat yine de içimdeki bu kara umutsuzluk ve işsizlik korkusu oluşmuşken pekte odaklanamadım farklı şeylere, kazandığım paraya. Tek beklentim düzgün bir işim olsun hayatta, bilgisayarda iş yapacak sağlığımı da kaybettim zaten artık. 1 saatten fazla oturamıyorum henüz 19 yaşında iken. Bu kısıma kadar okuyup derdimi dinleyen herkese de teşekkürlerimi sunarım. İçimi dökmek istedim sadece, uzun olduğu için hepinizden özür dilerim. Belki ben kurtulamayacağım bu karmaşadan ama umarım benimle aynı durumda olan herkes bir gün kurtulur.
- 03-03-2021, 20:35:39Geç dönüş sağladım kusura bakmayın. Öncelikle çaresizlik ve umutsuzluk depresyonun en bilindik iki negatif duygu kaynağıdır ve kişinin pozitif düşünce hamlelerini kemirir durur. Bu iki parametreyi de geçmişten heybemize dolan "KEŞKE"lerimiz besler, sizin için bu okul tercihi... Geleceğe dair ise "BELİRSİZLİKLER" öbür yandan boğar... Ve her zaman geçmiş ve geleceği bugüne taşıyıp sizi negatif duygulara boğduran bu durumun hedefi ŞİMDİ'ye bir suikasttir ve size şimdiyi yaşatmamaya kodlanmış gibidir... Bir kısır döngü kurar bu tabloda hayatınıza, olumsuzluklara sizi odaklar, odaklandığınız olumsuzluklar dışında hiç birşeye ulaşmanıza izin vermez.
Bunlara izin vermeyen, şimdide değil de geçmiş ve gelecekte yaşatıp sahip olduğunuz güzellikleri saklayan bu şey aslında sizin bilişsel bazı yapılarınızdır. Yani sizden başkası asla değildir. Kızacaksınız belki ailenizin yaptığı hatayı yok saydığımı yada mevcut tabloda iş bulamamanın ne kadar ciddi bir konu olduğunu anlamadığımı düşünerek... Oysa anlıyorum ve onları asla küçümsemiyorum. Fakat bunlar sizin ŞU AN'da sahip olduğunuz güzellikleri kemiriyor ve buna izin vermeyerek siyah filmli bir camdan hayata bakmamanız gerektiğini söylüyorum sadece... Herşeyi toz pembe gösteren bir camdan da bakın demiyorum. Sadece şeffaf bir camdan bakabilirsiniz demeye çalışıyorum.
Birçok depresyon vakası gördüm alanda çalışan biri olarak. Hepsi benzer şekilde farklı hayatlarda sizin hissettiklerinize maruz kalıyor. Ancak terapi yani uzman desteği ile aşanlar da oldukça çok. Lütfen uzman desteği almaktan kendinizi mahrum bırakmayın. Bu tabloyu eğer 6 ay veya daha üzerinde yaşıyorsanız da muhakkak bir psikiyatrist ile her şeyden önce görüşmenizi tavsiye ederim. Evek her ne kadar hep olumsuz şeyler söyleseniz de cümlelerinizden belli ki güçlü birisiniz, yada daha doğru ifade ile güçlü yönleri olan birisiniz. Bu güçlü yönleriniz sizi intihar gibi şeylerden koruyor olabilir. Ancak sizden biraz önce söylediklerimi alıp götürmesine izin vermemek için uzman desteği tavsiyem lütfen ihmal etmeyin... - 03-03-2021, 20:37:57Yok hocam, ne olursa olsun direnmeye devam. Ne yapalım, elden bir şey gelmiyortesbuto adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 03-03-2021, 20:41:33Hiçbirşey eskisi gibi kalmaz hocam elbet birgün gönlünüz ruhunuz feraha ericektir fakat o günü beklemeniz gerekir intihar hiçbir zaman çözüm deildir yinede şuanki halinize binlerce kez şükretmeniz lazım sizden daha kötü halde olup daha kötü hayat yaşıyanlar var allah hepimizin yardımcısı olsun
- 03-03-2021, 20:42:13Haklısınız...hdfilm27 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Allah razı olsun, amin..Murataraz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle - 03-03-2021, 20:43:37Boşluktasın bu yazdıklarını 1 hafta sonra bir daha oku daha iyi anlarsın. Pandemide böyle şeyler hepimiz yaşıyoruz. Senin 5 yıllık ilişkin var buna sahip olamayan ve bekleyen milyonlar var. Bence şuan ilgiye ihtiyacın var fazlaca. Sevdiğin insan ile daha fazla zaman geçir. Düzelirsin.