• 15-10-2020, 20:43:24
    #10
    Revilationer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Toplam vaka sayısını hiç merak etmiyorum ben ya
    Bilsek ne olacak ne yapabileceğiz onu da anlamadım neden bu kadar galeyan?
    Hassas olanlar zaten hassas umursamayanlar zaten umursamıyor herkes kurallara uysun sıkıntı yok
    Kendini bireyden saymıyorsan senin seçimin. Bir apartmanda yaşıyorsun ve bu apartmanın bir yöneticisi var. Binada çatlaklar var, depremde bina yıkılacak ama yönetici sana yalan söylüyor. Yöneticiyi seçen ve parasını veren sen olduğun halde sana yalan söylüyor, binada problem yok diyor. Akıllanmazsınız.
  • 15-10-2020, 20:58:10
    #11
    Üyeliği durduruldu
    Javus adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    ne alakası var hocam? Kimsenin sokağa çıkmadığı zamanlarda vaka 3-4K iken şuan herkes dışarda olmasına rağmen 1K vaka var. Buda Türkiye koronadan daha güçlüdür demek oluyo
    (!)
    😂😂 Ziyaaaaaaaa
  • 15-10-2020, 21:01:13
    #12
    Arcenia adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kendini bireyden saymıyorsan senin seçimin. Bir apartmanda yaşıyorsun ve bu apartmanın bir yöneticisi var. Binada çatlaklar var, depremde bina yıkılacak ama yönetici sana yalan söylüyor. Yöneticiyi seçen ve parasını veren sen olduğun halde sana yalan söylüyor, binada problem yok diyor. Akıllanmazsınız.
    Bir çok icraate ve şeffaf olmayışa katılmamakla birlikte burada ki örneğin pek doğru olduğunu düşünmüyorum. Şöyle ki apartmanın yöneticisi çatlaklara yok demiyor. Çatlakların büyümemesi için evde tepinmeyin, tepinmezseniz çatlaklar büyümez biz de sarsıntı durunca tadilat yaparız, binada yaşamaya engel bir durum yok diyor. Apartmanın sakinlerine bina tehlikeli gidin bir yer bulun kirasını ben ödeyeyeyim diyecek kadar da parası yok, kapıları mühürleyip hadi herkes baksın başının çaresine diyebilecek lüksü de yok.
    Ekonomik bağımsızlığınız olmazsa böyle şeylere karşı eliniz kolunuz bağlanır.
  • 15-10-2020, 21:13:51
    #13
    mesobedo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar gerçek vaka sayıları bugün açıklanacaktı...
    yine sallamasyonmu verilmiş banamı öyle geliyor!

    niye bu insanlar sessiz sihir/büyümü yapıldı Aziz TÜRK Milleti nerede?
    üzücü.
    N'apsın Aziz TÜRK Milleti?
    10 da olsa 10000 de olsa ne yapacak TÜRK Milleti?
    Yürüyüşler mi düzenlesin, tencere tava mı çalsın?
    En basiti sokağa çıkma yasağının geldiği günü hatırlayabilirsin. Konuyu bu mesajla açman tamamen provake etmek için.
  • 15-10-2020, 21:14:49
    #14
    Arcenia adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kendini bireyden saymıyorsan senin seçimin. Bir apartmanda yaşıyorsun ve bu apartmanın bir yöneticisi var. Binada çatlaklar var, depremde bina yıkılacak ama yönetici sana yalan söylüyor. Yöneticiyi seçen ve parasını veren sen olduğun halde sana yalan söylüyor, binada problem yok diyor. Akıllanmazsınız.
    Benimle konuşurken kelimelerini doğru seçmeni öneririm dostum. Benden daha akıllısın herhalde bana ders veriyorsun?
    Binada çatlaklar var, yönetici bu çatlaklar için gerekli ve doğru tadilatları yapıyorsa - evet benim için bir problem yok. Apartmanda yaşayan 50 kişiyi ayağa kaldırmanın bir alemi de yok. 50 farklı kafanın bir apartmanı yönetmesindense seçilmiş grubun aklı selim şekilde yönetmesini tercih ederim. Bu arada, apartmandan bahsediyoruz; ülkede 80m kişiyiz.
  • 15-10-2020, 21:21:07
    #15
    Tartışmaya girmeden bir uyarı yapacağım, aşı/ilaç geliştirmek çok büyük paralar gerektiren ve temel teknolojik gelişimin yüksek seviyede olmasının ihtiyaç duyulduğu bir süreç. Şimdi bu konu mühendislikle karıştırılması, dilerim aşı bulunur fakat daha 8-9 aylık bir geçmişe sahipken yakında​ çıkacak gibi bir demeçte bulunmak, bu işlerden ne kadar uzak olduğumuzu gösterir. Bir aşının verimli bir noktaya erişmesi için minimum 3 yıl gerekiyor. Bu süreç hızlandırılabilir mi? Evet. Ancak bunun için ne lazım? Tahmin ettiğiniz gibi, para ve donanım. Hele birde TL olmayan cinsten paralar. Çokça paralar. O zaman süreç şöyle ilerler. Ya büyük bütçelerle bilimin eriştiği son noktada layığıyla bir aşı yaparsın ya da bazı eksik noktaları ile aşı çıkarırsın. Koruyucu da olur belki. Muazzam olur hatta, literatürde yer edinir bulan kişiler. Fakat bu tatlı sonun alternatifleri var ki, cidden ürkütücü. Çocuklar, gebeler, yaşlılar, kronik rahatsızlığı olanlar çeşit çeşit hasta grubu var. Hangi birinde deneme şansın olcak. Verilere göre bizde o kadar hasta da yok. Dolayısıyla testlermizi de tam yapamayacağız. Ya da hastalığı yaygınlaştırıp çok hasta çok test ile verimli sonucu elde etmeye çalışacağız. Herşey mümkün ancak aşı testleri başarıyla geçebilirse aşı adını alıyor. Yoksa aşı çalışmalarımız, preparat adayı olmaktan öteye gidemeyebilir. O yüzden tüm verilere ihtiyaç var. Bu temel gereksinim.
  • 15-10-2020, 21:34:42
    #16
    Gerçek rakamların söylenmemesinin ne gibi handikapları var söyleyelim , toplum sağlığını önleyici tedbirleri almakta zorlanırsın zira iç kamuoyuna farklı rakamlar söylüyorsun. uluslar arası kuruluşlardan destek alamazsın zira şeffaf değilsin, halkının bir kısımı abartıldığı kadar salgın yok der tedbiri almakta gevşek davranır ve salgın daha çok sürer buda hem sağlık durumumuzu hem ülkemizin ekonomik durumunu bozmaya devam eder. Bu güven erazyonunun en kısa sürede düzeltilmesi gerekmektedir

    Devletimizin söyledikleri vatandaş nezdinde güven oluşturmazsa ileride daha büyük sorunlara yol açar yalancı çoban olayına döner bu durum, Devleti temsil edenler bir beyanda bulunduğu zaman 1 değil 10 defa düşünerek söylemesi gerekir üstüne 2020 yılında artık her şeye erişim varken istediğin kadar göz boyamaya çalış birileri çıkar verileri önüne koyar bütün güvenirliğin kaybolur gider

    Salgın gibi bir durumda gerçek verileri saklayan bir devlet ekonomik verilerde de güven vermez bu durum da biz istediğimiz kadar elimizde belgeler ile uluslar arası yatırım şirketlerine gidelim bize yatırım yapın diyelim veya borç isteyelim adamlar bizim bu intibaamızdan dolayı elimizdeki evraklara bakmaz bunun yerine başka yerlerin söylediklerine bakarlar

    Vatandaşın Devletine olan güveni zedelemek bu ülkeye verilecek en büyük zararlardan biridir.
  • 15-10-2020, 22:07:12
    #17
    Bu seferde biz mi kandırıldık yeaaa
  • 16-10-2020, 09:06:53
    #18
    Kimse yanlış anlamasın ama eğer 100 katı vaka söyleyip yasakları başlatsalar bu yasaklar nezaman bitecek artık evde duracak gücümüz kalmadı diye konu açılacak örnekleri mevcut arama kısmından bakıp bulabilirsiniz. Şuan ekonomik gerçekler ortada ve yaz aylarının başlamasına 6 ay gibi bir zaman dilimi var aynı yasaklar 6 ay daha uygulanırsa ben dayanıcak güce sahibim diyen varmı? Şahsi olarak benim yok öyle güce sahip olanada bu devirde üstün başarı ödülü verilmeli bence.
    (Kesinlikle siyasi bir yorum değildir, hiç kimseyi savunmak için yazmadım sadece kendi düşüncelerimi dile getirdim.) Cümleten Hayırlı Cumlalar