• 08-06-2020, 18:48:01
    #10
    Titimen adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Beylikdüzü'nün Migros tarafı büyük ihtimal yada İhlas marmara kısmı beylikdüzü migros tarafı olarak geçen yerler daha kültürlü çoğunluğu İstanbul içinden kaçıp yerleşenlerdir. Eski İstanbul insanı diyebilirim. Birde Marmarapark tarafına bakın Esencılıs uçurum var arada güzel yerdir ama kurtuldum.

    İstanbul parası olana güzel yer ama hayat şu kıstaslardan ibaret kurumsal bir firmada çalışıyorsanız ve geliriniz iyiyse güzel ama onun dışındaki hayat iş ev iş ev arada bir gezme buda insanları kişiselleştiriyor.
    Migros tarafları pahalı hocam gücümüz yetmedi. Barış mahallesi büyükşehir mahallesi tarafları çok güzel ama hem eski yapılar hemde pahalı.

    Ben dereağzı mahallesi tarafındayım. Buralarda çok güzel. Kavaklı Gürpınar Dereağzı çok güzel mahalleler.
  • 08-06-2020, 19:04:56
    #11
    İşe-okula metrobüsle gidip gelen bir insanım. Bayağı da mutsuzum. 12 yıl oldu buraya taşınalı, çok küçük bir kasabada büyüdüm. Hep hasretini çekerim, her yıl en az 1 hafta gider kafamı dinler kendime gelirim. İstanbul'u sevmiyorum. Şu an mecbur buradayım ama şartların el verdiği ilk durumda arkama bile bakmadan kaçacağım kesinlikle.
  • 09-06-2020, 09:16:17
    #12
    Üyeliği durduruldu
    alaboru adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İstanbul yaşanacak değil gezilecek bir şehir.
    Bu yıllardır benim de sloganım.
  • 09-06-2020, 09:17:35
    #13
    istanbul, istanbul olduğu için güzel.
  • 09-06-2020, 09:42:38
    #14
    Üyeliği durduruldu
    WaLL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir dönemi ve sosyokültürel değişimi gayet güzel anlatmış.



    hikman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İşe-okula metrobüsle gidip gelen bir insanım. Bayağı da mutsuzum. 12 yıl oldu buraya taşınalı, çok küçük bir kasabada büyüdüm. Hep hasretini çekerim, her yıl en az 1 hafta gider kafamı dinler kendime gelirim. İstanbul'u sevmiyorum. Şu an mecbur buradayım ama şartların el verdiği ilk durumda arkama bile bakmadan kaçacağım kesinlikle.
    Amerikadaki ev ve işyeri tarzına bayılıyorum. Evler yoldan en az 10 15 metre içeride, tabii ki önü çimenli ağaçlı bahçe. Büyük firmaların merkezleri ise şehrin dışnda küçük kasabalarda. yeşillikler içinde.

    Bizdeki merkeze yığılma yüzünden betona asfalta gömülmüş metropoller kasabalar cehennemine dönmüş haldeyiz.
  • 09-06-2020, 11:26:10
    #15
    Trafik derdi ve daha fazla yapilasma izni olmasa bir nebze olsun daha yasanabilir olabilirdi.. limitini coktan aştı bu sehir ve hala uzerine binildikce biniliyor. Hergün trafiğe yuzlerce yeni arac çıkıyor. Hergün yeni araziler yapılaşmaya açılıp koca koca binalar dikiliyor. Yeşile aç bir nesil yetişiyor bu şehirde. Simgesel meydanlarimiz bile betona döndü. Bu şehirin derdi Ayasofya ibadete açılsın mı açılmasın mı sanki de onu tartisiyoruz.. Maalesef cok umutsuzum...
  • 09-06-2020, 11:41:04
    #16
    Eposta Aktivasyonu Gerekmekte
    istanbula bir kez gittim, ilk görüşüm metro çıkışı oldu, kocaleinden yola çıkıp gitmiştim bildigin sanal oyun sandım öyle muhteşem geldi gözüme. gezerken çok mutlu oldum ayrılırken de. bogazın kenarında sandalyelerini almış çayı demleyip ufak tefek bir şey atıştıranlara bittim, bunun maliyeti ne olabilir ki? gereksiz şeylerin peşinde koşmadan gayette mutlu olunur istanbulda. ama insanımız genel olarak ihtiyacı olmadıgı bir akıllı telefona milyarlar bayılmaktan hoşlanıyor. neyin bizi mutlu edecegini bilmiyor çogu insan.