• 03-04-2020, 04:16:44
    #10
    Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
    İnecek var deriz otobüs durur ineriz
    Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya
    Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
    Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
    Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
    Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
    Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
    Beni bırak göğe bakalım
  • 03-04-2020, 04:18:47
    #11
    lBerkanTl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ne yapayım şiiri şimdi yazdım ben başlığı yanlış anlamışım herkes bir anda doğaçlama şiir yazıyor sandım yazdım gitti
    Siz daha süperini yapmışsınız bende her yerde şiiri arıyorum. Harika bir şiir elinize sağlık. Umarım bir gün seslendirirsiniz.
  • 03-04-2020, 04:19:47
    #12
    Şu an dinlediğim parça + şiir bıraksam olur mu?

    ŞU AN DİNLEDİĞİM

    https://www.youtube.com/watch?v=9KaaYvFH1rU

    ŞİİR

    https://www.youtube.com/watch?v=8gtKVLN-qdk
  • 03-04-2020, 04:20:20
    #13
    tuzlatuning adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Şu an dinlediğim parça + şiir bıraksam olur mu?

    ŞU AN DİNLEDİĞİM


    https://www.youtube.com/watch?v=9KaaYvFH1rU


    ŞİİR


    https://www.youtube.com/watch?v=8gtKVLN-qdk

    Oldu bile. Çok güzel parçalar çıktı bu gece için.
  • 03-04-2020, 04:20:48
    #14
    berkecakrca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Siz daha süperini yapmışsınız bende her yerde şiiri arıyorum. Harika bir şiir elinize sağlık. Umarım bir gün seslendirirsiniz.
    Youtube için bir ara altyapı kurucam inşallah o aralar yapabilirim teşekkür ederim bu arada
  • 03-04-2020, 04:25:31
    #15
    Bunu da çok severim

    Ola ki yürürüm bir başka aşka
    Ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
    Unutma ki tek aşk olduğum sensin
    Aşık olduğum değil

    Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
    Dur diyorum, yıkılıyorum
    Uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
    Okşuyorum rüzgarda saçlarını
    Sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime
    Gitme diyorum, düşüyorum

    Sonra beni soruyorlar bana
    Tanımıyorum diyorum
    Daha hiç karşılaşmadık
    Aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
    Ben sustukça,

    Yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
    Önce bir bir, sonra hepsi
    Sonra bir uçurumlar kalıyor bir de yıkımlar
    Verilen her şey borçmuş gibi alınıyor
    Önce bir bir, sonra hepsi

    Sonra bir ben kalıyorum, bir de yalnızlık
    Uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
    Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
    Yatıyoruz yan yana
    Öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta...
    Her şey oyunun yasaklarına uygun
    Bir günah oluyor sonra

    Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
    Telli, kanlı düğün işte.
    Üşüyor saçların biliyorum, dargın mısın?
    Bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala?
    Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğindeki hüzün

    Hala kaçıyor musun zamansız?
    Gözlerini bırakarak birilerinde
    Hala ellerinden tutup sevgileri
    Hala öyle savruk gök
    Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi

    Dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
    Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun?

    Kendin kadar aklımdasın
    Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
    Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
    Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
    Öyle bıraktığım gibi misin?

    Gerçeği yakmada hala usta mısın?
    Yoksa çırak mı yanarken yalanda
    Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
    Somutlaştıramadığım tek imgemsin
    Şiirde anlattıkça eksilen tek anlam

    Hala bıraktığım gibi misin?
    Yoksa beni bıraktığın gibi mi
    Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
    Hala bıraktığım gibi misin?

    https://www.youtube.com/watch?v=wbWxJEjl_uI
  • 03-04-2020, 04:27:36
    #16
    ejder024 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunu da çok severim

    Ola ki yürürüm bir başka aşka
    Ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe
    Unutma ki tek aşk olduğum sensin
    Aşık olduğum değil

    Karanlıkla süzülüyor içime yıkım
    Dur diyorum, yıkılıyorum
    Uçurumları baş ucuma koyuyorum sonra
    Okşuyorum rüzgarda saçlarını
    Sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime
    Gitme diyorum, düşüyorum

    Sonra beni soruyorlar bana
    Tanımıyorum diyorum
    Daha hiç karşılaşmadık
    Aynı çizgide bilge sus umu dinliyorlar
    Ben sustukça,

    Yazık, bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar
    Önce bir bir, sonra hepsi
    Sonra bir uçurumlar kalıyor bir de yıkımlar
    Verilen her şey borçmuş gibi alınıyor
    Önce bir bir, sonra hepsi

    Sonra bir ben kalıyorum, bir de yalnızlık
    Uçurumlar, yıkımlar, ben ve yalnızlık
    Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi
    Yatıyoruz yan yana
    Öpüşüyoruz, sevişiyoruz da hatta...
    Her şey oyunun yasaklarına uygun
    Bir günah oluyor sonra

    Tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz
    Telli, kanlı düğün işte.
    Üşüyor saçların biliyorum, dargın mısın?
    Bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala?
    Vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğindeki hüzün

    Hala kaçıyor musun zamansız?
    Gözlerini bırakarak birilerinde
    Hala ellerinden tutup sevgileri
    Hala öyle savruk gök
    Hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi

    Dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak
    Küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun?

    Kendin kadar aklımdasın
    Ve aşkını şaşırmış bir tanrı
    Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara
    Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım
    Öyle bıraktığım gibi misin?

    Gerçeği yakmada hala usta mısın?
    Yoksa çırak mı yanarken yalanda
    Saçlarıma dolanan aydınlığımsın
    Somutlaştıramadığım tek imgemsin
    Şiirde anlattıkça eksilen tek anlam

    Hala bıraktığım gibi misin?
    Yoksa beni bıraktığın gibi mi
    Kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma
    Hala bıraktığım gibi misin?


    https://www.youtube.com/watch?v=wbWxJEjl_uI
    sırada ki dinleyeceğim şiir olsun..
    Öyleyse bende bir tane daha paylaşayım.



    açılmış sarmaşık gülleri
    kokularıyla baygın
    en görkemli saatinde yıldız alacasının
    gizli bir yılan gibi yuvalanmış
    içimde keder
    uzak bir telefonda ağlayan
    yağmurlu genç kadın
    rüzgâr
    uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor
    dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    heryerinde vücudumun
    ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hissettiğim an
    demirler eriyor hırsımdan
    ay ışığına batmış
    karabiber ağaçları
    gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
    yaseminler unutulmuş
    tedirgin gülümser
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte
    herşey onunla ilgili
    telâşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen
    yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sâhili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    yalnızlık
    hızla alçalan bulutlar
    karanlık bir ağırlık
    hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    su tozları yağıyor üstümüze
    özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    eflatuna çalar puslu lacivert
    bir sis kuşattı ormanı
    karanlık çöktü denize
    yalnızlık
    çakmak taşı gibi sert
    elmas gibi keskin
    ne yanına dönsen bir yerin kesilir
    fenâ kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele
    elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu
    parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları suç ortağı
    kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu
    tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu
    ölü bir gezegenin
    soğuk tenhalığına
    benzemesin diye
    özgürlük mutlaka paylaşılacak
    suç ortağı bir sevgiliyle
    sanmıştık ki ikimiz
    yeryüzünde ancak
    birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki
    tek kişilik bir yalnızlığa bile
    rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız
    her an düşüp düşüp
    kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da
    hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
    hâlâ kıpkızıl gülümseyen
    -sanki ateşten bir tebessüm-
    zehir zemberek aşkımız



    https://www.youtube.com/watch?v=vdwXx-gKk-g
  • 03-04-2020, 04:28:32
    #17
    berkecakrca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Oldu bile. Çok güzel parçalar çıktı bu gece için.

    https://www.youtube.com/watch?v=ZNLA4EDbKCE


    Bunu da bırakıp iyi geceler dileyeyim.
  • 03-04-2020, 04:31:29
    #18
    berkecakrca adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    sırada ki dinleyeceğim şiir olsun..
    Öyleyse bende bir tane daha paylaşayım.



    açılmış sarmaşık gülleri
    kokularıyla baygın
    en görkemli saatinde yıldız alacasının
    gizli bir yılan gibi yuvalanmış
    içimde keder
    uzak bir telefonda ağlayan
    yağmurlu genç kadın
    rüzgâr
    uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
    mor kıvılcımlar geçiyor
    dağınık yalnızlığımdan
    onu çok arıyorum onu çok arıyorum
    heryerinde vücudumun
    ağır yanık sızıları
    bir yerlere yıldırım düşüyorum
    ayrılığımızı hissettiğim an
    demirler eriyor hırsımdan
    ay ışığına batmış
    karabiber ağaçları
    gümüş tozu
    gecenin ırmağında yüzüyor zambaklar
    yaseminler unutulmuş
    tedirgin gülümser
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
    her an ötekisiyle birlikte
    herşey onunla ilgili
    telâşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
    gittikçe genişleyen
    yakılmış ot kokusu
    yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
    yansımalar tutmuş bütün sâhili
    çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
    öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
    çünkü ayrılık da sevdâya dahil
    çünkü ayrılanlar hâlâ sevgili
    yalnızlık
    hızla alçalan bulutlar
    karanlık bir ağırlık
    hava ağır toprak ağır yaprak ağır
    su tozları yağıyor üstümüze
    özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
    eflatuna çalar puslu lacivert
    bir sis kuşattı ormanı
    karanlık çöktü denize
    yalnızlık
    çakmak taşı gibi sert
    elmas gibi keskin
    ne yanına dönsen bir yerin kesilir
    fenâ kan kaybedersin
    kapını bir çalan olmadı mı hele
    elini bir tutan
    bilekleri bembeyaz kuğu boynu
    parmakları uzun ve ince
    sımsıcak bakışları suç ortağı
    kaçamak gülüşleri gizlice
    yalnızların en büyük sorunu
    tek başına özgürlük ne işe yarayacak
    bir türlü çözemedikleri bu
    ölü bir gezegenin
    soğuk tenhalığına
    benzemesin diye
    özgürlük mutlaka paylaşılacak
    suç ortağı bir sevgiliyle
    sanmıştık ki ikimiz
    yeryüzünde ancak
    birbirimiz için varız
    ikimiz sanmıştık ki
    tek kişilik bir yalnızlığa bile
    rahatça sığarız
    hiç yanılmamışız
    her an düşüp düşüp
    kristal bir bardak gibi
    tuz parça kırılsak da
    hâlâ içimizde o yanardağ ağzı
    hâlâ kıpkızıl gülümseyen
    -sanki ateşten bir tebessüm-
    zehir zemberek aşkımız



    https://www.youtube.com/watch?v=vdwXx-gKk-g
    Büyük şair Atilla ilhan şiir kitabını almıştım bir zamanlar.