• 14-11-2019, 06:25:53
    #37
    Asilzade adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kardeş bırak psikiyatrı falan. Kişi kendinin doktorudur. Olması gereken kararı zamanın da vermişsin.
    Bu gün ki boşanmalara bak herkes eşinden şikayetçi. Geç olmadan olması gereken olmuş.
    doktor sana bişey katamaz önce sen kendin aşacaksın. en büyük yaptıkları iş sakinleştirici ilaç vermek.


    – Birisi Hz Ali’ye geldi ve
    “O kadar dertliyim ki sıkıntıdan ölüyorum.” dedi.
    Hz.Ali; “İki soru soracağım, cevabını verip dermanını bulacaksın. dedi.
    Adam; “Sor Ya Ali dedi.
    Hz.Ali; “Dünyaya geldiğin zaman bu dert seninle birlikte mi dünyaya geldi?”
    Adam;”Hayır.”
    Hz Ali;”Dünyadan giderken bu dert seninle birlikte olacak mı?
    Adam;”Hayır” dedi.
    Hz. Ali son olarak şöyle buyurdu;
    “Seninle birlikte gelmeyen ve giderken de seninle birlikte olmayacak
    olan bir dert senin bu kadar zamanını almamalı Sabırlı ol.
    Yer yüzündekilere çok ümit bağlamaktansa yüzünü Âlemlerin Rabbine çevir.”
    Forumda şu tür yorumları görmek gerçekten acı. Burada bilinçli insanların takıldığını düşünürken hüsrana uğruyorsun..

    Hocam öncelikle kimse kendisinin doktoru değildir, bir yere kadar öyledir ama bir yerden sonra değildir.

    Grip başlangıcını fark ettiğimizde, ne bileyim boğazımızda gıcık falan oluşup bademcikler sinyal verdiğinde, iyileşmek adına toplumdan duyduklarımızı yaparız; kalın giyiniriz, sıcak çaylar içeriz vs.

    Fakat grip geçmemiş ve daha da ilerlemişse şu durumda bir uzmana görünmemiz şarttır.

    "Ben öyle bir durumda da bir uzmana görünmem 2 haftada kendiliğinden geçer qardeşim" yazacak ergen arkadaşa hitaben: Geçer ama o hastalığın iç organlarına 2 hafta boyunca verdiği zarar ilerde önüne çıkacak..

    Bu benzetmeden ne anlatmak istediğimi anladığınızı umuyorum. Ruh sağlığı açısından aynı örnek geçerlidir. Ruh sağlığı gözümüzle göremediğimiz ama durumunu kesinlikle hissedebildiğimiz bir yapımızdır. Ve maalesef toplumca yukardaki bakış açısı yüzünden ya da diğer bir bakış açısı "deli miyim ben" yüzünden yeterince önemsemiyoruz.

    Sağlıcakla.
  • 14-11-2019, 15:24:16
    #38
    Psikolog değilim fakat bu konularda oldukça fazla araştırma yaptım.Herkes kötü olaylar yaşayabilir ve yaşıyor bunlara bakış açın önemli 3 cezve hikayesi vardır tam da bu durumu anlatır.

    Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden, her gün hayatının ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı.
    Hayat, ona göre çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu. Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına. Genç kızın bu yakınmaları karşısında, mesleği aşçılık olan babası ona bir hayat dersi vermeye niyetlendi.
    Bir gün onu mutfağa götürdü. Üç ayrı cezveyi suyla doldurdu ve ateşin üzerine koydu. Cezvelerde ki sular kaynamaya başlayınca, bir cezveye bir patates, diğerine bir yumurta, sonuncusuna da kahve çekirdeklerini koydu. Daha sonra kızına tek kelime etmeden beklemeye başladı. Kızı da hiçbir şey anlamadığı bu faaliyeti seyrediyor ve sonunda karşılaşacağı şeyi görmeyi bekliyordu. Ama o kadar sabırsızdı ki sızlanmaya ve daha ne kadar bekleyeceklerini sormaya başladı. Babası onun bu ısrarlı sorularına cevap vermedi. Yirmi dakika sonra adam, cezvelerin altındaki ateşi kapattı. Birinci cezveden patatesi çıkardı ve bir tabağa koydu.
    İkincisinden yumurtayı çıkardı, onu da bir tabağa koydu.
    Daha sonra, son cezvede ki kahveyi bir fincana boşalttı. Kızına dönerek sordu:
    - Ne görüyorsun?
    - Patates, yumurta ve kahve? diye alaylı bir cevap verdi kızı. “Daha yakından bak bir de” dedi baba, “patatese dokun.”
    Kız denileni yaptı ve patatesin yumuşamış olduğunu söyledi. “Aynı şekilde, yumurtayı da incele.”
    Kız, kabuğunu soyduğu yumurtanın katılaştığını gördü. En sonunda, kızının kahveden bir yudum almasını söyledi.
    Söyleneni yapan kızın yüzüne, kahvenin nefis tadıyla bir gülümseme yayıldı. Ama yine de bütün bunlardan bir şey anlamamıştı:
    - Bütün bunlar ne anlama geliyor baba? Babası, patatesin de, yumurtanın da, kahve çekirdeklerinin de aynı sıkıntıyı yaşadıklarını, yani kaynar suyun içinde kaldıklarını anlattı. Ama her biri bu sıkıntı karşısında farklı tepki vermişti. Patates daha önce sert, güçlü ve tavizsiz görünürken, kaynar suyun içine girince yumuşamış ve güçten düşmüştü. Yumurta ise çok kırılgandı; dışındaki ince kabuğun içindeki sıvıyı koruyordu. Ama kaynar suda kalınca, yumurtanın içi sertleşmiş; katılaşmıştı. Ancak, kahve çekirdekleri bambaşkaydı. Kaynar suyun içinde kalınca, kendileri değiştiği gibi suyu da değiştirmişlerdi ve ortaya tamamen yeni bir şey çıkmıştı. - Sen hangisisin? diye sordu kızına. Bir sıkıntı kapını çaldığında nasıl tepki vereceksin? Patates gibi, yumuşayıp ezilecek misin? Yumurta gibi, kalbini mi katılaştıracaksın? Yoksa, kahve çekirdekleri gibi, başına gelen her olayın duygularını olgunlaştırmasına ve hayatına ayrı bir tat katmasına izin mi vereceksin?
  • 14-11-2019, 15:41:09
    #39
    blap adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu arkadaşın sorununa yönelik mi psikiyatristlere karşı tavrınız böyle yoksa diğer rahatsızlıkları da kapsıyor mu?
    Bu arkadaşın sorununa göre benim bakış açım bu. Diğer rahatsızlıklar da duruma göre değişir. Örnek adamın kolu kırıldı kendin başının çaresine bakacaksınndenmez. Bu söylemim de ne demek istediği anlamak isteyen zaten anlamıştır anlamayanlar için şöyle kısa bir açıklama yapabilirim.
    Bence kişi sorunu önce kendi kafasın da çözmesi gerekli. Aksi halde doktorun vereceği tavsiye de ilaçlar da çözüm odaklı olmayacak. Kız arkadaşından ayrılmak dünyanın sonu mu? Bence değil belki de nasip değilmiş yada yol yakınken bazı şeyleri görmüş farketmiş daha büyük sorunlar engellenmiş.
    Aksi halde bu benim görüşüm tabiki beni dinlemek zorunda değil piskolojik destek alması da getekebilir ama kendi kafasında bazı şeyleri netleştirmeli BENCE
  • 14-11-2019, 16:42:13
    #40
    chnyrdkl adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Kitap oku
    Havuza git yüz
    Can sıkıntısı gider.
    Kesinlikle katılıyorum, yüzmek o kadar çok kafa dağıtıyor ki.. Unutamam dediğin kızı da, çok sevdiğin ayrılamam dediğin eski sevgiliyi de öyle bir unutturuyor ki.. Sonra herşeyin boş olduğunu anlıyorsun..
  • 15-11-2019, 02:11:37
    #41
    İlaç almayı gerektirecek birşey yok. Asla tavsiye etmiyorum. Psikolog'a gidebilirsin, seni biraz rahatlatabilir. Yaşında yaşaman gereken şeylerden birisini yaşıyorsun. Çok doğal.

    Ailen dışında herkes unutulur emin ol. Hiçkimse vazgeçilmez değildir, hiçkimse unutulmaz değildir. Herzaman herşeyin daha iyisi vardır.

    Hayat insanı yaş ilerledikçe daha ketum, daha duygusuz yapıyor. Ne ticarette, ne insan ilişkilerinde asla arkanı dönüp bakmayacaksın. Giden gitmiştir, biten bitmiştir, batan batmıştır. Geçmişte yaşayarak gelecekten birşey beklemek haksızlık