• 15-11-2017, 12:50:39
    #37
    Dolar borcu olanların Allah yardımcısı olsun.
  • 15-11-2017, 13:51:58
    #38
    4 yola çıktı geliyor, çok az kaldı.
  • 15-11-2017, 16:47:32
    #39
    Vakana adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Dolar borcu olanların Allah yardımcısı olsun.
    Allah akıl versin bence.
  • 15-11-2017, 18:11:39
    #40
    Üyeliği durduruldu
    ehonomi çok ehi
  • 15-11-2017, 23:15:06
    #41
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Martta 4,50 yi geçecek diyor bankacı arkadaşlar, dolarla borçlanmamanızı öneririm
  • 16-11-2017, 01:25:31
    #42
    aliarbak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Anlamadığım şey; ülkede ne yaşanıyor da TL bu kadar değersizleşiyor? 15 Temmuz 2016'da 2,88'idi. Ertesi pazartesi 3 lirayı gördü. Tamam, darbe girişimi olmuştu.

    90 kuruş daha yükseldi. Ne oldu? OHAL ile, KHK'lar ile her şey iyiye gitmiyor mu? Ekonomimiz gelişmiyor mu? Avrupa bizi kıskanmıyor mu? Noluyor?
    Farklı bir ülkede yaşadığınızı düşünü.Yatırım yapacağınız ülkede son 1 yıldır ohal var.Bu ohal kararı ile tek adam istediği her şeyi iki dudağının arasında söyleyip yaptırdığını düşünün.Siz olsanız bu ülkeye yatırım yapar mıydınız ? Baş'daki kişinin canını sıktınız diyelim şak fabrikanızı elinizden alamaz mı ? veya büyük yaptırım uygulayamaz mı ?
    Özet ;
    Arap'dan gelen sıcak para bitti.Alınan borçların vadesi geldi.Satacak pek bir şeyde kalmadı.Medya 3 maymunu oynuyor.Bakalım 2018 nasıl olacak...



    Ycelik adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Martta 4,50 yi geçecek diyor bankacı arkadaşlar, dolarla borçlanmamanızı öneririm
    Dolarla değil hiçbir şekilde borçlanmayın.Kredi çekerken banka o sözleşmeye ufacık yazılar yazıyor.Orda ki ibare banka istediği zaman parasını hemen isteyebiliyor.Olası bir batma durumda kredileri geri çağıracak, kredileri millet ödeyemeyeceği için kısır döngüye girek. 2001 krizini hatırlayalım.
  • 16-11-2017, 02:12:09
    #43
    Maybell adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ekonomiden anlayan var mı acaba bu ülkede!?

    Öncelikle 2001 senesinde Hürriyet Gazetesinin yazdığı bu yazıyı güzelce okuyup idrak edelim.

    --------------------
    Dolar 78 yıl önce 80 kuruştu
    Hürriyet Haber22.02.2001

    Kur çıpası uygulamasından dalgalı kura geçişle birlikte bugün serbest piyasada zaman zaman 1 milyon liranın üzerinde işlem gören ABD Doları, bundan 78 yıl önce 1923'de 80 kuruşa alınabiliyordu.
    Buna göre doların fiyatı, Türk lirası karşısında 78 yılda 1 milyon 250 bin kat arttı.

    DİE verilerine göre, Atatürk'ün döneminde 1 lira dolaylarında seyreden dolar, 1950'li yıllarda 2.8 liradan işlem gördü. 1960 ihtilalinin ardından 9 liraya çıkan doların değeri, 1970'e kadar bu değerini korudu.

    1970'li yılların ortalarına kadar ise dolar 14 liradan işlem gördü. Ancak, 1970'li yılların sonundan itibaren Türk Lirası'nın dolar karşısındaki değer kaybı hızlandı. Merkez Bankası'nın döviz satış rakamlarına göre, 1975'de 15.30 lira olan dolar, 1976'da 16.83 liraya, 1977 yılında 19.64 liraya, 1978 yılında 25.50 liraya, 1979 yılında 35.70 liraya çıktı.

    1981 yılında dolar 100 lira

    1980'de ise doların, TL karşısındaki ortalama değeri 91.04 liraya ulaştı. 100 lira sınırını da 1980'li yılların başında aşan dolar, 1981'de 134.95 liradan işlem gördü.

    1987'de 1023 lira 44 kuruş olan dolar, 1989'da 2 bin liranın üzerine çıkarak 2 bin 316 liraya yükseldi.

    Dolar, 1991'de 5 bin 85 liraya tırmanırken, 1992'de 8 bin 573 lira, 1993'de 14 bin 487 lira oldu.

    1994 yılına 14 bin 538 lira ile başlayan dolar, 27 Ocak'da alınan devalüasyon kararı ile 17 bin 250 liraya fırladı. Böylece, 26 Ocak'da 15 bin 186 liradan satılmakta olan dolar yüzde 13.6 oranında değer kazandı.

    1994 yılında ortalama dolar kuru 38 bin 495 lira, 1995'de de 59 bin 800 lira düzeyinde gerçekleşti.

    Dolar 2001'de 1 milyon

    Dolar 100 bin lira sınırını ise 1996 yılında aştı. Dolar 1997 yıl sonunda 200 bin, 1998 yıl sonunda 300 bin lirayı ardında bırakırken, 1999 yılı Mayıs ayı sonunda da 400 bin lirayı aştı.

    1999'un bitimine yaklaşık 1,5 ay kala, 12 Kasım'da ise serbest döviz piyasasında 500 bin lirayı gören dolar, ekonomik programın açıklandığı 9 Aralık 1999 tarihinde, 522 bin 900 liradan işlem görüyordu.

    Kur çıpası uygulamasının başladığı bu tarihten sonra, Merkez Bankası'nın açıkladığı çerçevede seyreden doların fiyatında, uygulamanın değişmesinin ardından yaklaşık 14 ay sonra (dolar 1 milyon lira olarak alındığında) yüzde 90'lık bir artış kaydedildi.

    --------------------
    İdrak ettikten sonra da aklınızda oluşan soru işaretlerine tek tek cevap verelim;

    1- Türk lirası Atatürk dönemi hariç Cumhuriyetin geri kalan döneminde 2001'e kadar logaritmik hesap yaparak her 10 senede bir 10 kata yakın değer kaybeden bir para birimi idi, yani 6 sıfır atılmadan önce işte bu şekilde o 6 sıfır gelmişti Türk lirasına, yani durduk yerde gelmedi o 6 sıfır, 1923 senesinde 1 dolar 80 kuruş iken 2001 senesinde 1 doları 1 milyon liraya alabiliyorduk.


    2- Bu nasıl böyle oldu, dolar her 10 senede nasıl 10 kat değer kaybetti ?

    Bunun birincil nedeni; ülkenin ithalatının ihracatından fazla olması, ülkedeki likidin yurt dışına akmasından dolayı iç piyasada azalan ama yurt dışında artan Türk lirası paranın değersizleşmesini sağlıyor, kısaca arz talep meselesi;

    Bir arabayı Euro kuruyla alırken TL'niz Euro'ya çevriliyor, yani Euro satın alıyorsunuz, Türk lirasını satıyorsunuz, bir şey ne kadar çok alınırsa o kadar fiyatı artar piyasada da ne kadar çok olursa fiyatı düşer. (İstek olursa bu başlığı daha da açabilirim)

    3- Devletin para basması, bildiğim kadarıyla son 15 senede fazla para basılmadı ancak bundan önceki hükumetler Türk lirası basarak piyasaya sürmüştür ve bundan dolayı da piyasada Türk Lirası arttığı için Türk lirasının değeri düşer.

    4- Hükumetin parayı Devalue etmesi;

    Eğer devlet Türk Lirasıyla olan borçlarını ödeyemeyecek hale gelirse devlet şunu yapar; parayı devalue eder, yani değerini bir gecede düşürür, dolar gece yatarsın 5 lira sabah kalkmışsın 15 lira olur, peki bunu neden yaparlar ?

    Devlet elinde dolar tutar, 100 türk lirası borcu vardır 'içeriye' ama elindeki dolar 50 lira ediyordur, bir gecede Türk lirasının değerini düşürürsün ve elindeki dolar 150 lira eder olur, 100 lirasıyla borcunu öder geri kalanıyla memurun maaşını ödersin ama bu arada milletin bacağına sıkmış olursun, dövizle borçlanan adam bir gece içinde iflas eder, dolar alacaklı olan çok güzel para kazanır...

    5- Enflasyon;
    Hem yurt içinde hem Yurt dışında enflasyon vardır, enflasyon malesef kapitalist sistemin gerçeğidir ve önlenemez, çünkü herkes daha yüksek maaş almak daha çok kazanmak daha çok harcamak istemektedir.
    Şu anki yurt içindeki enflasyonun nedenlerinden birisi de yurt dışındaki enflasyondur çünkü 1 doların alım gücü gün geçtikçe Amerikada da düşüyor, hatta isteyen olursa amerikanların yaptığı enflasyon&faizi anlatan bir video vardı onu atabilirim.
    Yani doların da değer kaybetmesinden de etkileniyoruz zamanla...


    Daha küçük etkenler de vardır ancak Türk lirasının on yıllardır değer kaybetmesinin ana nedenleri bunlardır.

    --------------------
    Peki ne yapılmalı ? Geçmişle kendimizi karşılaştırmak istersek;

    1- Geçmişte her 10 senede 10 kata yakın değer kaybeden bir performans gösterilirken son 15 senede 3.90 katı değer kaybetmiştir Türk lirası, yani Cumhuriyet tarihinin ortalamasından çok daha iyi bir orandır (bakın iyi demiyorum, karşılaştırma yapınca iyidir diyorum.)
    Yani o 6 sıfırı atma olayı bir icraatten çok güç gösterisidir, yani benim param artık eskisi kadar değer kaybetmeyecek demektir, değişen bir şey olmamıştır onun haricinde.

    2- Paramızı yurt içinde tutabilmeyi başararak Türk lirasının alım gücünü yükseltebiliriz.

    Bakın farkındaysanız hükumet demiyorum, biz diyorum, bu bilince vatandaşın varması lazım, hükumet zaten bunun bilincinde, biz parayı yurt dışına göndermeyelim diye otomobile ve telefona o kadar vergi koyuyor, çünkü bugün ÖTV'yi düşürsen millet deli gibi araba alacak, tüm parayı yurt dışına göndereceğiz ve asıl o zaman Türk lirasının değer kaybetmesini izliyor olacağız, devlet bunu zaten önlemeye çalışıyor.
    --------------------
    Ancak; bizim vatandaş olarak yapmamız gereken;

    1- Türkiye'de bir çakılı çivisi olmayan markalardan alışveriş yapmamaya çalışmak.
    2- Yerli malını destekleyip eğer yerli malı seçeneği varsa onu almak.
    3- Birikimlerimizi bankadan kredi çekerek faize yedirmemek.

    Daha basit bir anlatımla;

    Bugün sanayiye gider bir su motoru alırsan sana iki seçenek önerirler;

    'abi bu Türk malı 450 TL, öbürü de italyan malı 480 TL'

    Eğer sen İtalyan'ı alırsan;
    KDV ve kar payı hariç kalan parayı italyaya gönderirsin, o para italyada kalır, daha da geri dönmez.

    Eğer sen Türk malını alırsan;
    O para tamamen yurt içinde kalır, o su pompasını üreten fabrikatörün cebine gider para, o bi kısmını sermayeye ayırır, kalanıyla gider baklava alır, o baklavayı imal eden sattığı baklavanın parasıyla gider şerbet için şeker fabrikasından şeker alır, şeker fabrikasına çalışan pancar çiftçisi de tarlasını sulamak için tekrar sanayiden su pompası alır, bu para döner de döner durur.

    4- Ülkeye döviz girişi olmasının tek yolu da ihracattan başka turizm sektörüdür, Turizm sektöründe de yurt dışından gelen turistler döviz bırakarak Türk lirasına olan talebi yükseltirler...

    5- Başarılı şirket satımları da buna örnek gösterilebilir, çünkü bir mal satmanın yanında bu da bir döviz girdisi sağlayabilir;

    Örnek olarak Finansbank; Türkiye'nin yurt dışına tek seferde satılan en büyük değerdir.

    Hatta Finansbank'ın kurucusu Hüsnü Özyeğin şunu söylemiştir;

    'Ben bankayı Yunanistana satarken Yunanistan içinden bu işe çok karşı çıkanlar olmuştu, Türklere o kadar para gönderilir mi diye'


    Daha da detaya girilebilir ancak bu kadarı yeterli olur diye düşünüyorum, herkesin anlayabileceği bir dilde yazmaya çalıştım, okuyabilirseniz eğer okuyana teşekkürler, hatalarım varsa uygun bir dille düzeltebilirsiniz ancak ekonomik olaylara siyasi açıdan yorum katarak değil olduğu gibi konuşmak gerekir, ben de olanı yazdım sadece
    Emek vererek düşüncelerinizi uzun uzun paylaştığınız için öncelikle teşekür ederim. Fakat belirtmek isterim ki yazdığınız olay ve durumlarla ilgili her şey düşündüğünüz kadar olumlu değil. Tarihi ekonomik bilgilendirme için minnettarım ve dediğiniz gibi biz ekonomik olarak hep bu tarz kısır döngüler içerisinde yer aldık. Fakat satış ve ekonomi ile ilgili bazı hamlelere gelince;
    Yunanistan'ın bugün bizim bir bankamızı satın alabiliyor olması bizim için utanç verici bir durum olmalı. Televizyonlarda çıkmıyor ama ordumuzun eski bir genel sekreteri var Ümit Yalım'dı galiba. Açıp bakarsanız Yunanistan sahil güvenlik görevlileri türk karasuları içerisinde nasıl siz yunan karasularına izinsiz girersiniz diye adam alıp tutukladığını söylüyordu. Kardak krizinde bizde askeri bir kayıp olmasada yunan tarafında ölen 2 askeri yunanistanın unutmadığını adalara ağır silahlar donattığını da iddia ediyordu. Son 5-10 yıllık süreçte yunanistanın kısıtlı ekonomisine rağmen Türkiye'de çeşitli ortaklıklar ile iletişim-telekomünasyon alanında şirketler satın alıyor. Büyük ihtimal bahis alanındaki tekel şirkete de Yunanistan'ın özel bir şirketi ciddi ortak.
    Trmilitary askeri forum sitesinde yunanistanda bölücü terör örgütü üyelerinin bir bölgede yaşamalarına hatta gemiler ile Türkiye'ye gidip gelme konusunda Yunanistan'ın teröre göz göre göre destek verildiği ile ilgili fotoğraf bile paylaşılmıştı.
    Şimdi hâl böyleyken köşeye sıkıştıkça borcunu Avrupanın karşılıksız ödediği Yunanistan bizim özel bankamızı satın alıyorsa vay bizim halimize. Kapitalizm güzel bir şey komünizmden çok daha verimli fakat savunmasız farkında olmayan toplumların tatlı tatlı sonunu getirme potansiyeline sahip olduğunu da unutmayalım.
    İsrail'de Filistin'de kurulurken ilk önce özel şirketlerini,borçlarını,kuruluşlarını,topra klarını alarak başlamıştır muhakkak.
  • 16-11-2017, 11:23:55
    #44
    pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Emek vererek düşüncelerinizi uzun uzun paylaştığınız için öncelikle teşekür ederim. Fakat belirtmek isterim ki yazdığınız olay ve durumlarla ilgili her şey düşündüğünüz kadar olumlu değil. Tarihi ekonomik bilgilendirme için minnettarım ve dediğiniz gibi biz ekonomik olarak hep bu tarz kısır döngüler içerisinde yer aldık. Fakat satış ve ekonomi ile ilgili bazı hamlelere gelince;
    Yunanistan'ın bugün bizim bir bankamızı satın alabiliyor olması bizim için utanç verici bir durum olmalı. Televizyonlarda çıkmıyor ama ordumuzun eski bir genel sekreteri var Ümit Yalım'dı galiba. Açıp bakarsanız Yunanistan sahil güvenlik görevlileri türk karasuları içerisinde nasıl siz yunan karasularına izinsiz girersiniz diye adam alıp tutukladığını söylüyordu. Kardak krizinde bizde askeri bir kayıp olmasada yunan tarafında ölen 2 askeri yunanistanın unutmadığını adalara ağır silahlar donattığını da iddia ediyordu. Son 5-10 yıllık süreçte yunanistanın kısıtlı ekonomisine rağmen Türkiye'de çeşitli ortaklıklar ile iletişim-telekomünasyon alanında şirketler satın alıyor. Büyük ihtimal bahis alanındaki tekel şirkete de Yunanistan'ın özel bir şirketi ciddi ortak.
    Trmilitary askeri forum sitesinde yunanistanda bölücü terör örgütü üyelerinin bir bölgede yaşamalarına hatta gemiler ile Türkiye'ye gidip gelme konusunda Yunanistan'ın teröre göz göre göre destek verildiği ile ilgili fotoğraf bile paylaşılmıştı.
    Şimdi hâl böyleyken köşeye sıkıştıkça borcunu Avrupanın karşılıksız ödediği Yunanistan bizim özel bankamızı satın alıyorsa vay bizim halimize. Kapitalizm güzel bir şey komünizmden çok daha verimli fakat savunmasız farkında olmayan toplumların tatlı tatlı sonunu getirme potansiyeline sahip olduğunu da unutmayalım.
    İsrail'de Filistin'de kurulurken ilk önce özel şirketlerini,borçlarını,kuruluşlarını,topra klarını alarak başlamıştır muhakkak.

    Yunanistan tarihde hep Türkiyeye karşı avrupanın kuklası olmuş durumda.Dolaylı olarak o bankaya yunanistan degil ab aldı. Tabi daha önce sayılmayana örnek olarak Türkiye son zamanlarda işine gelmeyen bir çok olayda baş kaldırdığından dolayı gerek ab gerek abd türkiyeyi artık ayak bağı olarak gördüğünden devirmeye çalışıyor. Darbe ile düşmeyen ülkeyi mantıksal olarak ekonomik açıdan yetersizleşmeye başlatırsan zaten dolaylı olarak darbe yapmış olursun. Adalar mevzusunda traplusgarbta italyaya kaybettikden sonra bozcaada ve gokceada haricindeki tüm adalar italyaya verildi ve daha sonrasında paris baris konferansında italya yunanistana verdi.Açıkcası ben bundan dolayıdır ki ses çıkaramıyoruz diyorum.
  • 16-11-2017, 13:27:59
    #45
    cculha adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    5 olsun bizim olsun.
    Güldürdünüz