Biraz önce Facebook'ta gördüm. Hoşuma gitti ve sizlerle paylaşmak istedim. Almanya'da hiç yaşamadığım için aslı var mı bilmiyorum. Fakat bunu paylaşan kişinin yalan söyleme ihtimali çok düşük. Eğer gerçekten doğruysa tebrik ederim. Cezalar caydırıcı olmadıkça ne kazaların, ne de kavgaların önüne geçemeyiz....
------------------------------------------
Almanya'da bir dost ziyaretinden dönüyorduk. Arabayi ben sürüyordum. Yolun ilerisinde bir kaza oldugunu gördüm. Ne olmus diye bakarken, birden dört yol agzinda oldugumuzu fark ettim. Isik kirmiziya dönmüs ve ben geçmistim. Yapacak bir sey yoktu, olan olmustu. Duramazdim, yola devam ettim. Gece yarisindan sonraydi. Saat 2 gibiydi. Allah'tan, çevrede polis falan da yoktu.
Bu olayin üstünden bir hafta kadar geçmisti. Bir mektup aldim; karakola çagiriyorlardi. Gittim. Beni bir odaya aldilar. "Bir konuda bilginize basvuracagiz. Size bir fotograf gösterecegiz. Bu araba sizin sirkete ait. Geçen hafta, su gün, saat 02:12'de su kavsakta kirmizi isikta geçerken kameraya yakalanmis. Bakin bakalim, direksiyondaki kisiyi taniyor musunuz?" Fotografa baktim, "Pek taniyamadim bu kisiyi" dedim.
Bunun üzerine bir fotograf daha çikardilar. Bu benim fotografimdi. "Bu sizin fotografiniz, bunu yabancilar subesinden bulduk. Biz, otomobildeki kisi ile bu fotograftaki kisinin ayni oldugunu düsünüyoruz? Ne dersiniz?" dediler. "Cevap vermeden önce, isterseniz avukatinizla görüsünüz" diye de eklediler. "isterseniz size prosedürü anlatalim.
Eger bu arabayi süren ben degilim derseniz, sizi mahkemeye verecegiz. Mahkeme uzmanlara basvuracak. Eger resimdeki kisi oldugunuz ispat edilirse para cezasi alacaksiniz. Bu ceza, eger arabayi sürenin siz oldugunu kabul ederseniz vereceginiz cezanin birkaç kati olacak. Bir de resmi makamlari oyalamaktan dolayi ayri bir cezaya maruz kalacaksiniz." Düsündüm.
Avukatima soracak bir sey yoktu. "Verin, bir daha bakayim fotografa" dedim. Sonra da "Evet, bu arabadaki kisi benim" dedim. Memnun oldular,"Dogru seçim yaptiniz" dediler. Yüklü bir ceza ödedim.. Ama ehliyetime el koydular. "Ne zaman alirim ehliyetimi geri?" diye sordugumda "Bizden haber bekleyiniz" dediler.
Aradan bir hafta geçti. Bir hastaneden davet aldim. Beni göz klinigine çagiriyorlardi. Gittim. Siki bir göz muayenesinden geçtim. Sonra beni bir grup doktorun karsisina çikardilar. Her biri benim raporu eline alip, "Renk körü degilsiniz. Gözünüzün saglam oldugunu biliyor musunuz? Ama kirmizi isikta geçmissiniz" dediler. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.
Aradan bir hafta, on gün geçti. Yine hastaneden bir davet aldim; bu kez psikiyatri bölümünden. Verilen tarihte hastaneye gittim. Beni bir odaya aldilar. Odada dört doktor vardi. ilk doktor, "Raporunuza bakiyorum. Gözleriniz saglammis. Ama trafik isiklari kirmiziya döndükten tam 58 saniye sonra geçmissiniz. Bunun yanlis oldugunu biliyor musunuz?" diye sordu. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" dedim. Ayni seyi, diger doktorlar da aynen tekrarladi. Ben de "Evet, yanlis bir davranis" diye ayni cevabi verdim. Artik bana ehliyetimi geri verecekler diye düsündüm. Ama vermediler.
Aradan bir hafta, on gün gibi bir süre geçti. Bir mektupla karakola davet aldim. Gittim, sanirim artik ehliyetimi geri alacaktim. Ama düsündügüm gibi olmadi. "Sizi, trafige çikaracagiz" dediler. Bana bir program verdiler. Bu, günde iki saatlik, dört günlük bir programdi. ilk gün gittim. "Arabaya binin, sehir içinde dolasacagiz" dediler. Benimle birlikte üç kisi daha bindi arabaya. Hareket ettim. ilk trafik isiklarinda durdum. Yanimdaki görevli "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir. Anladiniz degil mi?" dedi.
Ben de tekrarladim "Evet, kirmizi da durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." Isik yesile döndügünde kalktim. Görevli, "Yesil isikta da kalkilir. Degil mi?" dedi. Ben de tekrar ettim, "Evet, yesil isikta kalkilir." Yolda bir süre sonra kirmiziya dönen bir isiga rastladik. Bu kez arkadaki görevlilerden birisi, "Buna, trafik isigi denir. Kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir.
Anladiniz degil mi?" dedi. Ben de tekrarladim, "Evet, kirmizida durulur. Sari isik, kirmiziya dönüsü gösteren uyaridir." diye tekrar ettim. Bu sahneyi iki saat süresince her isikta tekrarladik. O günden sonraki üç günde de, yine arabama üç görevli bindi. Her isikta ayni sahne usanilmadan tekrarlandi. Ama sonunda ben de ehliyetimi geri aldim.
Yukaridaki öyküyü Almanya'da yasayan bir Türk isadamindan dinledim. "Sonuç ne oldu?" dedim. Çok ciddi biçimde cevap verdi, "Ben artik kirmizida hep duruyorum."
Kırmızı Işık
10
●904
- 06-12-2014, 03:31:18Üyeliği durdurulduUydurma, cezasi neyse keser evine postalarlar. Kimlik/plaka belli degilse, olay kapanir. Suclamaya haklari yok. Ve kirmizidan gecmenin cezasi yuklu bir miktar para olsada, ehliyet degil. Gece yarisinda isiklarin kirmizi degil sari olduyu da ayri bir olay.
- 06-12-2014, 10:47:24Fotoğraf muhabbetine bende duymuştum.bi abinin oğlu. Sanirim radar yada kirmizi isikti yakalanmış araç babasinin adına kayıtlı olduğu için ona sormuşlar bu fotaraftaki siz misini diye oglunun ceza puanı çok oldugu için bendim demiş. Resime bakmışlar inanmamış lar sonra itiraf ettirmisler çocuğun ehliyetine el konmuş.ama hastane muhabbetine bilmiyorum
- 07-12-2014, 04:49:03Yalan abi inanma. Arabanın kayıtlı olduğu adrese fotoğrafla birlikte ceza gönderiyorlar. Ceza yaklaşık 100 EURO. Geçen hafta yedim, hatta fotoğrafını yükliyeyim bulduğumda. Yazan kişi iyi hikaye kitabı yazar. Ek olarak mahkemeye sevketseler, faiz + mahkeme masrafı çıkartılar başak birşey de eklemezler ekleyemezler. Eklerlerse sen onları ayrı şekilde dava edebiliyorsun. Yemediğim park cezası için bana ceza göndermişler 2017 yılına duruşma verdiler. Ölmez sağ kalırsam gelirim dedim.
- 07-12-2014, 10:48:15Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.Uydurma degil almanyada yasadigim icin biliyorum.MasterJS adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
vatandasa yapilan testin adida MPU testidir... - 07-12-2014, 10:59:28Gece vakti yanlışlıkla kırmızı ışıkta geçti diye,Ehliyetini alacaklar, Bir çok teste tabi tutacaklar, Vay arkadaş, Bence feci uydurmuşlar
bahsettikleri olay bu olsa gerek