• 07-07-2014, 03:55:21
    #10
    Bir huysuz ihtiyar da ben de var. Beyler boşuna yırtınmayın başa gelen çekilir. Olmayanları düşünüp şükretmek lazım.
  • 07-07-2014, 03:59:47
    #11
    Benim annem de babam da melek gibi insanlardir. Ama insan sürekli birlikte olunca illaki bi sikinti cikiyo. Ben de universiteye hazirlanma doneminde öyleydim. Sinav kagidim gelince eve kurtulus biletim olarak gormustum onu. Sonra universiteyi kazandim simdi kafam rahat. Gidiyorum yanlarina bi sikinti mi cikiyo. Hadi ben gidiyorum diyorum ogrenci evime geliyorum. Karisanim yok edenim yok. Sen de universiteyi kazan kurtar kendini. Para sikinti oluyosa internetten kazanirsin. Zaten kazaniyosun da anladigim kadariyla. Kaldi ki baban esnafsa ve annen ev hanimiysa burs da alabilirsin.

    Mobilden gonderildi imla veya yazim hatalari olabilir.
  • 07-07-2014, 04:37:47
    #12
    Platin üye
    arthur adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Arkadaşlar olmuyor yapamıyoruz. Her gün evde babamla tartışıyoruz, hiçbir şekilde anlaşamıyoruz. Çocukluğumdan beri bana karşı hep soğuk davranıyor, ben ne yapsam hep tersini düşünüyor.

    Neyse bugün olan olayı anlatmam yeterli olacaktır. Dayımlar hep beraber bizi iftara çağırdı. Annemin halası kızı damadı falan da vardı orada. Neyse babam, 2 dayım ve halanın damadı balkonda oturuyoruz üniversite tercihlerimi konuşuyoruz falan. Araya hemen babam girdi ve abuk subuk şeyler söylemeye başladı. Yok ben günün 20 saatinde internetteymişim de yok okumak için para lazımmış da kabiliyet lazımmış da sözü bana getirmeye çalışıyor. Para lafı bir kere bizim evimizde son zamanlarda çokça konuşulan şey haline geldi, yaptığı işlerden parasını alamadı birsürü dava açtı vesaire vesaire. Kendi düşen ağlamaz diye bir laf var ya, sanki o laf babam için söylenmiş. Neyse orada konuşurken babam sus pustu.

    Ne olduysa biraz önce eve gelince oldu. Dışarıda sus pus olan adam bana kükremeye başladı. Yok onlar görüşlerini kendilerine saklasın, yok paran varsa birikimin varsa okursun da. Evde devamlı internet devamlı modem kavgası vardır zaten şimdi de üniversite kavgası çıkacak gibi duruyor. Yazdıklarımdan sakın maddi durumumuz yeterli değil gibi bir anlam çıkarmayın, babamın 2 tane evi 1 tane 30000 liralık arabası var ama bugüne kadar hiç baba oğul sıcaklığını yaşamadım.

    Yaşadığımız internet kavgası da şundan kaynaklanıyor bari yazmışken onu da yazayım; babamda limitli internet inadı var. Şuanda kaçımızın interneti limitli desem eminim bu sayı bir elin parmaklarını geçmeyecektir. 6 GB internet alıp her ay telefonuna "Kotanızın %80'i dolmuştur." mesajı gelince kablosuz modemi şantiyedeki yazıhaneye götürür ve ay sonuna kadar orada kalır. Arkadaş modemi niye götürürsün ki modemi çektiği için kablo yalama oldu zor girip çıkıyor. O zanneder ki ben internette sabahtan akşama kadar Metin 2 oynayıp 1 liraya sayfalarca makale yazıyorum. Ama iş öyle değil ki sabahtan akşama kadar büyük miktarlarda yazı teslim ediyorum. Kendisi bundan rahatsız durumda. İnternette film izlemek istiyorum, download yapmak istiyorum fakat bunların hiçbirini internetim limitli olduğu için yapamıyorum.

    Biraz karman çorman oldu ama bu durumdan dolayı son 1 ayda bayağı değiştim sigara kullanmaya başladım, saçlarım beyazlamaya başladı. Üniversite tercihlerinde İstanbul'dan uzak yerleri yazmayı düşünüyorum biraz kafamı toplamak için. Sadece içimi dökmek istedim, sakın bana ailen olmayınca görürsün gibi cümleler kurmayın annem olmazsa çok üzülürüm ama babamla herhangi bir olumlu diyalogum olmadığı için üzülmem. Herkese hayırlı ramazanlar..
    telefon rehberinize "baba" diye kayıt edebileceğiniz biri olmadığında anlarsınız hayatın zorluğunu.

    ben türkiyedeyken aynı sorunu yaşıyordum babam ile. pek sık tartışmalar olmazdı, hatta hiç tartışma olmazdı, sadece arada bir iletişim kopukluğu olurdu.

    şimdi ukraynadayım, ailemden çok uzağım. onları görmeye gidemiyorum bazı sebeplerden ötürü.

    ve şimdi hayat o kadar zor ki, telefon çaldığında "babam" yazısını görünce işte o an hayatımdaki tüm yükümün yarıya indiğini hissedebiliyorum.

    sanki, başka bir güç gibi, varlığı yetiyor. ilahi bir sevgi gibi. göremeyebilirim, uzakta olabilirim ama varlığı yetiyor.

    anne candır, ona kimse birşey diyemez ama babanın yeri ayrıdır.

    emin olun hayatınızda bir problem olduğunda çevrenizde hiçkimseniz kalmıyor. sırt çevirmez dediğiniz insanlar o gün kaybolup gidiyorlar. işte o gün baba devreye giriyor.

    ben gerçekten bunu anladım. baba, varlığı ile sizi güçlü hissettirebilen tek şeydir. ne olursa olsun, NE YAPARSANIZ YAPIN sizinle olacaktır.

    sabah olsa da ailem arasam diye bekliyorum.

    annemi babamı arasam, kardeşimi arasam da seslerini duysam diye bekliyorum.

    ve tekrarlıyorum,

    telefon rehberinize "baba" diye kayıt edebileceğiniz biri olmadığında anlarsınız hayatın zorluğunu.

    yazınızı tam olarak okumadım. açık konuşayım, hiç okumadım. başlığa göre yorum yapıyorum. bu başlık bile beni oldukça duygulandırdı,

    belki haddim değil fakat babanızla aranızı bozmayın, yani bence. hayat bazı duygular için çok kısa ve bazıları için çok uzun olabiliyor. tercih sizin.

    ve son olarak;


    https://www.youtube.com/watch?v=E9gPFNyVOV4
  • 07-07-2014, 11:21:22
    #13
    Çocuğunuz olsun da. Bakalım siz nasıl olcanız
  • 07-07-2014, 12:34:12
    #14
    Bu olaydan zamanında bende müzdarip oldum taa ki Lise 2'e kadar.
    Lise 1 de sınıfta kaldım babam bir söyleniyor aman Allahım duvarlar üstüme geliyor tabi bide ergenliğin ateşide bi yandan felan.
    Sonra kendime karıştırmamaya başladım ama bunu baskıyla felan yapmadım kendimi göstererek yaptım.
    Sorumluluğumu bilmeye başladım sınava kadar hep calıştım kendime hiç otur ders çalış dedirtmedim bana karışmayın ben sorumluluğumu biliyorum dedim babamda peki oğlum okursanda okumazsanda kendine dedi ve öyle devam ettik.
    Şuan üniversite 4. sınıfa geçtim ve okul birinciliğine oynuyorum.Bunu kendimi övmek için vs yazmadım yanlış anlamayın sadece belli başlı tecrübe olduğu için yazdım.
    Bu arada babamdan yemediğim dayak laf kalmamıştır 16 17 yaşıma kadar bunuda söyleyeyim
  • 07-07-2014, 12:36:32
    #15
    Çekilecek dert var çekilmeyecek dert var..
  • 07-07-2014, 13:40:54
    #16
    ben şuanda 26 yaşındayım. 18-19-20li yaşlarımda bende babamla tartışıyordum daha doğrusu ben bişey demiyordum o bilgisayara oturmama felan kızıyordu. ama bunlar tabi gelip geçici şeyler bir gün eğer gerçekten o oturduğun bilgisayardan hayatını kazandığını anlarsa gün gelir sana destek dahi olur.

    eski toprak babalarımızın bunu algılaması biraz uzun sürüyor çünkü bilgisayara oturduğumuzda sadece oyun oynadığımızı ve boşa vakit geçirdiğimizi düşünüyorlar.

    öncelikle internetinin parasını kendi kazandığın parayla kendin ödemeye başla ve sınırsız yap.
  • 07-07-2014, 21:49:46
    #17
    belli bir yaştan sonra, boş vakit geçiriyor görünümü sadece babana değil herkese batar. mahallede geyik başlar, akrabalarda dedikodu başlar. O yüzden kazanıyorum diyorsanız, 3-5 katkı hatta zorlayıp tüm faturaları üstlenmek gerek. Bu size bakışı öyle bir değiştirir ki herkesin saygısını sevgisini kazanırsınız.
  • 07-07-2014, 22:04:01
    #18
    arthur adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yok hocam babam eğer şehir dışında okursam beş kuruş para yollamaz ama annem yollar. Baba parası yiyen tiplerden değilim çok şükür R10'da ekmeğimi buluyorum.
    Aradan 3-4 sene geçsin emekli olsun belki daha sakin konuşuruz ama şu internet konusu ve anlaşamama çok canımı sıkıyor. Hayır neden vermediğini soruyorum "3 kuruşa 20 saat yazı yazıyorsun." diyor. Sanırım kendi ayaklarımın üzerinde durmamdan rahatsız.
    Netten paranızı kazanıyorsanız cep telefonunuza sağlam bir internet paketini yapın hocam üniversiteye gidene kadar.Ve üniversite başlayana kadar çok ciddi bir birikim yapmaya çalışın.Eğer yapabilirseniz yarından itibaren günde en az 30 makale yazıp satsanız 1 ayda 900 makale yapar.Bu makalelerde kaliteleri çok düşürmezseniz her birini 3 liraya satsanız 2700 lira para yapıyor.Önünüzde 2 ay var 5400 lira para.%20'sini yeseniz bile bir üniversite öğrencisi için ciddi anlamda yetebilecek bir para ortaya çıkıyor

    Babanız konusunda ise karakter yapısı ile alakalıdır hocam.Yani bu sizi sevmediğini falan göstermez.Misal benim ailemle yaşadığım sorunlarda okulla ilgili genellikle.Aynı sonucu farklı şekillerde istediğimiz için ailemle ters düşüyoruz.Gerçi insanoğlunun sorunsuz yaşaması mümkün değil.Açgözlülük,doyumsuzluk ve keyif düşkünlüğü insanoğlunun kanında var.Bugün az kazanıyorum diye şikayet eden biri yarın 10 katını kazansa keşke 100 katını kazansam diye şikayet eder.

    En önemlisi sağlık.Bizim bu streslerden dolayı ciddi sağlık sıkıntıları doğdu.Bu yüzden bazı şeyleri dert etmeden önce,depresif haldeyken bir sakin nefes alıp temiz temiz düşünün.Aslında benim olabildiğince sorun çıkartmadan onlar ne istiyorlarsa yapmam lazım ama insan dayanamıyor bana göre yanlış olduğu için onların bazı düşünceleri yapamıyorum.

    Kendimden örnek vereyim.Zamanında kendi yaptığım bir hata yüzünden gittiğim bir kötü okulda elime ne kız eli değdi.Ne de kız gördükYaşıtlarım 12'de,15.00'da okuldan çıkarken biz 5'e kadar mal mal okuldaydık hemde modüllerdeki saçma sapan bilgilerle vakit harcıyorduk.Ne mi oldu.Ben 9-10'da sorun çıkartmadım şimdi elim kolum bağlandı.Belki şimdi bir şeyler yapmazsam ilerde kim bilir daha ne kadar bağlanacağım.Bütün kış öğrencilikten çıktığımız yetmezmiş gibi kötü bir yere girdik staj için bilgisayar başına bile oturtmuyorlar paso amelelik yapıyoruz.Bir kızları güzel staja gittiğim yerin o var