• 17-08-2012, 11:32:07
    #1
    Bir adam Microsoft şirketine iş için konuşmaya gidiyor. Girmek istediği iş de tuvalet temizleyiciliği. HR menajeri ile görüşüp tıkanmış bir lavaboyu temizleyip testten geçiyor. HR menajeri adama testi geçtiğini, hangi gün saat kaçta iş başı yapması gerektiğinin kendisine e-mail yoluyla gönderileceğini söylüyor. Adam, bilgisayarı olmadığını dolayısıyla e-mail kullanmadığını açıklıyor. HR menajeri: "Üzgünüm ama e-mailiniz yoksa siz sanal olarak var sayılamazsınız ve bu yüzden sizi işe alamayız." diyor. Adam çaresizce dışarıya çıkıyor ve "Ne yapsam, ne etsem!" diye düşünürken cebindeki 10 dolar ile 20 kilo kiraz almaya karar veriyor. Kapı kapı gezerek kirazları satıyor ve 2 saat içinde sermayesini 2 katına çıkarıyor. "Bu şekilde ekmek paramı çıkarabilirim." diyerek her gün sabah erkenden kalkıyor ve kapı kapı dolaşarak kiraz satıyor. Her gün sermayesi büyüyor. Derken küçük bir kamyonet alıyor ve satışa devam ediyor. Az bir zaman sonra büyük bir kamyon ve birkaç küçük kamyonet alıyor.

    ...5 sene geçiyor...

    Bu adam şu anda Amerika'nın en büyükleri arasında yer alan bir nakliyat şirketinin sahibi. Bir gün ailesinin geleceğini düşünerek sigorta yaptırmak istiyor. Sigorta şirketi kendisinden bir e-mail adresi istiyor. E-mail kullanmadığını söylediğinde sigortacı: "İlginç, e-mailiniz olmadan büyük bir holding kurmuşsunuz. Bir de e-mailiniz olsaydı neler yapardınız!" diyor. Adamın cevabı: "E-mailim olsaydı şu an da Microsoft'ta tuvalet temizliyordum."

    Üzülme! İstediğin bir şey olmuyorsa, ya daha iyisi olacağı için; ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur... der Mevlana.

    Hoşuma giden bir yazı, burada da paylaşmak istedim.
  • 17-08-2012, 12:29:30
    #2
    Üyeliği durduruldu
    guzelmis ama
  • 17-08-2012, 12:34:22
    #3
    Evet.. Bende bunu okumuştum.. Bunun gibi o kadar çok hikaye var ki insan okudukca gözlerinin ışıltısı artıyor
  • 17-08-2012, 15:04:00
    #4
    gerçekten güzelmiş
  • 21-08-2012, 23:29:27
    #5
    Kurumsal PLUS
    ben bu hikayenin bir değişiğini okumuştum
  • 21-08-2012, 23:44:50
    #6
    vaovv harika
  • 21-08-2012, 23:49:33
    #7
    Hikaye güzel ama kişisel gelişimcilerin uydurması
  • 22-08-2012, 02:15:47
    #8
    Üyeliği durduruldu
    Türkiye De Olsa . Maliye İkini Gün Adamın Yakasına Yapışır . Kiraz Satıp Kar Etmişsin Vergini Ver Diye
  • 22-08-2012, 02:39:04
    #9
    AntoL-Nyo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bir adam Microsoft şirketine iş için konuşmaya gidiyor. Girmek istediği iş de tuvalet temizleyiciliği. HR menajeri ile görüşüp tıkanmış bir lavaboyu temizleyip testten geçiyor. HR menajeri adama testi geçtiğini, hangi gün saat kaçta iş başı yapması gerektiğinin kendisine e-mail yoluyla gönderileceğini söylüyor. Adam, bilgisayarı olmadığını dolayısıyla e-mail kullanmadığını açıklıyor. HR menajeri: "Üzgünüm ama e-mailiniz yoksa siz sanal olarak var sayılamazsınız ve bu yüzden sizi işe alamayız." diyor. Adam çaresizce dışarıya çıkıyor ve "Ne yapsam, ne etsem!" diye düşünürken cebindeki 10 dolar ile 20 kilo kiraz almaya karar veriyor. Kapı kapı gezerek kirazları satıyor ve 2 saat içinde sermayesini 2 katına çıkarıyor. "Bu şekilde ekmek paramı çıkarabilirim." diyerek her gün sabah erkenden kalkıyor ve kapı kapı dolaşarak kiraz satıyor. Her gün sermayesi büyüyor. Derken küçük bir kamyonet alıyor ve satışa devam ediyor. Az bir zaman sonra büyük bir kamyon ve birkaç küçük kamyonet alıyor.

    ...5 sene geçiyor...

    Bu adam şu anda Amerika'nın en büyükleri arasında yer alan bir nakliyat şirketinin sahibi. Bir gün ailesinin geleceğini düşünerek sigorta yaptırmak istiyor. Sigorta şirketi kendisinden bir e-mail adresi istiyor. E-mail kullanmadığını söylediğinde sigortacı: "İlginç, e-mailiniz olmadan büyük bir holding kurmuşsunuz. Bir de e-mailiniz olsaydı neler yapardınız!" diyor. Adamın cevabı: "E-mailim olsaydı şu an da Microsoft'ta tuvalet temizliyordum."

    Üzülme! İstediğin bir şey olmuyorsa, ya daha iyisi olacağı için; ya da gerçekten de olmaması gerektiği için olmuyordur... der Mevlana.

    Hoşuma giden bir yazı, burada da paylaşmak istedim.

    Bu gerçekdir, kurmacadır bilemem ama bu tarz makaleleri genelde son paragrafına baktıktan sonra okumaya başlarım. Neden derseniz bu tür şehir efsaneleri hep büyük markaların isimleri ile uydurularak, "biz bunları yaşadım" diyen şizofrenik yazarlar sayesinde ortaya çıkmış oluyor. Yinede okunası keyifli idi paylaşım için teşekkürler