İşi biraz fazla abartmış olmuyor musunuz. Kanun teklifini oyladınız. Kim imzalayıp çıkaracak.
Yabancı bir devlet büyüğü geldi. Kim karşılayacak. E devlet mi ?
Bakanlıkları kim atayacak, millet mi? Peki kim seçecek? Yani millet kimin arasından bakan seçecek?
Herşeyden önce bu söylediğiniz sistem köylerde küçük kasabalarda bir ağa babasının " herkes telefonunu getirsin oy kullanacam" demesini nasıl engelleyecek.
Kanun teklifine halkın çoğunluğu evet demiş ve e-devletten ilan edilmiş olduktan sonra imzalanıp imzalanmaması ne fark eder? E-devletten aldığımız belgelerde ıslak imza aranıyor mu? Karara bir sayı verilir, resmî gazetede yayımlanır, tamam.
Yabancı devlet adamları geldiğinde demişsiniz, böyle bir sistemde yabancı devlet adamını karşılayacak bir durum olmaz. Devletler arası anlaşmalar da halkın oylamasına sunulur. Diğer devlet farklı teklif paketleri sunar, halk oylayıp birini seçer yahut hiçbirini seçmez.
Bu sistemde bakana falan da yer olmaz. Her kanunu halk oyladıktan sonra herkes milletvekillerinin, bakanların yaptığı işleri fiilen yerine getirmiş olur. Her alanla ilgili uzmanlığı olan kişiler bir araya gelebilir, hukukçular bir araya gelebilir ve kanun teklifi verebilir.
Başkalarının yönlendirmesiyle oy kullanılmasının engellenememesini de şimdiki durumla kıyaslarsak zaten milletvekillerinin de belki çoğunluğu genel başkanının yönlendirmesi ile oy kullanıyor. Karşılığında yüksek maaş, statü, makam aracı, özel şoför, bir sürü muafiyet vs. elde ediyorlar. Sanki siyasi kararlar alınırken büyük sermayedarların, patronların şu anda da sözü geçmiyor mu? Yeni sistemde belki de patronu tarafından oy verilmeye zorlanan kişiler bunu engellemek için yeni formüller de bulur, bununla ilgili kanunlar da çıkarılır.