Daha yeni bir alan olmasına rağmen NFT’lerle ilgili bazı hukuki uyuşmazlıklar yaşanmış ve hatta bunlarla ilgili mahkeme kararları verilmiştir. Bu uyuşmazlıklara baktığımızda, ilk olarak Hermes şirketi ile Mason Rotschild arasındaki uyuşmazlığı görmekteyiz. NFT sanatçısı Mason Rotschild, Hermes şirketinden hiçbir izin almadan şirketin ikonik Birkin çantalarının NFT koleksiyonunu yaratmış ve OpenSea isimli NFT platformunda satışa sunmuştur. NFT’lerden biri satılmış ve bu satıştan 40.000 Amerikan Doları değerinde kâr sağlamıştır. Hermes şirketi ürünlerinin hiçbir izin alınmadan NFT’lerinin oluşturularak satılması sebebiyle Rotschild ve OpenSea platformuna ihtarname göndermiştir. Ancak Rothschild bu ihtarnameye uymamış ve bahse konu NFT’leri başka bir platform olan Rarible üzerinden satmaya devam etmiştir. Bunun üzerine Hermes şirketi tarafından Rotschild’e markaya tecavüz gerekçesiyle dava açılmıştır.

Başka bir uyuşmazlıkta, Nike şirketi, izni olmaksızın NFT platformu olan StockX şirketinin Nike ürünlerini NFT’ye dönüştürdüğünü ve haksız kazanç elde ettiğini, bu sebeple itibarının zedelendiğini gerekçe göstermiş ve marka hakkına tecavüz davası açmıştır.

Türkiye’de NFT’nin yargıya taşındığı ve ihtiyati tedbir kararı verilen ilk dava Cem Karaca’nın NFT portresinin satışa sunulması sebebiyle açılan davadır. Bahse konu davada Cem Karaca’nın oğlu Emrah Karaca, bir ressamın Cem Karaca’nın portresini NFT olarak satmak istemesi üzerine dava açmıştır. Davada bilirkişi raporu ile, “Cem Karaca’nın dış görünüşünün ticarileştirildiği gerekçesiyle davalının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırı davrandığı ve davacının kişilik haklarının ihlal edildiği” sonucuna ulaşılmıştır. Mahkeme de bunun üzerine satışın engellenmesine ve portrenin kullanıldığı sitelere erişimin engellenmesine karar vermiştir. Karara itiraz eden ressam Yiğit Mohaç Yücel’i haksız bulan istinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararın yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itiraz talebini reddetmiştir. Diğer taraftan mahkemeden çıkan karar, Türkiye’deki NFT varlıklar için bir emsal karar teşkil edebilecek olması sebebiyle önem arz etmektedir. NFT'lerin hukuki niteliği

Çin’de (Hangzhou İnternet Mahkemesi tarafından, 22 Nisan 2022 tarihinde) verilen Quice v. BigVerse Kararı ise NFT’nin pazar yerinin sorumluluğu ile ilgili olarak, mahkemece yapılan tespitler bakımından önem arzetmektedir. Olayda; “Ma Qianli tarafından oluşturulmuş serinin bir parçasının izinsiz ve NFT olarak satılmış olması sonucunda; davacı tarafından NFT platformunu işleten şirkete karşı, telif hakkına tecavüz edildiği gerekçesiyle dava açılmıştır. Davacı, “NFT’lerin değiştirilemezliği” dolayısıyla, pazar yerinin daha profesyonel davranması gerektiğini ileri sürmüş, hak sahipliğinin teyit edilmesinde daha kapsamlı bir ön inceleme yapmalarının gerektiğini dile getirmiştir. Aynı zamanda pazar yeri olan BigVerse’in NFT satışından almış olduğu belli bir orandaki payın da telif hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Davalı Bigverse ise savunmasında; içeriği kullanıcının yüklediğini ve sorumluluğun kendisine yüklenemeyeceğini iddia etmiş, kendi sorumluluğunun ancak uyarı olduğunda içeriği kaldırmaktan ibaret olduğunu dile getirmiştir. Mahkeme, Bigverse’ün kusurlu olduğuna karar vermiştir. Gerekçe olarak; NFT’yi oluşturan kişinin eser üzerinde gerçek bir hak sahipliğinin olduğunun kontrolünü sağlaması gerektiğini ifade etmiş ve tazminata hükmetmiştir. İhlali oluşturan NFT hesabı için de dolaşımın durdurulması kararı verilmiştir”.
ABD’de NFT’lerin eşya olarak nitelendirildiği bir karar verilmiştir. Bahse konu kararda; davacı Lavinia Osbourne, satın almış olduğu NFT’lerin dijital cüzdanından çalındığını iddia etmiş ve NFT’nin Pazar yerlerinden biri olan OpenSea’ye dava açmıştır. Davaya konu NFT’ler iki anonim hesapta tespit edilince davacı Yüksek Mahkeme’den ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. Yüksek Mahkeme ise, NFT’yi “eşya” olarak nitelendirerek her iki anonim hesabın da dondurulmasına karar vermiştir.