• 01-08-2008, 10:30:20
    #1

    Washington'daki Rumi Forum adlı kuruluşta "İran ve ABD: Bir Şüphe Sarmalı" konulu konuşma yapan Pillar, bir soru üzerine, İran'ın nükleer programına ilişkin gelişmeleri değerlendirerek, "İran'a askeri müdahale olası görünmüyor" dedi.

    Eski CIA yetkilisi, İran'ın kendi nükleer programının barışçıl amaçlar taşıdığını savunduğunu hatırlatarak, "İran'da bu konuda alınması gereken asıl kararın henüz alınmadığını" öne sürdü. Pillar, İran'ın nükleer programı konusunda yaptırımların önemli ve etkili olacağını düşündüğünü de belirtti.

    Pillar bir soru üzerine, ABD'nin 11 Eylül sonrasında İran'ı "şer ekseni" içinde sıralamasıyla iki ülke arasında işbirliği açısından bir imkanın da kaçırılmış olduğunu ifade ederek, İran ve ABD arasında bir çeşit "önyargı ve korku" sarmalı bulunduğunu ve bunun Soğuk Savaş döneminde ABD ve SSCB arasındaki şüphe sarmalına benzetilebileceğini kaydetti. Eski CIA yetkilisi, bu sarmalı kırabilecek adımlar atılmasının gerekli olduğunu vurguladı.

    İran'da özellikle Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ekonomi politikası konusunda önemli memnuniyetsizlikler bulunduğunu belirten Pillar, "Yapılan en önemli yanlışlardan biri Ahmedinejad'ı İran'ın yüzü olarak görmek" dedi.

    Pillar, İran'ın nükleer programıyla ilgili İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen İran-AB müzakerelerine ABD Dışişleri Bakanlığının üç numaralı yetkilisi William Burns'ün de katılmasının önemli ve olumlu bir adım olduğunu belirtti ve bunu "gerçeğin tanınması" olarak nitelendirdi.

    -SURİYE-İSRAİL ARACILI GÖRÜŞMELERİ-

    Türkiye'nin İsrail ve Suriye arasında görüşmelere aracılık yaptığının hatırlatılması ve bu görüşmelerin başarılı olup olmayacağı konusundaki düşüncesinin sorulması üzerine de Pillar, Türkiye'nin girişimini överek, bu girişimin başarılı olacağı konusunda çok iyimser olduğunu ve bu girişimin önemli bir şans oluşturduğunu düşündüğünü kaydetti.

    Pillar, İsrail Başbakanı Ehud Olmert'in istifa edeceğini açıkladığını hatırlatarak, bu çerçevede İsrail'de bir siyasi zafiyetin söz konusu olmasının bu görüşmeler için temel zorluğu teşkil edeceğini ve yeni gelen lider için bu pazarlıkların zor olacağını savundu.

    Irak'ta Saddam Hüseyin rejiminin devrilmiş olmasının bu görüşmeler konusunda iyimser olmak için başka bir neden olduğunu da dile getiren Pillar, böylece Suriye'nin bölgede içinde bulunduğu denklemin değiştiğini anlattı.

    AA
  • 01-08-2008, 10:36:03
    #2
    İran Irak'a benzemez, İran'ı vurmak demek sadece İran'ı vurmak değildir, İran Irak gibi yanlız ve tek başına kalmış, millet olamamış, devlet geleneği olmayan bir yapıda değil.

    Ama bugün yaşanan süreç ile ABD İran'ı Irak'lılaşma sürecine sokmaya çalışıyor, önce komşularıyla arasını açıp ambargolarla fakir güçsüz bir hale getirmek için ciddi çalışmalar yürütüyor. İnşallah ABD hiçbir zaman İran'a saldıramayacak, yoksa bu iş iran ile kalmaz bizede bulaşır.
  • 01-08-2008, 10:37:58
    #3
    Olayı müstakil devletler olarak görmek en büyük yanlışımız.
    Birlik olmamız gerekir ve kardeşimize yapılan saldırıyı kendimize yapılmış saymalıyız.
    Öyle olmazsa daha çok çile çekeceğiz gibime geliyor.

    Bu dönemden sonra artık müslümanlar için güzel günlerin başlama dönemi geldiğine inanıyorum. Umarım bizler bu güzel günlere ulaşırız.
  • 01-08-2008, 10:40:18
    #4
    cevahir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olayı müstakil devletler olarak görmek en büyük yanlışımız.
    Birlik olmamız gerekir ve kardeşimize yapılan saldırıyı kendimize yapılmış saymalıyız.
    Öyle olmazsa daha çok çile çekeceğiz gibime geliyor.
    Bu dönemden sonra artık müslümanlar için güzel günlerin başlama dönemi geldiğine inanıyorum. Umarım bizler bu güzel günlere ulaşırız.
    inşallah
  • 01-08-2008, 10:43:05
    #5
    tövbe tövbe,
  • 01-08-2008, 10:43:12
    #6
    Amin
  • 01-08-2008, 10:43:27
    #7
    cevahir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Olayı müstakil devletler olarak görmek en büyük yanlışımız.
    Birlik olmamız gerekir ve kardeşimize yapılan saldırıyı kendimize yapılmış saymalıyız.
    Öyle olmazsa daha çok çile çekeceğiz gibime geliyor.

    Bu dönemden sonra artık müslümanlar için güzel günlerin başlama dönemi geldiğine inanıyorum. Umarım bizler bu güzel günlere ulaşırız.
    Bu birlikteliğin olması için eksen bir devlete ihtiyaç var, oda konumu ve birikimi ile Türkiye, ama Türkiye bu dönemlerde herzaman içe kapanır daha doğrusu içine kapattırılır.

    Allah yardımcımız olsun.
  • 01-08-2008, 10:45:37
    #8
    Siyaset = BAN

    Konuyu saptırmayalım.
  • 01-08-2008, 10:48:15
    #9
    osenmer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu birlikteliğin olması için eksen bir devlete ihtiyaç var, oda konumu ve birikimi ile Türkiye, ama Türkiye bu dönemlerde herzaman içe kapanır daha doğrusu içine kapattırılır.
    Allah yardımcımız olsun.
    Dediğiniz gibi bir başa ihtiyaç vardır ama bu illa Türkiye olacak diye kendi milli duygularımız doğrultusunda hareket etmek bence yanlış.

    Kim hak ediyorsa veya kimin kapasitesi varsa EKSEN o olmalıdır.

    Bir örnekle açıklamak isterim :

    DÜnyadaki müslüman devletler bir insan vücudu olarak birlik olsalar.
    Bu vücudda tüm azalara ihtiyaç vardır. Hangi aza daha değerlidir?
    Beyin mi? Tırnak mı?
    (İki uç örnek vermek istedim)

    Beyin önemli gibi görünebilir ama bir başka azamıza bir diken batsa bunu çıkaracak olan tırnaktır, yani beyin bile tırnağı bekler, beklemek zorundadır.

    Bu doğrultuda herkes beyin olacam derse veya ben tırnak olmam derse olmaz.
    Beyin kapasitesi olan beyin.
    Tırnak olabilecek olan tırnak.

    Rabbim bizlere İslam Devletleri birliğinde en azından tırnak olmayı nasip etsin.(Amin)