Kapağı Yeniden Konumlandırmak İçin Sürükle
Hakkında
Büyük usta Nazım Hikmet

Kimliğinde önce insan yazan fanileriz.
Tartışma: Nazım Hikmet RAN
  • 27-01-2008 10:54:08
    selam dostlar bende geldim. ustayı saygıyla anıyorum.
  • 27-01-2008 11:04:24
    geldi dört güvercin suda yıkanmak için.
    Su mahpusane yalağındaydı.
    ve güneş güvercinlerin gözünde, kanadında, kırmızı ayağındaydı.
    girdi dört güvercin yıkanmak için suyun içine.
    ve kederli toprakta dört insan baktı dört güvercine.
    Güvercinler hep beraber güneşi taşıyıp kırmızı ayaklarında uçabilirler.
    Durdurmaz onları demir ve duvar.
    güvercinlerin yumuşak kanatları var.
    Ve kanatlar Şimdi burda, şimdi damın üzerinde.
    İnsanların kanatları yok İnsanların kanatları yüreklerinde.
    Dört güvercin güneşe varmak için yıkandı,
    (usta'nın çok bilinmeyen bir şiiri)
  • 29-01-2008 10:33:37
    Nazım ustanın en çok sevdiğim sözü:

    Sen Yanmassan, Ben Yanmassam, Biz Yanmassak,

    Nasıl Çıkacak Karanlıklar Aydınlığa....
  • 08-02-2008 16:45:19
    Nazım HİKMET'in en sevdigim sözü ;

    Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
    Bir orman gibi kardeşçesine
  • 16-04-2008 14:43:25
    Vatan Haini
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.
    Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."
    Bir Ankara gazetesinde çıktı bunlar, üç sütun üstüne,
    kapkara haykıran puntolarla,
    bir Ankara gazetesinde, fotoğrafı yanında Amiral Vilyamson'un
    66 santimetre karede gülüyor, ağzı kulaklarında, Amerikan amirali
    Amerika, bütçemize 120 milyon lira hibe etti, 120 milyon lira.
    "Amerikan emperyalizminin yarı sömürgesiyiz dedi Hikmet.
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ."

    Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz,
    ben yurt hainiyim, ben vatan hainiyim.
    Vatan çiftliklerinizse,
    kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
    vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
    vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın,
    fabrikalarınızda al kanımızı içmekse vatan,
    vatan tırnaklarıysa ağalarınızın,
    vatan, mızraklı ilmühalse, vatan, polis copuysa,
    ödeneklerinizse, maaşlarınızsa vatan,
    vatan, Amerikan üsleri, Amerikan bombası,
    Amerikan donanması, topuysa,
    vatan, kurtulmamaksa kokmuş karanlığımızdan,
    ben vatan hainiyim.
    Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla:
    Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

    Nazım Hikmet Ran
  • 03-05-2008 11:46:59
    6 Mayıs'ta Ankara'da ODTÜ de etkinlik yapılacak arkadaşlar.
    Katılmak isteyen olursa, iletişime geçsin...
    msn: php_kizilay@hotmail.com
  • 03-07-2008 02:50:16
    Nazım Hikmet memleket,memleket Nazım Hikmet....
  • 05-12-2008 00:30:54
    Ünlü şair Nazım Hikmet, doğumunun 100.yıldönümünde, Londra`da düzenlenen ve çok sayıda sanatçının katıldığı bir programla anıldı. Ünlü şairin en bilinen şiirlerinin okunduğu Queen Elizabeth Hall`daki gecenin bütün biletleri satılırken, salonu dolduran Türk ve İngilizler gösteriyi beğeniyle izledi.

    İngiliz tiyatro ve sinema oyuncuları Julie Christie ve Femi Elufowoju ile yazar Mark Rylance, şair, edebiyatçı ve çevirmen Adrian Mitchell`in katıldıkları geceye adları programda yer aldığı halde gelemeyen ünlü tiyatro oyuncusu Vanessa Redgrave ve yönetmen-oyun yazarı Harold Pinter ise birer mesaj gönderdi.

    Sahnede Nazım Hikmet`in şiirlerini seslendiren tiyatro oyuncuları Haluk Bilginer ve Genco Erkal da alkışlardan büyük pay aldı.

    1902 yılında Selanik`te doğan Nazım Hikmet`in, bazı bölümleri seslendirilen şiirleri arasında şiirsel bir anlatımla kaleme aldığı otobiyografisi ve vasiyeti ile Mavi Gözlü Dev, Taranta Babu`ya Mektuplar, Saat 21.00-22.00 Şiirleri, Memleketimden İnsan Manzaraları ve Şeyh Bedrettin Destanı yer aldı. Ünlü şairin, Karlı Kayın Ormanı ve Hiroşima adlı eserleri ise müzik eşliğinde seslendirildi.

    Akerdeondan saza, tamburdan kemana, piyanodan uda kadar pek çok enstrümanın eşlik ettiği şiir resitalinin bitiminde salonu dolduran izleyiciler sahnedeki sanatçıları uzun uzun alkışlayarak beğenilerini gösterdiler.

    Nazım Hikmet`in 100. doğum yıldönümü anma programı çerçevesinde önümüzdeki günlerde Londra`da bazı panel ve toplantılar da yapılacak.
  • 17-12-2008 02:03:29
    HERKES GİBİ



    Gönlümle baş başa düşündüm demin;
    Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
    Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
    Akisleri sönen bir ses gibisin.



    Mâziye karışıp sevda yeminim,
    Bir anda unuttum seni, eminim
    Kalbimde kalbine yok bile kinim
    Bence artık sen de herkes gibisin.


    Temmuz 1920


    «BENCE SEN DE ŞİMDİ HERKES GİBİSİN»


    Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
    Onlardan kalbime sevda geçmiyor
    Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
    Çünkü bence şimdi herkes gibisin



    Yolunu beklerken daha dün gece
    Kaçıyorum bugün senden gizlice
    Kalbime baktım da işte iyice
    Anladım ki sen de herkes gibisin



    Büsbütün unuttum seni eminim
    Maziye karıştı şimdi yeminim
    Kalbimde senin için yok bile kinim
    Bence sen de şimdi herkes gibisin


    1918
  • 25-09-2009 03:59:56

    Nazım Hikmet Ran'ın Hayatı (1902 - 1963)
    15 ocak 1902’de Selanik’te dünyaya gelen Nazım Hikmet Ran, ‘Feryad-ı Vatan’ başlığını taşıyan ilk şiirini 1913’te yazar. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi’nde ortaokula başlar. Heybeliada Bahriye Mektebi’ne 1917’de girer. Yeni Mecmua’da yayınlanan ilk şiiri ‘Hâlâ Servilerde Ağlıyorlar mı’ başlığını taşır. Sağlık nedeniyle Bahriye’yi bitirmesine birkaç ay kala ayrılmak zorunda kalır. Bu sırada Hamidye Kruvazör’ünde güverte subayıdır. Bolu’ya öğretmen olarak atanır. Daha sonra Batum üzerinden Moskova’ya giderek Doğu Emekçileri Kominist Üniversitesi’ne yazılır. Burada siyasal bilimler ve iktisat okur. 1921’de gittiği Moskova’da devrimin ilk yıllarına tanık olur. 1924’te Moskova’da yayınlanan ilk şiir kitabı ’28 Kanunisani’ sahnelenir. Aynı yıl Türkiye’ye döner ve Aydınlık Dergisi’nde çalışmaya başlar. Aynı dergide yayınlanan şiir ve yazılarından dolayı on-beş yıl hapsi istenince yeniden Sovyetler Birliği’ne gider. 1928’de af kanunundan yararlanır ve yurda geri döner. Bu kez Resimli Ay dergisinde çalışmaya başlar. 1938’de yirmi-sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır. Çankırı ve Bursa cezaevlerinde yatar. 1950’de özgürlüğüne kavuştuysa da sürekli takip altındadır. Askere alınması kararlaştırılınca Romanya üzerinden Moskova’ya geçer. Sağlığı gittikçe daha da kötüleşir. Kırk-dokuz yaşındadır. 1951’de T.C. vatandaşlığından çıkarılır. 3 haziran 1963’te bir kalp krizi sonucu Moskova’da hayatı sona erer.
    DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA
    Dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
    allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
    oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında
    dünyayı çocuklara verelim
    kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi
    hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
    bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
    çocuklar dünyayı alacak elimizden
    ölümsüz ağaçlar dikecekler
    keşke nazım ustanın dediği gibi dünyayı çocuklara verebilseydik ölüm olmazdı savaş olmazdı ve en önemlisi çocuklar ölmez di saygı sevgi ve selametle ALLAH rahmet eylesin