3 Harfli - 47 Uzantısı Dolu - Üstad
34
●2.512
- 02-04-2010, 23:06:48GECEYE ŞİİR
Kalbim bir çiçektir,gündüzler ölgün;
Gelin,gelin,onu açın geceler!
Beni yadedermiş gibi,bütün gün
Ötün kulağımda,çın,çın,geceler!
Geceler çekmeyin benim için hüzün,
Gelin siz,ruhumu tenimden süzün;
Bırakın naşımı yerde gündüzün,
Gölgemi alın da kaçın geceler!
Güzel domain hayırlı satışlar
- 02-04-2010, 23:09:06Zindan'dan Mehmet'e Mektup
Zindan iki hece Mehmetim lafta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Birde geri adam boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed' im!
Kavuşmak mı? ... Belki... Daha ölmedim!
Avlu... Bir uzun yol... Tuğla döşeli,
Kırmızı tuğlalar altı köşeli.
Bu yolda tutuktur hapse düşeli...
Git vegel... yüz adım... Bin yıllık konak.
Ne ayak dayanır buna, ne tırnak
Bir alem ki, gökler boru içinde!
Akıl almazların zoru içinde.
Üstüste sorular soru içinde:
Düşün mü, konuş mu sus mu unut mu,,?
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?
Bir idamlık Ali vardı, asıldı
Kaydını düştüler, mühür basıldı.
Geçti gitti, Bir kaç günlük fasıldı.
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
Bahçeye diktiği üç beş karanfil...
Müdür bey dert dinler bu gün 'maruzat'!
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat...
Beni Allah tutmuş kim eder azat?
Anlamaz; yazısız, pulsuz dilekçem...
Anlamaz ruhuma geçti bilekçem!
Saat beş dedi mi, Bir yırtıcı zil;
Sayım var, Maltada hizaya dizil!
Tek yekün içinde yazıl ve çizil!
İnsanlar zindanda birer kemiyet
Urbalarla kemik, Mintanlarla et.
Somurtuş ki bıçak, Nara ki tokat;
Zift dolu gözlerde karanlık kat kat...
Yalnız seccademin yüzünde şevkat;
Beni kimsecikler okşamaz madem;
Öp beni anlımdan, Sen öp seccadem!
Çaycı, getir ilaç kokulu çaydan!
Dakika düşelim senelik paydan!
Zindanda dakika farksızdır aydan.
Karıştır çayını zaman erisin;
Köpük köpük, Duman duman erisin!
Peykeler duvara mıhlı peykeler;
Duvarda, başlardan, yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler
Duvar katil duvar, yolumu biçtin!
Kanla dolu sünger... beynimi içtin!
Sükut... kıvrım kıvrım uzaklık uzar;
Tek nokta seçemez Dünyadan nazar.
Yerinde mi acep ölü ve mezar
Yer yüzü boşaldı, habersiz miyiz?
Güneşe göç varda kalan biz miyiz?
Ses demir, su demir ve ekmek demir...
İstersen demirde muhali kemir,
Ne gelir elden kader bu emir...
Garip pencerecik, küçük, daracık;
Dünya ya kapalı, Allah'a açık.
Dua dua, eller karıncalanmış;
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış.
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış...
Bir soluk, Bir tütsü Bir uçan buğu
İplik ki incecik, örer boşluğu.
Ana rahmi zahir şu bizim koğuş;
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım: Davran ve boğuş!
Sen bir devsin yükü ağırdır devin!
Kalk ayağa dim dik doğrul ve sevin!
Mehmed'im sevinin başlar yüksekte!
Ölsekte sevinin, eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!
Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!
(Necip Fazıl Kısakürek)
Rahmetle ve minnetle umarımki hakettiği değere ulaşır domain buda bu konuda son yorum olsun benim - 02-04-2010, 23:22:27Mehmet'ten Zindana Cevap
Bilirim baba, zindanın hece sayısını
Ama bilemem, 'baba katiliyle' bir olma acısını
Bilselerdi 'Geri Adam'daki yürek sancısını
Halini düşünüp Rabbe şükürler baba...
Kavuşmak mı...? Dünya gözüyle mi acaba..?
Dışarısı nefret, dışarısı hasret, dışarısı viran,
İçeriden çok dışarıda var gardiyan,
Nice hayatlar bedbaht, nice hayatlar ziyan,
Yaşa ve Öl..! ! Son vapur limandan kaçmadan.
Yaşa ve Öl..! ! Alın secdeden kalkmadan.
Dışarısı sanma içeriden farklı bir alem
Dünya telaşında Hakkı unutmuş elalem
Gözler seni arar, seni arar kağıt, kalem
Sussak olmaz, konuşsak iki kelime...
'O'na döneceğiz', çare var mı ölüme.
Ali'nin neden asıldığını söylemedin. Bilmiyorum baba.
Belki ekmek kavgası uğruna, ya da davası mı acaba?
Belki de bir hiç uğruna hayatını etti heba...
Karanfil hüznü çağrıştırır, hüzün ise geceyi...
Ben çözdüm ama çözemeyen çok ölüm denen gerçeği.
Kaynak: http://www.antoloji.com/siir/siir/si...9026&order=oto