BASKA TÜRKIYE YOK >> Hersey vatan icin
Sevgili Kardeşlerim,
Herşeyden Önce ALLAH (c.c) Selamı üstünüzde olsun.Kurmıuş olduğumuz teşkilatımızın adı YENİDEN MİLLİ MÜCADELE YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA BİRLİĞİDİR. Buradaki amacımız insanların birlik ve beraberlik içerisinde yardımlaşmasını ve dayanışmasını sağlamakdır.Teşkilatımız herşeyden önce dini ve siyasi kuruluş değildir. Politika ,din ve siyaset gibi toplumumuzun vicdan özgürlüğünü içeren duydular çerçevesinde kurulan Parti,dergah ve dernek gibi kuruluşlarla hiçbir organik bağı yoktur.
AMAÇLARIMIZ
Herkesimden kardeşlerimizi kucaklayarak Yeniden Milli bütünleşmeyi sağlamak.
Milli istikrarımıza daha çok ihtiyacımız olduğu günlerde iç ve dış düşmanlarımıza karşı uyanık olmak
Onların amaç ve niyetlerini insanımıza anlatmak.
Onlara karşı hazırlıklı olmak
.
Kısır iç çekişmelerden,fikir kavgalarından,meshep ayrılıklarından kurtulup ilk önce küllenmeye başlayan iç huzurumuzu sağlamak.
İnsan sevgisini yeniden yeşertmek Yunus Emre nin dediği gibi Yaratığı yaratandan ötürü sevmek,Mevlana nın dediği gibi Kim olursa olsun herkesi kuçaklamak düsturu ile yola çıkıp insanların daha huzurlu bir ortamda yarınından emin olarak korkmadan refah düzeyinin artdırılması ile insanların birbirlerine yardım etmelerini sağlamak (yangın,deprem,sel,yoksulluk,hastalık ve bunun gibi hallerde)
Yolcuların gariplerin,düşkünlerin hastaların yaşlıların ve hasta refakatcılarının yanlız başlarına bırakılmış duydulardan kurtarmak yanlız olmakdıklarını onlara hissettirmek.
Her Şehirde,köyde,mahallelerde teşkilat şubeleri vasıtası ile bizlere ihtiyacı olan insanlarımızı tespit edip,hiç bir karşılık beklemeden karınca kararınca maddi ve manevi yardım ederek onların yanında olduğumuzu hissettirmek.
Cennet vatanıumıza ;
Zararı olacakları,
Düzeni bozanları uyarmak,tespit etmek ve emniyet güçlerine bildirerek yardımcı olmak.
Mahallelerde kurulacak olan gönüllü sivil savunma ve itfaiye teşkilatları aracılığı ile doğal afetler durumunda panigi önlemek resmi görevlilere yardımcı olmak imkanlar dahilinde tehlikeyi bertaraf edip ;tehlikeye maruz kalanlara yardımcı olmakdır.
Normal zamanlarda broşür,bildiri veya yüzyüze halkımızı
Doğal afetlere,
Tehlikelere,
Salgın hastalıklara karşı eğitmek,
Herşeyi devleten beklemeden fert olarak üzerimize düşen sivil savunma hizmetlerimizi yapmak.
İnsanlarımızı kanunlar hakkında aydınlatmk başka bir fertten,şirketden vb gibi yerlerden zarar ve ziyan gören şahısların yanında olarak onların kanuni yollardan haklarını aramalarına yardımcı olmak ve tüketici hakları konularında aydınlatmakdır.
Devletimiz,Ayyıldızlı bayrağımız,Dinimiz ve Namusumuz için ferdi çıkarlarımızı bir tarafa bırakarak canımızı bile feda edebilme düzeyine gelen modern,bilgili,cehaleti aşmış insanlar yetişdirmekdir.
Bu insanların eğitim ilim,araştırıcı yönlerine ağırlık verilerek alim insanlara fırsat tanıyarak,yardımcı olarak vatanımıza,Milletimize Şuurlu faydalı fertler yetişdirmekdir.
Herkarış toprağımızın bizler için birer emanet olduğunu ve bizden sonra gelecek olan nesillere temiz,sağlıklı bir vatan bırakmak için havanın,nehirlerimizin,denizlerimizin toprağımızın yer altı ve yer üstü içme ve kullanma sularımızın korunmasını sağlamak için halkımızı aydınlatmak.
Doğa düşmanlarına karşı çeşitli kanuni yaptırımlarla karşı koymak,çeşitli dernek ve kuruluşlarla ( Tema vakfı,Doğal hayatı koruma vakfı gibi ).İşbirliğine girerek vatanımızı yeşertmek yeşili korumak ve geliştirmek için çalışmak.
Sağlıklı bir yaşam için halkımızı her yönden aydınlatıp sağlıklı bir yaşamın bilincine erdirmekdir.
Sakat ve özürlülerinden bizlerden birileri olduğunu unutmadan onlara çeşitli kurslar,imkanlar tanıyarak kendi hayatlarını kimseye muhtaç olmakdan devam ettirmelerini sağlamak.
Uyuşdurucu,alkol,tiner ve madde bağımlısı insanlarımıza yardımcı olarak tekrar toplumumuza kazandırılması yardımcı olmak velasıl toplumca iyiye,güzele ve doğruya ulaşmak için çalısmakdır.
Misyoner faaliyetlerin takibi ve bu konuda halkımızın aydınlatılması.
Insanlarımıza Hayvan haklarına saygılı olmalarını öğretmek ve hayvan sevgisinide aşılamak.
Evlatlarımızın Din,Dil,Kültür ve Tarihlerine sahip çıkmalarını sağlamak ve dini bütün milliyetçi,fikri hür, vicdanı hür nesiller yetişdirmekdir.
Amaçlarımız kabaca bunlardır.Herkesimden bizlerle gönül birliği edecek idealist kardeşlerimizin yardımlarını ve katkılarına herzaman kapımız açıkdır
BASKA TÜRKIYE YOK >> Hersey vatan icin
Yeniden Milli Mücadele
5
●733
- 08-01-2008, 18:56:42Üyeliği durdurulduUzun zamandır takip ederim bu siteyi?
Yöneticisi siz misiniz acaba? - 09-01-2008, 05:39:32Yok kardeşim yönetimde değilim.Fakat yönetimlerinden iyilik gördüm.woeofautumn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sadece içimden gelerek sitelerinin tanıtımı yapıyorum.
Zaman zaman msn de görüşe olanağı buluyorum.
Saygılarımla. - 03-11-2009, 18:32:30“Beşeri alçaklıklar karşısında feryatları
kanlar değil şuurlar koparır.
Kan konuşmaz…
Nazım Hikmet
Dünyanın en büyük şehit mezarlığı bizim ülkemizde.
On binlerce evladımızı gömdük Çanakkale’ye kefensiz, mezar taşsız.
Hiçbirine üzülmedik, ağlamadık.
Övündük, gurur duyduk sadece onlarla.
Bir kısmı daha üniversitedeydi, eğitimlerini bıraktılar yarıda ve ölüme koştular, sınıf sınıf, fakülte fakülte…
Üniversiteler mezun veremedi o dönem, çünkü öğrencileri kalmamıştı.
Futbol takımları, sahaya çıkıp asker selamı vermedi, asker selamını siperde verdiler ve öldüler.
Maçlar 11 kişiyle oynanamadı o yıl…
Televizyon daha icad olmamıştı, ölüm haberleri gitmezdi evlere, ölmeyen geri dönerdi, dönmeyenler ölmüş demekti.
Dünyada Çanakkale kadar kanla sulanmış bir toprak parçası yoktur.
Ama o kan kurtarmıştır vatanımızı.
Vatanımızdan önce insanımızı.
Yüzyılların boyun eğmişliğine, acizliğe, suskunluğa, çaresizliğe verilmiş bir yanıttır Çanakkale.
Dökülen kan, bir milleti temizlemiş, arındırmış, yeniden millet haline sokmuştur.
Dökülen kan bu anlamda toprağa kan akıtmak değil, geride kalanlara kan vermektir.
Onların verdikleri kanla kalanlar yaşadılar.
O nedenle bu kanın kıymetini bildiler.
Şehitlerden alınan o kanla bu millet arınıp ayağa kalkmış, Kurtuluş Savaşı’nı vermiştir.
….
Çanakkale’nin üzerinden neredeyse 100, Kurtuluş Savaşı’nın üzerindense 90 yıl geçmiş.
10 milyonluk nüfus 7’ye katlanmış, 70 milyon olmuş.
Telsiz direklerinin yerini internet, televizyon hatları, demiryollarının yerini hava alanları almış.
Artık haber anında alınıyor.
Önce bir haber geçiyor altyazıyla televizyonda, “Gabar Dağı’nda teröristlerle girilen bir çatışmada ….”
Sonra internette “flaş” haber olarak veriliyor.
Ertesi gün gazetelerde bir haber: “Şehitlerimiz….”
Sonra uçakla getirilen bir cenaze, camide toplanmış insanlar, haykıran insanlar, gözyaşlarını tutamayan komutanlar, ne olduğunu anlayamayan bebeler…
Acı.
Bir günlük acı.
Sonra askerimizi şehit eden teröristleri yakalama çabaları.
Büyütülen, genişleyen operasyon.
Kuşatılan dağ.
….
Tam 23 yıldır hep aynı gerçekle yaşıyoruz.
23 yılda şehit olan askerimiz 6 bini geçmiş.
6 bin şehit bizi kendimize getirememiş.
Hayat hep kaldığı yerden devam emiş.
Şehit haberleri ise hayatımıza verdiğimiz bir “acı arası” sadece.
Sorarsanız hepimiz çok üzülüyoruz.
…
Sonra Meclis kürsüsüne kadar çıkmış bir PKK’lı terörist utanmadan konuşuyor: Bu kan dursun, acılar dinsin.
Sonra o teröristin kumanda ettiği aydınlar her gün bir başka “barış” bildirisi hazırlıyor.
Sonra o teröristin partisinin belediye başkanı öldürülen terörist için ambulans gönderiyor.
Sonra o ambulansı gönderen belediye başkanı teröristin cenaze törenini düzenliyor.
Sonra o cenazede imam “şehitlerine” dua ettiriyor.
Sonra…
Sonra…
Bunları da iziliyoruz aynı televizyonlardan.
…
Sonra o teröristlerin aileleri toplanıyorlar bir kaç bin kişiyle, Türk Ordusu’nun aylardır “geçeceğiz, geçiyoruz, geçeriz” deyip de bir türlü geçemediği sınırı geçiyor, Türk Ordusu’nun “gireceğiz, giriyoruz, gireriz” deyip de giremediği Kandil Dağı’na giriyor.
Ve açıklıyor.
Evlatlarımızı vuramazsınız, biz onların canlı kalkanıyız.
…
Sonra yeni bir şehit, yeni bir cenaze, yasa gömülmüş feryat figan bir hane.
Sonra “kanları yerde kalmayacak” sözleri.
Sonra…
Sonrası yok; aslında hep aynı.
Kim öldürüyor evlatlarımızı aslında, teröristler mi biz mi!
23 yıldır evlatlarımızın kanı hep akıyor da durduramıyorsak…
Ve sonra evlatlarımızın kanının nafakasını vermek için bir de televizyondan açık artırma bir bağış kampanyası düzenliyorsak…
Sonra da biz ne büyük milletiz, nasıl da birlik olduk diye böbürleniyorsak…
Cenazeler hep mahallemize geliyor da, bir gün olsun bunca alie toplanıp, çocuklarımızın vurulduğu dağa çıkıp, gelin bizi de vurun diyecek cesareti bulamıyorsak…
Hep ağlıyorsak ama ağlamanın aslında susmak demek olduğunu itiraf edemiyorsak…
Her gün şehit cenazesi kaldırmanın, bu cenazeleri kaldıranlara ne büyük bir onursuzluk yüklediğini, omzumuzda taşıdığımızın şehitlerimizin tabutu değil de bu onursuzluk olduğunu, o nedenle tabutun bu kadar ağır olduğunu duymuyorsak…
Şehitlerimizin akan kanı, bu vatanı da, onları da temizler ama biz geride kalanları, biz geride izleyenleri, biz geride susanları, biz geride bir şey yapamayanları sadece kirletir…
Çanakkale’de akan kanla arınan bir millet, şimdi Güneydoğu’da akan kanla kirleniyor…
Kirleniyoruz…
Kirleniyoruz…
Kirleniyoruz…