• 28-07-2010, 17:02:19
    #91
    Üyeliği durduruldu
    KMLGRLR adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yanlış biliyorsunuz. Erdoğan 1980'de IETT'den ayrılıyor. Özel bir şirkette çalışmaya başlıyor, askere gidip geliyor o şirkette devam ediyor, sonra da başka bir şirkette genel müdür oluyor.

    O gemi vs. meseleleri için Ahmet Özal'ı örnek gösterdim ama ben de açıklayayım hadi. Ahmet Erdoğan'ın bireysel değil, Mecit Mert Çetinkaya ile kurmuş olduğu şirketi var. Ve başbakanın açıkladığı gibi de milyon dolarlık değil, 300.000 $lık teminatlarla ödenen bir gemi. Diğer ortağı ne yaptı ticari hayatı nedir o kadarını da bilmiyorum artık açıkçası.
    Bu şirketin ismini biliyormusunuz ? Eminim hepimize gir gün öyle bir şirkette genel müdür olmak nasip olur, bir kaç yıl içinde milyoner edicek kadar kazançlıysa.

    Ahmet Özal'a cevap vermedim çünkü kendisini araştırmışlığım yok beni ilgilendiren bir kişi olmadığı için. Merhum Özal zamanları bu yaşlarda olsaydık ancak o zaman irdelerdik bu konuları.

    Malum kişi 2005 yılında üniversiteden mezun olarak Türkiye'ye geliyor ve yaptığı mükemmel atılımlar sayesinde(!) 1 sene içerisinde inanılmaz bir büyüme kaydediyor. Zaten asıl problem benim için bu noktada başlıyor. Ben maalesef T.C Başbakanı'na bu konuda güven duyamıyorum. Her şey bir yana kişisel güven bir yana evet siyasetini zaten beğenmiyorum fakat kişisel olarakta bu konularda güvenim yok ve bu bir Başbakan için gerçekten büyük bir problem olmalı.

    Sanıyorum bu şahıs ile ilgili ana problem ehliyetsiz araç kullanıp çok talihsiz bir olay yaşanması akabinde gerçekleştirilen icraatlerdir, yolun belediye tarafından yıkanması ve çürük raporu gibi.
  • 28-07-2010, 17:10:45
    #92
    Toklambis adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu şirketin ismini biliyormusunuz ? Eminim hepimize gir gün öyle bir şirkette genel müdür olmak nasip olur, bir kaç yıl içinde milyoner edicek kadar kazançlıysa.

    Ahmet Özal'a cevap vermedim çünkü kendisini araştırmışlığım yok beni ilgilendiren bir kişi olmadığı için. Merhum Özal zamanları bu yaşlarda olsaydık ancak o zaman irdelerdik bu konuları.

    Malum kişi 2005 yılında üniversiteden mezun olarak Türkiye'ye geliyor ve yaptığı mükemmel atılımlar sayesinde(!) 1 sene içerisinde inanılmaz bir büyüme kaydediyor. Zaten asıl problem benim için bu noktada başlıyor. Ben maalesef T.C Başbakanı'na bu konuda güven duyamıyorum. Her şey bir yana kişisel güven bir yana evet siyasetini zaten beğenmiyorum fakat kişisel olarakta bu konularda güvenim yok ve bu bir Başbakan için gerçekten büyük bir problem olmalı.

    Sanıyorum bu şahıs ile ilgili ana problem ehliyetsiz araç kullanıp çok talihsiz bir olay yaşanması akabinde gerçekleştirilen icraatlerdir, yolun belediye tarafından yıkanması ve çürük raporu gibi.
    Hayır bilmiyorum. En kısa sürede öğrenip size mesaj atacağım ama.

    Sorularınıza olabildiğince yanıt vermeye çalıştım. Bundan gerisi kişisel kanaatleriniz, güvensizlik gibi.

    Kaza olayı ise talihsizlik, kanıtlar meselesi ise iddaalardan ibaret. Başbakanın oğlunun dokunulmazlığı olmadığını biliyorsunuz. Bir rahatsızlık varsa yargı yolunun tüm vatandaşlara açık olduğunu da.

    Saygılarımla.

    Not: Ahmet Özal da zamanında yurtdışında eğitim görmüş, iyi bağlantıları olan biriydi. Sonra arkadaşı olan Cem Uzan'la birlikte Star TV'i kurunca çok eleştirildi, nasıl yapar denildi, çaldı denildi. Oysa 2000li yıllarda, hala borç içinde yüzüyordu, o çok zengin (?) insan.
  • 28-07-2010, 17:59:08
    #93
    "Senede 1 kere hastaneye gidiyorum neden sigortalı olayım" bunu diyen evli değil ve çocuğu yoktur. Arkadaş haftada bir kere gidiyoruz biz hastaneye bizim kerata boyuna arıza yapıyor Format atıp geri veriyorlar bize .

    Şimdi diğer arkadaşlara genel olarak yorum yapayım. Alıntı yaptığımda kişiyi hedef aldığım düşünülüyor ki, böyle birşey yok. İşi siyasete de dökmeye çalışmıyorum bakınız ne güzel bir olayı medeni bir şekilde tartışıyoruz. Konuyu saptırmaya gerek yok. Burada Sayın Erdoğan'ın oğlunu tartışanların kendileri başbakan olsa bütün akrabalarını işe sokarlar mı sokmazlar mı, iş kurarlar mı kurmazlar mı. Kimse kimseyi kandırmasın, bal tutan parmağını yalar fakat Sayın Erdoğan böyle birşey yapmadı ki. Chp'yi savunuyorsunuz Kanal Türk'e milyon dolarları aktaran, iş bankasındaki hissesinden milyonları Türk Dil Kurumuna vermeyen ve sürekli yolsuzluklarla anılan bir parti. Kılıçdaroğlu dediğiniz adam İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Kadir TOPBAŞ'a o kadar iftira attı bir tanesini belgeleyemedi bırakın yahu. senelerdir bu zihniyet yönetiyor bu ülkeyi durun bakalım bunlarda yapsın birşeyler. Dünyada kriz oldu bir tane bankamız batmadı. 2000 de ülke içinde kriz oldu dolar iki katı bankalar tepe takla. Kim ne vurgun vurdu o zamana bakacaksınız.

    Bugüne dönelim ve asıl konuyu konuşalım.
    Sosyal güvence kubraya para biriktirmek gibi birşey, milyonlarca (dikkat edin) evet milyonlarca haksız yere yeşil kart dağıtan kim Demirel, Araba vaat eden ev vaat eden kim Demirel, Ekonomiyi düzeltecek diye Kemal Derviş'i getiren kim Ecevit (lütfen yanlış anlaşılmasın şahıslara lafım yok, yaptıklarını söylüyorum) Apoyu kodese tıkan ve kalemini kırıp asmayan kim 3 lü koalisyon Ecevit, Mesut Yılmaz ve kendisini ülkücü diye ortaya süren ve ülkücülüğü ayaklar altına alıp idamı geciktiren ve Sol bir parti yanında kuzu olan şimdide assana assana diye bağıran Bahçeli.

    Siz nerenizi yırtarsanız yırtın, halk oyunu kullanıyor ve kim geliyorsa o yönetiyor. Eski yeme dönemi bitti hizmet etmeye çalışıyor bu insanlar. Devlet yönetiyorsun forum sayfası değil. Evini bile zar zor yöneten insanlar (parasal yada manevi) devlet hakkında şöyle yönet böyle yönet ahkamlar kesiyorlar.

    Neyse Sağlık konusu şakaya gelmez arkadaş, her ay vereceksin 30 lirayı, içmeyeceksin sigara vereceksin. Zorla sağlığını garantiye alıyor devlet bu ne ya. Neyi tartışıyoruz halen. Adam cebinde sigara günde iki paket iş yok diye yakarıyor, la içme sigara. E sanane o zaman senin işsizliğinden banane. Evine ekmek götüremeyen nasıl ödesin zırvalıklarına girmeyin, Şu anda (en azından Bildiğim belediyeler) neredeyse bütün belediyeler yardım isteklerini karşılıksız bırakmıyor ama öyle tamam senin neye ihtiyacın var buna al senin olsun yoook. Gidip araştırıyorlar, inceliyorlar gerçekten ihtiyacı varsa yardım ediyorlar. Her ay 45 lira internete veriyoruz ve burada bulunan hemen herkes Google reklamlarından 100+ kazanıyor ve hala 30-40 lira hayatının güvencesi için para talep ediliyor ona da yooook. Hem bu para herkesten alınmayacak işsizden alınacak. Demekki devlet işsizliğe gerçekten savaş açtı, sıkıştıracak gençleri iş bulsun adam. Ben tam 3 araba değiştirerek işe geliyorum sabah 6 da yola çıkıyorum keyfimden mi.

    İşsiz olan adam daha çok arayacak, canını dişine takacak çalışacak. Bilgisayar başında iş isterim, güneşin aldınta çalışmam, 8 saatten fazlasını mesai alırım ohhh. Böyle iş varsa valla hemen asgari ücretle başlayayım ben. Biraz gerçekçi olalım arkadaşlar. Zor bir dönemden geçiyoruz, devlet sizden yardım istiyor, Kurtuluş savaşında cebindeki 2 kuruşu gidip devlete veren 7 yaşındaki çocuklarımızı unuttuk mu ama Biraz gözümüzü açalım, devlet imf den borç istemiyor iş adamları olmaaaaz al diyor. Az at gözlüğü ile bakmayın yahu, hayat değişiyor 100 sene öncesinin hayatı yok, artık politikada değişti, kanunlarda değişti, anayasa bile değişiyor değişmelidir. Değişmeyen tek şey değişimin kendisidir. Darbe konusuna hiç girmeyeceğim zaten darbeyi savunmak tamamen ahmaklıktır.
  • 28-07-2010, 18:07:58
    #95
    delikanli53 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Chp'yi savunuyorsunuz Kanal Türk'e milyon dolarları aktaran, iş bankasındaki hissesinden milyonları Türk Dil Kurumuna vermeyen ve sürekli yolsuzluklarla anılan bir parti. Kılıçdaroğlu dediğiniz adam İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Kadir TOPBAŞ'a o kadar iftira attı bir tanesini belgeleyemedi bırakın yahu. senelerdir bu zihniyet yönetiyor bu ülkeyi durun bakalım bunlarda yapsın birşeyler. Dünyada kriz oldu bir tane bankamız batmadı. 2000 de ülke içinde kriz oldu dolar iki katı bankalar tepe takla. Kim ne vurgun vurdu o zamana bakacaksınız.
    Kendi yandaşlarımı değil de MHP'lileri mi alsaydım? diyen, atayacağı hakimlere savcılara namaz kılıyor musun diyen kimin adalet bakanıydı çabuk unutuyorlar.
  • 28-07-2010, 18:11:46
    #96
    Bu habere göre herkes diyor. Şimdi bakmakla yükümlü olduğum eşim ve çocuğum var (18 yaşından büyük olsun ve okumuyor olsun diyelim) bunlarda aynı kapsama girecekmi acaba. Yarın muhasebecime soracağım bu durumu. Biraz araştırgandır kendisi
  • 29-07-2010, 02:07:49
    #97
    bu konu kapanmamış mı daha :| kitledim oysa ki ben
    relax arkadaşlar sakin olun birileri fıkra anlatsında ortam yumşasın