
Tehlike payı daraltılmış sayılabilecek olan yukarıdaki verilere ek olarak, bir kaynak, nükleer bombaların “ölüm çemberleri”ni şöyle vermektedir. (Yüzeyde patlatılan 1 megaton’luk bomba)
1.Daire (merkez): 120 m. Genişliğinde, 360 m. Derinliğinde bir krater açılır ve herşey yok olur.
2.Daire (1,3 km):Saniyenin onda birinde herşey, insanlar, yapılar, araçlar, binlerce ton toprak, moloz yığını ateş topu içinde yok olur.
3.Daire (1,3 km-3,2 km):İnsanların %98’i ölür. Saatte hızı 800 km olan kasırgalar oluşur, betonarme binalar bile yanar.
4.Daire (3,2 km-4,8 km):Elbiseler, tahtalar, kağıtlar uçuşur. İnsanların %50’si hemen, geriye kalanların da %40’ı sonra ölür.
5.Daire (4,8 km-9 km): İnsanların %50’si ölür veya yaralanır, evler yıkılır, sığınaklar birer fırına dönüşür.
6.Daire (9 km-24 km): Açıktaki insanlar yanar ya da kör olur. 500 km2’lik bir alan harap olur.
Ayrıca radyoaktif serpinti, ilk anda, 1000 km2’lik bir alanı insanlar için öldürücü yapar. Daha sonra, rüzgarla zehirlenen alan –ki insanlarda kanser, genetik bozukluklar, vs. yaratır- 50000 km2’yi bulur.
Topyekün bir nükleer savaş sonunda ise, ilk anda, ABD’de 150-160 milyon, Sovyetler Birliği’nde 100-125 milyon ve tüm dünyada yaklaşık 1 milyar insan ölecektir. Yaralıların da ölmesi ve radyoaktif serpinti sonucu bu sayılar daha da artacaktır.
Nükleer savaşın, etkileri, ne denli korkunç görünürse görünsün, bununla kalmayacaktır.
Savaş sonunda “kurtulanlar” yaygın bir deyişle, ölülerden daha şanssız olduklarını anlayacak ve ölenlere gıpta edeceklerdir.
http://www.nukleersantral.org/ dan alıntıdır.