laf cambazlığı yapıyorsun. adaletin doğru işlemediğini en koyu ak partili de biliyor, o ayrı mevzu. ama her konuda suçu buna bağlamak trajikomik.
neyi yanlış yapıyoruz diye kendilerini eleştirmediği için chp de, ülke de bu halde. parti içi karışmış, herkes birbirinin kuyusunu kazıyor, herkesin eli başkasının cebinde. sonra ak partiden niye kimse tutuklanmadı. bak sen. adı böyle yolsuzluğa karışan isimler direk kapı dışarı edilip işlem başlatılıyor tutuklanıyor ak partide. çocuğu taciz eden, baklava kutusuyla rüşvet yiyen, tüm akrabalarını partiye sokan, parayla eleman alan kişiler olunca "yalnız değildir" deyip adına mitingler düzenlenmiyor.
sana başka cevap vermeyecektim ama son olsun bu.
"Adalet mülkün (düzenin) temelidir."
Bu söz, yalnızca hukuki bir aforizma değil, sosyolojik bir doğa kanunudur. Bilim, sanat, ekonomi, felsefe ve teknoloji… İnsanlığın ürettiği tüm değerler, ancak adil bir zeminde yeşerebilir ve meyve verebilir.
Eğer bir toplumda adalet yoksa; en gelişmiş teknolojiler birer gözetleme aracına, en büyük ekonomik başarılar birer sömürü mekanizmasına, en parlak fikirler ise sessizliğe gömülen çığlıklara dönüşür. Hayatın her alanında "doğruyu" bulmak, korumak ve yaşatmak istiyorsak, bakmamız gereken ilk ve en önemli yer adaletin terazisidir. Çünkü o terazi doğru tartmıyorsa, geriye kalan hiçbir hesap tutmayacaktır.
adaletin olmadığı bir yerde başka hiç bir şeyin doğru olmasını bekleyemezsin.