• 05-02-2026, 22:04:34
    #1
    Türkiye’ye geldiğimde ilk hissettiğim şey hareket oldu. Havaalanından çıkıp otele gittiğim anda bile şehir yaşıyordu. Otele yerleştim, valizi bıraktım, camdan dışarı baktım; sokakta insanlar, arabalar, sesler Her şey canlıydı. Biraz dinlendikten sonra dışarı çıktım, plansız bir yürüyüş yaptım. En güzel anlar zaten plansız olanlardı.
    Ankara’da günler daha sakindi. Sabahları erken kalkıp kahvaltıya indim, sıcak çay ve uzun sohbetler vardı. Şehir ağır ama kendine has bir huzur veriyor. İstanbul’a geçince tempo değişti. Kalabalık, ses, İlk başta yoruyor ama sonra içine çekiyor. Bir gün boğaz kenarında yürüdüm, bir gün dar sokaklarda kayboldum. Yoruldum ama keyifli bir yorgunluktu.
    Bodrum ise bambaşka bir dünyaydı. Otelden çıkıp denize doğru yürüdüğümde her şey yavaşladı. Gün batımını izlerken zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Akşamları sahilde oturup etrafı izledim, müzik sesleri, kahkahalar, rüzgâr Hepsi birbirine karıştı.
    Türkiye’de en çok hoşuma giden şey insanlardı. Tanımadan selam veren, yardım eden, sohbet eden insanlar. Bazen kısa bir konuşma bile günü güzelleştiriyordu. Bazı günler çok gezdim, bazı günler sadece otelde dinlendim ama her günün ayrı bir tadı vardı.
    Bu yolculuk bana şunu gösterdi: Türkiye sadece gezilecek yerlerden ibaret değil. Yaşanarak anlaşılan, his bırakan bir ülke. Buradan ayrılırken yanımda hediyelerden çok anılar vardı.
    İstanbul’da gezilecek yer çok ama en çok Sultanahmet Meydanı etkiledi. Tarih her yerde hissediliyor. Oradan Ayasofya ve Blue Mosque’yi gezdim, kalabalıktı ama görülmeye değerdi.
    Sonra Grand Bazaar’a uğradım; biraz dolaştım, biraz kayboldum, her köşe ayrı bir dünya gibiydi.
  • 05-02-2026, 22:09:58
    #2
    Turistler için evet öyle. Sen bir de içinde yaşayanlara sor
  • 05-02-2026, 22:21:05
    #3
    Aynısını Can Azerbaycan için düşünüyorum. Baku'yü anlatmaya kelimelerim yetmiyor. Her şeyindne önce misavirperverliği muhteşem bir şehir. Bir program için gitmiştim. Türkiyeden geldiğimi farkedip ne yemek ne de yol ücreti almamaya çalışan tüm herkese çok teşekkürlerimi sunuyorum. Benim için gerçekten kelimelere sığmayacak bir deneyimdi. Bana çok şey kattınız. Buradan sizin vesilenizle tekrardan teşekkürlerimi sunuyorum.
  • 05-02-2026, 22:22:27
    #4
    sabahın 7-8'inde metrobüs, metro, tramvay, otobüs veya hususi arabayla trafiğe girince akşamda iş çıkışı aynı kalabalığa girince rüya bitiyor ve kabus başlıyor
  • 05-02-2026, 22:24:08
    #5
    Ben nedensizce o metro,marmaray kalabalığını bile seviyorum, daha küçük bir şehirde herhalde sıkıntıdan ne yapacağımı bilemem. İstanbul candır.
  • 05-02-2026, 23:04:50
    #6
    Senin şu anlattıklarını hala bu ülkede yapamayan milyonlarca insan var.

    Ne güzel anlatmışsın güzel ülkemi.